Boşanma davasında geçici önlemleri temsil eden konut anahtarı, yüzükler ve hukuk dosyası

Boşanma Davasında Geçici Önlemler: TMK 169

Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci · Güncelleme: 24 Ekim 2026

Boşanma davasında geçici önlemler, yargılama sürerken eşlerin barınmasını ve geçimini, mallarının yönetimini, çocukların bakım ve korunmasını düzenler. TMK 169 uyarınca hâkim gerekli önlemleri kendiliğinden alır. Bununla birlikte her dosyada aynı tutarda nafaka veya aynı konut tahsisi kararı verilmez; ihtiyaçlar, ekonomik olanaklar ve çocuğun yararı somut bilgilerle değerlendirilir.

Başvuruyu hazırlarken boşanmanın kabul edilip edilmeyeceği ile dava boyunca nasıl yaşanacağı sorularını ayrı ele alıyoruz. Kusur tartışmasının sonuçlanmasını beklemek, güncel barınma veya bakım ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Geçici karar da taraflardan birinin boşanma davasını kazandığı anlamına gelmez.

TMK 169 hangi ihtiyaçları karşılar?

Türk Medenî Kanunu’nun 169. maddesi, boşanma veya ayrılık davasının açılmasıyla uygulanır. Maddede özellikle barınma, geçim, eşlerin mallarının yönetimi ve çocukların korunması sayılmıştır. Bu çerçeve, yalnız para ödenmesine ilişkin bir düzenleme değildir. Ortak konutun fiilen kim tarafından kullanılacağı ve çocuğun bakımının nasıl sürdürüleceği de incelenir.

Önlemin gerekli olup olmadığı araştırılır; talep edilen düzenlemenin tamamının otomatik kabulü söz konusu değildir. Re’sen değerlendirme görevi, tarafların yaşam koşullarını açıklamasını gereksiz kılmaz. Mahkemenin güncel geliri, çocuğun nerede yaşadığını veya konutun kira durumunu bilmemesi değerlendirmeyi güçleştirir. Bu nedenle ihtiyaçları ayrı başlıklar ve belgelerle sunmayı tavsiye ediyoruz.

Boşanma yerine ayrılık davası açılması da geçici koruma ihtiyacını dışlamaz. Dava türünün nihai sonucu ile TMK 169’un yargılama dönemine yönelik işlevi farklıdır.

Tedbir nafakası kusura göre mi belirlenir?

Tedbir nafakası, dava sürerken geçime katkı sağlamak içindir. Eşin nafaka alabilmesi için mutlaka kusursuz olması gerektiği söylenemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16 Haziran 2026 tarihli kararında da TMK 169 bakımından kusursuzluk koşulu aranmadığı açıklanmıştır. Ancak bu açıklama, ekonomik gereklilik araştırılmadan her eşe ödeme bağlanacağı anlamına gelmez.

Gelir ve malvarlığı, düzenli giderler, konut ihtiyacı, sağlık ve bakım yükleri birlikte incelenir. Ücretli çalışmak tek başına talebin kabulünü veya reddini belirlemez. Diğer eşin ödeme gücü de değerlendirmeye dâhildir. Kanunda bütün dosyalara uygulanacak sabit bir maaş yüzdesi veya tek bir nafaka tutarı yoktur.

Eş yararına nafaka ile çocuk yararına nafakayı ayrı kalemler olarak ele alıyoruz. Çocuğun okul, ulaşım, sağlık ve bakım giderleri, eşin kendi geçim ihtiyacıyla özdeş değildir. Çocuk için ayrılan tutarın kimin tarafından ve hangi dönem için ödeneceği kararda anlaşılır olmalıdır.

Yargılama dönemindeki tedbir nafakası ile boşanma sonrasındaki yoksulluk ve iştirak nafakası farklı hukuki kurumlardır. Tedbir nafakası verilmesi, boşanma sonrası aynı miktarın ve aynı koşulların kendiliğinden devam edeceğini göstermez. Nihai talepler ayrıca değerlendirilir.

Ortak konutun geçici kullanımı mülkiyeti değiştirir mi?

Hayır. Konut tahsisi, dava devam ederken barınma ihtiyacına ilişkin geçici bir kullanım düzenlemesidir. Tapunun diğer eş adına olması tek başına bütün değerlendirmeyi sonuçlandırmaz; konutun hukuki durumu, fiilî kullanım, çocukların yerleşimi ve alternatif barınma olanakları araştırılır. Üçüncü kişilerin mülkiyet ve kira haklarının da göz ardı edilmemesi gerekir.

TMK 194’teki aile konutu koruması ve tapuya şerh verilmesi, TMK 169 kapsamında konutun geçici kullanımının düzenlenmesinden farklıdır. Aile konutu şerhi bulunması, belirli eşe mülkiyet devredildiği veya süresiz oturma hakkı verildiği anlamına gelmez.

19 Ocak 2026 tarihli Yargıtay kararında, TMK 169 uyarınca verilen konut kullanımına özgüleme tedbirinin boşanma hükmünün kesinleşmesiyle sona erdiği belirtilmiştir. Bu nedenle yalnız tazminat veya başka bir mali talep bakımından dosyanın sürmesi, kesinleşmiş boşanma sonrasında aynı geçici konut kararının mutlaka devam ettiği sonucunu doğurmaz.

Geçici velayet, kişisel ilişki ve bakım nasıl düzenlenir?

Çocuğun yargılama boyunca hangi ebeveynin yanında kalacağı, diğer ebeveynle görüşme düzeni ve bakım giderleri ayrı ayrı değerlendirilir. Ebeveynlerin boşanmadaki kusuru ile çocuğa uygun bakım koşulları aynı mesele değildir. Daha yüksek gelir, tek başına geçici velayetin mutlaka o ebeveyne bırakılmasını gerektirmez.

Çocuğun mevcut bakım düzeni, sağlık ve eğitim ihtiyaçları, güvenliği, ebeveynlerin bakım kapasitesi ve gerekli uzman incelemesi önem taşır. Çocuğun görüşünün alınması ve değerlendirilmesi de olgunluğu ile somut koşullar içinde ele alınmalıdır. Çocuğu karar vermeye zorlamak veya ebeveynler arasında taraf seçtirmek uygun değildir.

TMK 182, nihai düzenlemede özellikle çocuğun yararını ve bakım giderlerine katılımı esas alır. Dava sırasındaki geçici düzenlemenin daha sonra hiç değişmeyeceği düşünülmemelidir. Kişisel ilişki ile nafaka ödemesini karşılıklı bir pazarlık aracına dönüştürmeyi tavsiye etmiyoruz; ödeme uyuşmazlığı görüşme kararına kendiliğinden aykırı davranma hakkı vermez.

Malların yönetimi için hangi ayrımlar yapılmalıdır?

TMK 169, eşlerin mallarının yönetimine ilişkin gerekli geçici önlemleri de kapsar. Bununla birlikte boşanma davasının açılması, eşlerin tüm hesap ve taşınmazlarına kendiliğinden sınırsız işlem yasağı getirmez. Hangi değer üzerinde, hangi tehlikeyi önlemek için, hangi kapsamda düzenleme istendiği açıklanmalıdır.

TMK 199, ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilikten doğan mali yükümlülük için gerektiği ölçüde, belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların diğer eşin rızasına bağlanmasına imkân tanır. Talep ve ölçülülük koşulları kendi hükmü içinde incelenir. Mal rejimi alacağının güvenceye alınması için istenen ihtiyati tedbir ise ilgili alacak ve usul kurallarıyla ayrıca değerlendirilmelidir.

Geçici önlem bir tasfiye hesabı değildir. Hangi malın paylaşılacağı, edinilme tarihi ve uygulanacak rejim bakımından mal rejiminin başlangıç ve sona erme tarihleri ayrıca önem taşır. Tedbir verilmesinden alacağın veya mülkiyet payının kesin olarak belirlendiği sonucu çıkarılamaz.

TMK 197 ve 6284 sayılı Kanun neden ayrı değerlendirilir?

TMK 169, açılmış boşanma veya ayrılık davasına bağlıdır. Boşanma davası bulunmadan haklı nedenle ayrı yaşama sırasında parasal katkı, konut ve diğer önlemler bakımından TMK 197 gündeme gelebilir. Bu hükmün birlikte yaşamaya ara verilmesine ilişkin koşulları ayrıca araştırılır.

Şiddet veya şiddet tehlikesi söz konusuysa 6284 sayılı Kanun ayrı bir koruma mekanizmasıdır. Uzaklaştırma, yaklaşmama, konut tahsisi veya kişisel ilişkinin güvenlik gereğine göre düzenlenmesi bu çerçevede değerlendirilebilir. Korunma başvurusunu boşanma davasının sonucuna kadar ertelemek gerekmez.

6284’ün süre, başvuru, gizlilik ve değerlendirme hükümleri TMK 169 ile aynı değildir. Koruyucu tedbir bakımından kanundaki belge aranmaması kuralını, her türlü nafaka veya malvarlığı talebinin araştırılmaksızın kabulü biçiminde genellemiyoruz. Koruma kararı da tek başına kesinleşmiş kusur veya ceza mahkûmiyeti değildir.

Geçici önlem hangi mahkemeden ve nasıl istenir?

TMK 169 kapsamındaki değerlendirme boşanma veya ayrılık dosyasını gören mahkemece yapılır. Aile hukukundan doğan bu dava ve işler bakımından 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesi görev düzenlemesini içerir. Boşanma ve ayrılık davasında yer bakımından yetki ise TMK 168’e göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer üzerinden belirlenir.

Talepte yalnız “gerekli tedbirlerin alınması” ifadesiyle yetinmek yerine güncel sorunu açıklamak yararlıdır. Eş için geçim katkısı, çocuk için bakım gideri, konutun kullanımı ve belirli malın yönetimi ayrı başlıklarla belirtilmelidir. Talebin hangi dönemden itibaren istendiği ile mevcut başka mahkeme kararları da dosyaya bildirilmelidir.

Örneğin, varsayımsal bir dosyada çocukla birlikte kiralık konutta kalan ve düzenli geliri bulunmayan eşin başvurusunda kira sözleşmesi, çocuğun okul giderleri ve diğer eşin bilinen gelir kayıtları ayrı sunulabilir. Bu örnek kabul garantisi değildir; mahkemenin ihtiyaç ile ödeme gücünü birlikte değerlendirebilmesini amaçlar.

Talep hazırlığında hangi bilgiler yararlıdır?

İhtiyaçBilgi veya belgeİnceleme amacı
Eşin geçimiÜcret, SGK, kira, zorunlu gider ve sağlık kayıtlarıİhtiyaç ile mali gücün belirlenmesi
Çocuğun bakımıFiilî bakım düzeni, okul ve sağlık giderleriBakım ve eğitim sürekliliği
BarınmaKira sözleşmesi, tapu ve fiilî kullanım bilgisiUygun geçici kullanım düzeni
Mal yönetimiBelirli değer ve riskle bağlantılı kayıtlarGerekli ve ölçülü önlemin belirlenmesi

Belgeleri tarih ve kalem bazında düzenliyoruz; aynı giderin eş ve çocuk hesabında iki kez gösterilmemesine dikkat ediyoruz. Bilinmeyen gelir veya kayıtlara hukuka aykırı erişim yerine mahkeme aracılığıyla araştırma yapılması istenebilir. Şifre kırma, izinsiz hesap erişimi ve sonradan oluşturulmuş belge kullanımı hukuka uygun delil hazırlığı değildir.

Koşullar değişirse ne yapılır?

İş kaybı, yeni gelir, taşınma, çocuğun fiilî bakımındaki değişiklik veya yeni sağlık gideri mevcut düzenlemenin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Değişen olgunun tarihini ve etkisini belgeleyerek dosyaya sunmak gerekir. Taraflardan birinin kendi değerlendirmesiyle ödemeyi kesmesi veya konut kararını uygulamaması doğru bir yöntem değildir.

Kararın hukuki niteliği, başvuru yolu bakımından önemlidir. TMK 169 ara kararı, HMK kapsamında başka bir alacağın güvenceye alınmasına ilişkin ihtiyati tedbir ve 6284 kararı aynı kanun yolu rejiminde değildir. Özellikle daha önce kanun yolu incelemesinden geçmiş dosyada usulî kazanılmış hak veya kesinleşen bölüm varsa ayrıca dikkate alınmalıdır.

Nafakada hak sahibi, yükümlü, tutar, başlangıç ve uygulanacağı dönem açık olmalıdır. Belirsiz veya çelişkili ara karar ile hüküm fıkrası, tahsil ve uygulamada uyuşmazlık doğurabilir. Değişiklik talebini hazırlarken önceki bütün kararları ve ödeme dönemlerini birlikte inceliyoruz.

2026 tarihli Yargıtay kararları hangi ayrımları gösteriyor?

  • 2. HD, E. 2025/8062, K. 2026/3147, 25.03.2026: Ekonomik ve sosyal durum gözetilerek dava tarihinden boşanmanın kesinleşmesine kadar uygun tedbir nafakasının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş; somut dosyada tedbir nafakasının kaldırılması yönünden bozma yapılmıştır. Diğer mali talepler de kendi koşullarıyla incelenmiştir.
  • 2. HD, E. 2026/143, K. 2026/6706, 16.06.2026: Kusursuzluk koşulu aranmadığı açıklanmıştır. Ancak somut dosyada önceki kararın kanun yolu durumu, usulî kazanılmış hak ve nafaka tutarı ile başlangıcındaki çelişki nedeniyle tedbir nafakası yönünden bozma yapılmıştır. Karar, her değişiklik talebinin sınırsız kabul edileceği şeklinde okunamaz.
  • 2. HD, E. 2025/6106, K. 2026/462, 19.01.2026: Konutun kullanımına özgüleme tedbirinin boşanmanın kesinleşmesiyle sona erdiği dikkate alınmıştır. Bozma tazminat miktarlarına ilişkindir; konut tahsisi yönünden yeni bir bozma yapılmış gibi aktarılmamalıdır.

Bu kararların tutarları güncel bir tarife değildir. Her birinde dosyanın usuli aşaması ve hangi bölümün bozulduğu farklıdır; bozma da yeniden yapılacak değerlendirme yerine kesin bir sonuç vermez.

Sık sorulan sorular

Boşanma davasında geçici önlemler için kesin karar beklenir mi?

Hayır. TMK 169 yargılama devam ederken gerekli korumayı düzenler. İhtiyacın ortaya konulması ve gerekli araştırma sonucunda geçici karar verilebilir.

Hâkim talep olmadan tedbir nafakasını değerlendirebilir mi?

Evet. Gerekli geçici önlemlerin re’sen alınması esastır. Buna rağmen gelir, gider ve ihtiyaç bilgilerinin açıkça sunulması somut değerlendirmeye yardımcı olur.

Kusurlu eş tedbir nafakası alamaz mı?

Bu şekilde genel bir yasak yoktur. Kusursuzluk koşulu aranmaz; ekonomik ihtiyaç, mali güç ve olayın gerektirici sebepleri incelenir.

Çalışan eşe mutlaka nafaka bağlanır mı?

Hayır. Çalışmak tek başına yeterli veya engelleyici bir ölçüt değildir. Gelirin yeterliliği, yaşam giderleri ve diğer eşin durumu birlikte değerlendirilir.

Çocuğa yapılan ödeme eşin nafakasından ayrı mıdır?

Evet. Hak sahibi ve karşılanan ihtiyaç farklıdır. Kararda çocuğun bakımına ilişkin tutarla eşin geçimine ilişkin tutarın ayrılması gerekir.

Ev diğer eşin adına ise geçici kullanım istenebilir mi?

Mülkiyet kaydı tek başına geçici barınma değerlendirmesini bitirmez. Konutun hukuki ve fiilî durumu ile tarafların ve çocukların ihtiyaçları incelenir; karar mülkiyeti devretmez.

Aile konutu şerhi ile konut tahsisi aynı mıdır?

Hayır. Şerh, aile konutuna ilişkin tasarruf korumasıyla ilgilidir. Tahsis ise yargılama sırasında kullanımın düzenlenmesine yöneliktir.

Geçici velayet nihai sonucu belirler mi?

Tek başına belirlemez. Güncel koşullar ve çocuğun yararı dikkate alınarak nihai değerlendirme yapılır; geçici düzenleme de gerektiğinde yeniden incelenebilir.

Boşanma davası olmadan korunma istenemez mi?

Koşulları varsa TMK 197 veya şiddet ve şiddet tehlikesi bakımından 6284 sayılı Kanun gündeme gelebilir. Bunlar TMK 169 ile aynı başvuru değildir.

Boşanma açılınca bütün banka hesapları bloke edilir mi?

Hayır. Belirli malvarlığı değeri, risk, hukuki dayanak ve ölçülülük değerlendirilir. Dava açılması kendiliğinden genel bloke oluşturmaz.

Gelirim azalınca ödemeyi kendim düşürebilir miyim?

Mevcut kararı tek taraflı değiştirmek yerine yeni durumu belgeleriyle mahkemeye bildirmek gerekir. Önceki karar ve başvuru yolu birlikte incelenmelidir.

Konut tahsisi boşanma kesinleştikten sonra sürer mi?

TMK 169’a dayanan geçici kullanım tedbiri boşanma hükmünün kesinleşmesiyle sona erer. Sonraki kullanımın başka bir hukuki dayanağı bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.

Birincil kaynaklar

  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 168, 169, 182, 194, 197 ve 199.
  • 4787 sayılı Kanun m. 4; 6284 sayılı Kanun m. 5 ve 8.
  • Yukarıda bağlantıları verilen Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin üç tam metin kararı.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Belirli bir dosyada kararın kapsamı, başvuru yolu ve uygulanması belgeler ile mevcut kararlar incelenerek değerlendirilmelidir.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir