Eşlerin meslek ve iş seçimi başlığı, çalışma çantası, kalem ve iki sade yüzük

TMK 192: Eşlerin Meslek ve İş Seçimi, Çalışmayı Engelleme

Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci · Son güncelleme: 29 Ekim 2026

Eşlerin meslek ve iş seçimi, diğer eşin iznine bağlı değildir. TMK m.192, kadın ve erkek için aynı serbestiyi tanır. Buna karşılık çalışma düzeni belirlenirken evlilik birliğinin huzuru ve yararı gözetilir. Bu özen yükümlülüğü, eşlerden birine diğerinin mesleğini yasaklama yetkisi vermez. Çalışmayı engellemenin boşanmaya, koruma tedbirine, nafakaya veya tazminata etkisi ise davranışın niteliği ve ispatlanan olaylar üzerinden ayrı ayrı değerlendirilir.

Dosya incelemelerinde önce hangi işe, hangi tarihte ve nasıl müdahale edildiğini belirliyoruz. Evlilik nedeniyle bir süre çalışmamış olmak ile baskı sonucunda işten ayrılmak aynı hukuki sonucu doğurmaz. Özellikle bütün geçmiş maaşların veya manevi tazminatın kendiliğinden alınabileceği düşüncesiyle hareket edilmesini tavsiye etmiyoruz.

TMK 192 uyarınca çalışmak için eşin izni gerekir mi?

Hayır. Türk Medeni Kanunu m.192, eşlerin meslek veya iş seçimini izin koşulundan ayırır. Düzenleme, evlenmeden önce yürütülen mesleğin sürdürülmesi kadar evlilik sırasında işe girme ve iş değiştirme bakımından da önemlidir. Özel meslek mevzuatındaki ruhsat, yeterlilik ve diğer koşullar ayrıca uygulanır; evlilik, bunlara yeni bir eş onayı şartı eklemez.

Ücretli işte çalışmak, serbest meslek faaliyeti yürütmek veya bir işletme kurmak bakımından temel yaklaşım aynıdır. Bununla birlikte iş seçme serbestisi, işletmeyle ilgili her işlemin bütün aile hukuku sınırlamalarından bağımsız olduğu anlamına gelmez. Örneğin aile konutu üzerinde işlem yapılması, çalışma tercihinden farklı bir hukuki konudur.

Eski izin sistemi bugün uygulanabilir mi?

Mülga 743 sayılı Kanun’un 159. maddesi, kadının bir iş veya sanatla uğraşmasını kocasının iznine bağlayan bir sistem içeriyordu. AYM, 29.11.1990 tarihli, E.1990/30, K.1990/31 sayılı kararıyla bu hükmü iptal etti. Karar 02.07.1992 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Bugün uyguladığımız 4721 sayılı Kanun ise 22.11.2001’de kabul edilmiş, 08.12.2001’de yayımlanmış ve 01.01.2002’de yürürlüğe girmiştir. Eski hükmün iptali ile yeni Kanun’un yürürlüğünü birbirine karıştırmamak gerekir.

Bu anayasal geçmişin güncel karşılığı, eşlerden hiçbirinin diğerinin çalışma hakkı üzerinde izin makamı olmamasıdır. AYM’nin 1990 tarihli iptal kararı, eski hükmü konu alır; TMK m.192 hakkında verilmiş bir iptal kararı değildir.

Evlilik birliğinin huzur ve yararı nasıl gözetilir?

TMK m.192’nin ikinci cümlesi, mesleğin seçilmesinde ve yürütülmesinde aile yaşamına özen gösterilmesini ister. Çalışma saatleri, uzun süreli görevlendirme, ortak konut düzeni ve çocukların bakımı bu kapsamda değerlendirilebilir. Yalnızca eşin hoşnutsuzluğu veya mesleğe ilişkin kişisel önyargısı üzerinden çalışma yasağı çıkarılamaz.

Çocukların bakımına, eğitimine ve gözetimine özen göstermek TMK m.185 uyarınca her iki eşin yükümlülüğüdür. TMK m.186’ya göre de birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılırlar. Ev içi emeği yok saymak veya bakım sorumluluğunu yalnızca bir eşe yükleyerek onun mesleğinden vazgeçmesini istemek bu ortak sorumluluğun yerine geçmez.

Örneğin vardiyalı bir iş teklifinde bakım saatlerinin, diğer eşin mesaisinin ve uygun bakım olanaklarının birlikte ele alınmasını öneriyoruz. Karşılıklı planlama ile tehdit altında iş bıraktırma farklıdır. İş değişikliğinin başka şehre taşınmayı gerektirmesi hâlinde ise meslek seçimi ile ortak konutun birlikte seçilmesi yükümlülüğünü ayrıca inceliyoruz. Meslek serbestisi, ortak yaşamla ilgili bütün uyuşmazlıkları tek başına çözmez.

DurumHukuki değerlendirme
İş saatleri ve bakım düzeninin karşılıklı konuşulmasıTek başına çalışma hakkına müdahale sayılmaz; somut tutum önemlidir.
İş teklifinin tehdit veya baskıyla reddettirilmesiÇalışma özgürlüğüne müdahale, kusur ve koruma ihtiyacı bakımından incelenir.
Eşin kendi kararıyla mesleğine ara vermesiBaskının varlığını veya tazminat hakkını kendiliğinden kanıtlamaz.
Çalışma düzeninin aile yükümlülüklerini somut biçimde aksatmasıHer iki eşin tutumu ve çözüm olanakları birlikte değerlendirilir; otomatik yasak sonucu çıkmaz.

Eşin çalışmasını engellemek boşanma sebebi midir?

Çalışma isteğine rağmen işe girişi engellemek veya işten ayrılmaya zorlamak, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan kusurlu davranış olarak ileri sürülebilir. TMK m.166/1 kapsamında boşanma için davranışın ispatı, ortak hayata etkisi ve diğer olaylarla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tek bir iddia üzerinden bütün dosyanın kusur oranı belirlenmez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.03.2025 tarihli kararında, ispatlanmayan diğer vakıalar çıkarıldıktan sonra eşin çalışmasına izin vermeme davranışına dayanan kusur belirlemesi korunmuştur. Ancak aynı dosyada manevi tazminatın koşulları ayrıca incelenmiş ve bu talep yönünden bozma kararı verilmiştir. Dolayısıyla kusur ile manevi tazminatı aynı sonuç olarak sunmuyoruz.

İşe giderken tehdit edilme, işyerinde takip, hakaret veya gelir üzerinde baskı kurulması gibi ek olaylar varsa her birinin tarihini ve delilini ayrı belirliyoruz. Genel boşanma sebebinin koşullarını evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazımızda ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Boşanmadan hâkimin müdahalesi istenebilir mi?

Evet. Evlilik yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlık çıkması hâlinde TMK m.195 uyarınca eşler ayrı ayrı ya da birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir. Bu başvuru, çalışmak için diğer eşin yerine mahkemeden izin alınması anlamına gelmez. Talep, çalışma özgürlüğünü koruyan ve aile yükümlülüklerini gözeten somut uyuşmazlık üzerinden kurulmalıdır.

Hâkim eşleri yükümlülükleri konusunda uyarabilir, uzlaştırmaya çalışabilir; eşlerin ortak rızasıyla uzman yardımına başvurabilir ve kanunun öngördüğü koşullarda önlem alabilir. TMK m.195, kanunda bulunmayan her türlü yaptırımın istenebileceği sınırsız bir yetki hükmü değildir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Evlilik birliğinin korunmasına ilişkin bu başvurularda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde 4787 sayılı Kanun uyarınca belirlenen asliye hukuk mahkemesi görev yapar. TMK m.201’e göre birliğin korunmasına yönelik önlemlerde eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Boşanma davasının yetkisi ise ayrı kurala tabidir; iki başvurunun yetki düzenini aynılaştırmıyoruz.

Ekonomik veya psikolojik şiddet varsa

6284 sayılı Kanun ekonomik ve psikolojik zarar doğuran ya da doğurma ihtimali bulunan davranışları da şiddet tanımı içinde değerlendirir. Somut olay bu koşulları taşıyorsa boşanma davası açılmadan koruyucu veya önleyici tedbir talep edilebilir. İşyerine yaklaşmama, tehdit ve hakarette bulunmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme gibi önlemler olayın niteliğine göre gündeme gelir.

Boşanma davası açılmışsa barınma ve geçime ilişkin geçici önlemler de ayrıca değerlendirilir. Bu aşamayı TMK m.169 kapsamında geçici önlemler yazımızda açıklıyoruz. Bir koruma tedbirinin verilmesi, boşanmadaki bütün vakıaların veya kesin kusur oranının otomatik olarak ispatlandığı anlamına gelmez.

Çalışmanın engellendiği nasıl ispatlanır?

Önce iş ilişkisine ait kayıtlarla aile içindeki müdahalenin zamanını eşleştiriyoruz. İş teklifi ne zaman geldi, başvuru neden iptal edildi, istifa öncesinde ne söylendi ve bunları kim doğrudan gördü? Yalnızca “eşim çalışmamı istemedi” cümlesi yerine, olayın anlaşılmasını sağlayan bu somut bilgiler gerekir.

  • Yazışmalar: Hukuka uygun biçimde elde bulunan, baskıyı veya tehdidi gösteren mesajlar ve e-postalar.
  • İş kayıtları: İş teklifi, başvuru sonucu, görev veya vardiya bildirimi, istifa dilekçesi ve işveren yazışmaları.
  • Tanıklar: Müdahaleyi bizzat duyan veya gören kişiler; yalnız aktarılan sözlerle doğrudan gözlem birbirinden ayrılmalıdır.
  • Gelir ve çalışma geçmişi: SGK hizmet dökümü, ücret kayıtları ve çalışılmayan dönemler. Bunlar ara vermeyi gösterebilir; baskıyı tek başına kanıtlamaz.
  • Diğer olaylar: İşyerinde yaşanan somut müdahaleye ait tutanaklar, mevcut başvuru ve koruma dosyaları.

Mesajların yalnız seçilmiş bir kısmı yerine konuşmanın bağlamını korumanızı, tarihleri ve özgün kayıtları muhafaza etmenizi tavsiye ediyoruz. Başkasının hesabına izinsiz girme, parola ele geçirme veya sistematik gizli izleme hukuki ve cezai sorun doğurabilir. HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Her ses kaydını veya ekran görüntüsünü kendiliğinden geçerli delil kabul etmiyoruz.

Başvuru öncesinde hazırlanabilecek kısa olay dökümü

Her olay için tarih, yapılan müdahale, işe etkisi, doğrudan tanık ve mevcut belgeyi ayrı satıra yazmak yararlıdır. Ardından istenen hukuki sonucu ayırıyoruz: müdahalenin durdurulması mı, koruma tedbiri mi, boşanma mı, yoksa belirli bir mali talep mi? İddia ile talebin birbirini karşılaması gerekir. Örneğin koruma ihtiyacının açıklanması, geçmişe ait bütün kazançların ayrıca ispatlandığı anlamına gelmez.

İşten ayrılan eş bütün maaşlarını tazminat olarak alabilir mi?

Hayır; böyle bir otomatik hesaplama yoktur. TMK m.174/1’deki boşanmaya bağlı maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatlerin boşanma yüzünden zedelenmesine ve kusur koşullarına dayanır. Çalışılmayan yılların maaşlarının toplanması, bu tazminatın doğrudan hesaplama yöntemi değildir. Boşanma dışında ileri sürülecek bir zarar talebinin hukuki sebebi, zarar ve nedensellik bağı da ayrıca incelenmelidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli, E.2011/12261, K.2011/12355 sayılı kararında eşin çalışmasının engellendiği ispatlanamamış; belgelerden evlenmeden önce kendi isteğiyle işini bıraktığı anlaşılmıştır. Daire, çalışmama nedeniyle yoksun kalınan kazancın kabul edilmesini bu olayda doğru bulmamış ve kararı bozmuştur. Bu karar bütün baskı iddialarını peşinen reddetmez; ispat ve nedensellik incelemesinin önemini gösterir.

Çalışmayı engellemek her durumda manevi tazminat doğurur mu?

Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E.2023/7910, K.2025/2182 sayılı kararında ispatlanan çalışmaya izin vermeme davranışı kusur sayılmış, fakat tek başına kişilik hakkına saldırı niteliğinde görülmemiştir. Manevi tazminat yönünden verilen bozma, kusur belirlemesinin de kaldırıldığı anlamına gelmez.

Hakaret, aşağılama, tehdit veya başka saldırılar varsa bunların ayrıca değerlendirilmesi gerekir. TMK m.174/2 bakımından kişilik hakkına saldırı koşulunu, diğer kusur değerlendirmeleriyle birlikte somut olayda inceliyoruz. Sonuç veya miktar taahhüdü yerine, hangi olayın hangi talebi desteklediğini ortaya koymayı esas alıyoruz.

Uzun süre çalışmayan eşin nafaka hakkı nasıl değerlendirilir?

Yoksulluk nafakası ile kazanç kaybı tazminatı farklı kurumlardır. TMK m.175 bakımından boşanma yüzünden yoksulluğa düşme, isteyen eşin kusurunun daha ağır olmaması ve diğer eşin mali gücü dikkate alınır. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Diploma sahibi olmak, fiilen yeterli gelir elde edildiğini tek başına göstermez; yaş, çalışma geçmişi, sağlık, mevcut gelir ve çalışma olanakları birlikte incelenir.

HGK’nin 21.01.2026 tarihli, E.2025/34, K.2026/18 sayılı kararında üniversite mezunu eşin, diğer eşin çalışmasını istememesi nedeniyle uzun süre çalışmadığı olgusu değerlendirilmiştir. Kurul, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile diğer koşulları gözeterek belirlenen yoksulluk nafakasını az bulmuş ve bu yönden direnme kararını bozmuştur. Karar, her çalışmayan eşe aynı miktarda nafaka verileceğini veya gelir araştırmasının gereksiz olduğunu söylemez.

Çalışılmayan dönemlerin mal rejimine etkisi de nafakadan ayrıdır. Gelir elde edilmemesi, diğer eşin bütün malvarlığının yarısının doğrudan kazanılması anlamına gelmez; uygulanacak rejim, edinim tarihi, malın niteliği ve tasfiye hesabı önemlidir. Tarih bakımından mal rejiminin başlangıç ve sona erme zamanı ayrıca incelenmelidir.

TMK 192 ile bağlantılı doğrulanmış yüksek mahkeme kararları

  • AYM, 29.11.1990, E.1990/30, K.1990/31: Kadının çalışmasını kocanın iznine bağlayan eski hükmün iptali. Güncel izin sisteminin bulunmadığını açıklayan tarihsel anayasal dayanak. Resmî karar kaydı.
  • Yargıtay 2. HD, 18.07.2011, E.2011/12261, K.2011/12355: Engelleme ispatlanamadığı ve kişinin kendi isteğiyle işini bıraktığı olayda kazanç kaybının kabulü bozulmuştur. Karar metni.
  • Yargıtay 2. HD, 03.03.2025, E.2023/7910, K.2025/2182: Çalışmayı engelleme kusuru ile kişilik hakkına saldırı koşulunun ayrılması; manevi tazminat yönünden bozma, diğer yönlerden onama. Karar metni.
  • Yargıtay HGK, 21.01.2026, E.2025/34, K.2026/18: Uzun süre çalışmayan eşin ve diğer eşin ekonomik durumunun değerlendirilmesi; yoksulluk nafakasının azlığı yönünden bozma. Karar metni.
  • AYM, 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131: Nafakanın süresine ilişkin ibarenin iptali; yürürlüğün dokuz ay ertelenmesi. Resmî karar kaydı.

Bu kararlar farklı taleplere ilişkindir. Bir dosyada tazminatın reddi, başka bir dosyada koruma veya nafaka talebinin de reddedileceği anlamına gelmez. Eski ilke kararlarını, bugünkü kanun hükümleri ve sonraki kararlarla birlikte değerlendiriyoruz.

Eşlerin meslek ve iş seçimi hakkında sık sorulan sorular

Evli kadın çalışmak için kocasından izin almak zorunda mı?

Hayır. TMK m.192 izin şartı öngörmez. Aynı kural erkek eş için de geçerlidir. Çalışma düzeninde aile yükümlülüklerinin gözetilmesi ise ayrı bir özen borcudur.

Eş çalışmayı yasaklayan yazılı bir belge imzalatabilir mi?

İmzalı bir belge, eşlerden birini diğerinin çalışma hakkı üzerinde izin makamına dönüştürmez. Belgenin kapsamı, düzenlenme koşulları ve baskı iddiası ayrıca incelenir; yalnız imza bulunduğu için çalışma hakkından sürekli vazgeçildiği kabul edilmez.

Eşimin geliri yüksekse benim çalışmam engellenebilir mi?

Diğer eşin yüksek geliri izin şartı yaratmaz. Meslek tercihi yalnız geçim zorunluluğuna indirgenemez. Giderlere katılım ile çalışma özgürlüğü birbirinden ayrı değerlendirilir.

Çocuğumuz olduğu için işimi bırakmak zorunda mıyım?

Çocuk sahibi olmak kendiliğinden iş bırakma yükümlülüğü doğurmaz. Bakım ve gözetim her iki eşin sorumluluğudur. Çocuğun gereksinimlerini karşılayan düzen, tarafların somut olanaklarıyla birlikte belirlenmelidir.

Eşim istemediği için çalışırsam kusurlu olur muyum?

Yalnızca izin alınmamış olması kusur sayılmaz. İşin yürütülmesinin aile yükümlülüklerine somut etkisi ve iki eşin davranışları ayrıca incelenebilir. Çalışma tercihini sırf diğer eş karşı çıktığı için hukuka aykırı kabul etmiyoruz.

İstifa dilekçesi baskı iddiasını ortadan kaldırır mı?

İstifa belgesi önemli olmakla birlikte müdahalenin bulunup bulunmadığı diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Belgenin tarihi, yazışmalar ve doğrudan tanıklar önem taşır. Baskının kanıtlandığı veya kanıtlanamadığı peşinen söylenemez.

SGK kaydımda boşluk olması yeterli delil midir?

Bu kayıt çalışılmayan dönemi gösterebilir; o dönemin nedenini tek başına açıklamaz. İşten ayrılma veya işe girememe ile eşin müdahalesi arasındaki bağ ayrıca ortaya konulmalıdır.

Çalışmayı engelleme her durumda manevi tazminat getirir mi?

Hayır. Yargıtayın 03.03.2025 tarihli kararında bu davranış kusur sayılmış, tek başına kişilik hakkına saldırı kabul edilmemiştir. Ek saldırılar ve talebin diğer koşulları somut olayda ayrıca incelenir.

Boşanmak istemeden mahkemeye başvurabilir miyim?

TMK m.195 koşulları varsa birliğin korunması için hâkimin müdahalesi istenebilir. Şiddet veya şiddet tehdidi bulunması hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler de ayrıca değerlendirilebilir.

Üniversite mezunu olmam nafaka talebini engeller mi?

Diploma tek başına yeterli gelir elde edildiğini göstermez. Mevcut gelir, çalışma gücü ve olanakları, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme ve kusur koşulu birlikte değerlendirilir. Otomatik kabul veya ret sonucu yoktur.

2026 AYM kararıyla bütün yoksulluk nafakaları bitti mi?

Hayır. İptal yalnız “süresiz olarak” ibaresine ilişkindir ve 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir. 29.10.2026 itibarıyla yürürlük ertelenmiştir; mevcut nafakalar bu kararla kendiliğinden sona ermez.

İlk görüşmeye hangi belgeleri hazırlamalıyım?

İş ve gelir kayıtlarını, hukuka uygun elde bulunan yazışmaları, olay tarihlerini, doğrudan tanık listesini ve varsa mevcut dava veya tedbir belgelerini hazırlamanızı öneriyoruz. Hangi koruma veya mali talebin değerlendirileceğini bu bilgilerle belirliyoruz.

Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın belgeleri, yürürlükteki mevzuat ve uygulanabilir içtihat birlikte incelenmeden kişiye özgü sonuç çıkarılmamalıdır.

Mevzuat dayanakları: Türk Medeni Kanunu m.174, 175, 185, 186, 192, 195 ve 201; 4787 sayılı Kanun m.2 ve 4; 6284 sayılı Kanun m.2 ve 5; HMK m.189. Karar bağlantıları ilgili bölümlerde yer almaktadır.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir