
Aile Hukuku · Son güncelleme:
TMK 120 Nişanlanmaya İlişkin Maddi Tazminat Davası
Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci
Nişanın bozulması nedeniyle maddi tazminat, evlilik amacıyla yapılan makul harcamaların ve katlanılan maddi fedakârlıkların belirli koşullarda karşılanmasını sağlar. TMK 120 uyarınca karşı tarafın kusuru, gerçek zarar ve evlenme amacıyla bağlantı birlikte değerlendirilir. Her ayrılık tazminat doğurmaz; her fatura da bütünüyle zarar sayılmaz. Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları için temel zamanaşımı süresi bir yıldır.
Bu yazıda, nişan giderlerinin hangi koşullarda istenebileceğini, masrafı yapan anne ve babanın durumunu, delilleri ve dava sürecini açıklıyorum. Özellikle elde kalan eşya ile boşa giden gideri ayırmak gerekir. Amaç, evlenmekten vazgeçen kişiyi cezalandırmak değil, kanunun koruduğu güven nedeniyle oluşan maddi kaybı belirlemektir.
Nişanlanma ve TMK 120 neyi düzenler
Nişanlanma, karşılıklı evlenme vaadiyle kurulur. Tören, yüzük veya yazılı sözleşme kanuni bir geçerlilik şartı değildir. Buna karşılık yalnızca duygusal ilişki yaşanması, karşılıklı evlenme vaadinin bulunduğunu kendiliğinden kanıtlamaz. Küçük veya kısıtlı bakımından yasal temsilci rızasının etkisi ayrıca incelenmelidir.
Türk Medeni Kanunu m.118–120, evlenme özgürlüğü ile maddi sorumluluğu ayrı düzenler. Nişanlılık, evlenmeye zorlama davası açma hakkı vermez. Evlenmeden kaçınmaya bağlanan cezai şart veya cayma tazminatı da dava edilemez; yapılan ödemelerin geri istenememesi ise m.119’da ayrıca düzenlenmiştir. TMK 120’deki kanuni zarar giderimi, bu tür bir ceza şartından farklıdır.
4721 sayılı Kanun 22 Kasım 2001’de kabul edilmiş, 8 Aralık 2001’de yayımlanmış ve m.1029 uyarınca 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girmiştir. Bu makalenin odağı, resmî evlilik kurulmadan bozulan nişandan doğan maddi tazminattır.
Maddi tazminat davasının şartları nelerdir
- Geçerli nişanlanma: Tarafların karşılıklı evlenme vaadi bulunmalıdır.
- Nişanın bozulması: Nişan haklı sebep olmadan bozulmuş veya bozulma, karşı tarafa yüklenebilen kusurlu bir sebepten kaynaklanmış olmalıdır.
- Gerçek maddi zarar: Nişan gideri, evlenme hazırlığı harcaması ya da maddi fedakârlık nedeniyle somut kayıp doğmalıdır.
- Nedensellik ve makullük: Harcama evlenme amacıyla bağlantılı ve dürüstlük kurallarına uygun olmalıdır.
Hukukta bu zarar, menfi zarar olarak ifade edilir: Nişanlanmaya güvenilmeseydi yapılmayacak harcamalar ve katlanılmayacak kayıplar değerlendirilir. Evlenilmiş olsaydı sağlanacağı düşünülen refah, eşin gelecekteki geliri veya varsayımsal miras beklentisi bu kapsamda istenemez.
Nişanı sona erdiren açıklamayı kimin yaptığı tek başına belirleyici değildir. Diğer tarafın şiddeti veya ciddi güven sarsıcı davranışı nedeniyle nişanı bitiren kişi haklı olabilir. Tersine, ayrılık bildirimi yapmayan taraf kendi davranışıyla bozulmaya neden olabilir. Tarafların kusuru ve ileri sürülen haklı sebep, somut olayın bütünüyle değerlendirilir. Boşanma tazminatına ilişkin ölçütler buraya otomatik olarak taşınamaz.
Hangi nişan ve düğün masrafları istenebilir
Bir giderin faturalı olması, tamamının karşı taraftan alınabileceği anlamına gelmez. Ödemeyi yapan kişi, giderin amacı, iade olanağı ve geriye kalan ekonomik değer birlikte incelenmelidir.
| Gider | Değerlendirme | Belge |
|---|---|---|
| Salon ve organizasyon ödemesi | İptal sonrası gerçekten geri alınamayan, makul ve evlilik amacıyla bağlantılı bölüm incelenir. | Sözleşme, dekont, iptal ve iade kayıtları |
| Davetiye ve kişiye özel hazırlık | Başka biçimde değerlendirilemeyen harcamanın amacı ve tutarı gösterilir. | Fatura, sipariş ve teslim kaydı |
| Nişan töreni giderleri | TMK 120 kapsamında değerlendirilir; her kalem için makullük ve ödeme sahibi belirlenir. | Hizmet belgesi, ödeme kaydı, tanık |
| Mobilya ve beyaz eşya | Eşya davacının elinde ve kullanılabilir durumdaysa satın alma bedeli otomatik olarak zarar sayılamaz. | Fatura, teslim, iade ve mevcut durum kayıtları |
| Taşınma veya işten ayrılma | Evlilik amacıyla doğrudan bağ ve gerçek kayıp kanıtlanmalıdır; gelecekteki bütün gelirler istenemez. | Taşıma faturası, iş ve gelir kayıtları, tarihli yazışmalar |
Satıcı veya organizasyon şirketinden alınabilecek iade ile nişanlıya yöneltilecek tazminat farklı hukuki ilişkilerdir. Aynı kayıp iki kez tahsil edilemez. Şirketin sözleşmede “kapora iade edilmez” yazması da tek başına kesintinin hukuken geçerli olduğunu göstermez; o sözleşmenin hükümleri ayrıca incelenir.
Davayı kim açabilir ve davalı kimdir
Öncelikle tazminat koşullarını taşıyan nişanlı talepte bulunabilir. Bu kişinin anne ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de aynı koşullarda, yaptıkları harcamalar için uygun tazminat isteyebilir. Akrabalık tek başına yeterli değildir; anne veya baba gibi davranma ve ilgili harcamayı yapma olguları somutlaştırılmalıdır.
Örneğin salon bedelini kendi hesabından ve kendi malvarlığından anne ödemişse, bu bedelin nişanlının zararı olarak yazılması yerine gerçek hak sahibi belirlenmelidir. Aile bireylerinin talepleri birbirine karıştırılmamalı; aynı ödeme birden fazla kişinin talebine eklenmemelidir. Bankadan parayı gönderen kişi ile harcamanın ekonomik yükünü taşıyan kişinin her olayda aynı olmayabileceği de araştırılır.
TMK 120 kapsamında sorumluluk, kusurlu nişanlıya yöneltilir. Karşı tarafın anne ve babası, yalnızca aile büyüğü oldukları veya görüşmelere katıldıkları için bu madde uyarınca otomatik olarak borçlu olmaz. Başka bir kişinin bağımsız hukuka aykırı davranışı varsa bunun hukuki dayanağı ayrıca değerlendirilir.
Maddi tazminat ile hediye iadesi aynı şey midir
TMK 120 maddi kayba, TMK 121 kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminata, TMK 122 ise alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesine ilişkindir. Maddi tazminatta kusur ve zarar aranırken hediye iadesinde kusur koşulu bulunmaz. Hediyenin verilmiş olması, niteliği ve geri verilip verilmediği yine kanıtlanmalıdır.
Hediye niteliğindeki bir ziynet için iade istemekle, düğün salonuna boşa ödenen bedeli tazminat olarak istemek aynı talep değildir. Nişan yüzüğü ile diğer ziynetler de tek kategoriye alınmamalıdır. Aynı eşyanın hem bedelini maddi zarar olarak hem de kendisini hediye iadesi olarak tahsil etmek mümkün değildir.
Nişanın sona ermesinin yarattığı olağan üzüntü, tek başına manevi tazminata yeterli sayılmaz. Öte yandan kişilik hakkını ihlal eden somut davranışlar ayrıca değerlendirilir. Bu makaledeki görsel dilekçe, yalnızca maddi tazminat istemini örneklendirir.
Kusur ve maddi zarar nasıl ispatlanır
Davacı; nişanlanmayı, bozulmanın karşı tarafa yüklenmesini, yaptığı harcamaları ve bunların zarar niteliğini somut olaylarla ortaya koymalıdır. İspat yükünde temel kural HMK m.190‘dır. İade veya ödeme yapıldığını ileri süren tarafın savunması da ilgili ispat kurallarıyla değerlendirilir.
- Nişan ve evlenme amacı: Tarihli yazışmalar, davetiyeler, tören fotoğrafları ve doğrudan bilgisi bulunan tanıklar.
- Bozulma sebebi ve tarihi: Ayrılık bildirimi, olay sırası, tanıkların gördüğü veya duyduğu somut davranışlar.
- Gider ve ödeme sahibi: Fatura, sözleşme, dekont ve ödeme açıklaması.
- Net kayıp: İptal kesintisi, iade edilen bedel, teslim ve eşyanın elde kalma durumunu gösteren belgeler.
Dava hazırlığında her gideri “tarih, ödeyen kişi, amaç, tutar, iade, kalan zarar, delil” sırasıyla kaydetmeyi öneriyorum. Böylece toplu bir rakamın arkasındaki gerçek zarar görülebilir. Faturasız bir giderin hiçbir koşulda ispatlanamayacağı söylenemez; ancak tanık her işlemin ispatında tek başına yeterli değildir ve kanuni delil sınırlamaları gözetilir.
Elektronik yazışmalar HMK m.199 kapsamında belge olabilir. Hesap aidiyeti, tarih, konuşmanın bütünü ve elde edilme yöntemi önemlidir. Hukuka aykırı deliller HMK m.189/2 gereğince dikkate alınamaz. Başkasının hesabına izinsiz girilmesi, şifre kırılması veya delil üretilmesi kabul edilebilir bir yöntem değildir. Kaybolma riski bulunan deliller için koşulları varsa HMK m.400 uyarınca delil tespiti değerlendirilebilir.
Bir yıllık süre ne zaman başlar
TMK m.123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermeden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar. Başlangıç, düğün için planlanan gün veya masrafın yapıldığı tarih değildir. Nişanın gerçekten sona erdiği tarih tartışmalıysa önce bu tarih ispatlanmalıdır.
Bu süre hak düşürücü süre değildir. TBK m.161 gereğince hâkim zamanaşımını kendiliğinden gözetemez; usulüne uygun ileri sürülen zamanaşımı savunması önem taşır. Bu ayrım, dava açmayı geciktirmek için bir güvence sayılmamalıdır.
Borç ikrarı veya dava ve icra takibi gibi işlemler TBK m.154 çerçevesinde zamanaşımını etkileyebilir. Buna karşılık yalnızca ihtar göndermek, telefonla görüşmek veya barışma ihtimalini beklemek süreyi kendiliğinden kesmez. Durma ve kesilme nedenleri ile dava tutarının sonradan artırılması, dosyanın tarihlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Hangi mahkemede dava açılır ve arabuluculuk gerekir mi
Görevli mahkeme, 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde m.2 kapsamında belirlenen asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Genel yetkili mahkeme, HMK m.6 uyarınca davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Nişan töreninin yapıldığı yer veya davacının oturduğu yer tek başına yetki gerekçesi kabul edilmemelidir. Somut olayda başka bir yetki kuralının uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca incelenir.
TMK 120’ye dayalı bu dava için genel bir dava şartı arabuluculuk zorunluluğu bulunmaz. Bununla birlikte tarafların serbestçe tasarruf edebileceği parasal uyuşmazlıkta ihtiyari arabuluculuk değerlendirilebilir. 6325 sayılı Kanun m.1/2, aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişli saymaz. Nişanlıya yöneltilen tazminatla salon işletmesine karşı sözleşmeden kaynaklanan istemin dava şartları aynı kabul edilemez.
Dava tutarı nasıl belirlenir ve 2026 değişikliği ne getirir
Dilekçede her zarar kalemi, tutarı ve dayandığı delil açıklanmalı; sonuç bölümünde istenen toplam gösterilmelidir. HMK m.119 kapsamındaki taraf, adres, olay, delil, hukuki sebep ve imza unsurları tamamlanmalıdır. Mahkemenin uygun tazminatı takdir etmesi, davacının zararını açıklama yükünü ortadan kaldırmaz.
31 Temmuz 2026 tarihli değişiklik: 7589 sayılı Kanun m.19–20 ile HMK m.107 yürürlükten kaldırılmış, m.109’a dördüncü fıkra eklenmiştir. Bölünebilir alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hâllerde, talep aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan tahkikat sona erene kadar artırılabilir. Bu durumda artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.
Kanun 16 Temmuz 2026’da kabul edilmiş ve 31 Temmuz 2026’da yayımlanmıştır; bu hükümler m.26/c gereğince yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir. Geçici m.1/10, kaldırılan HMK m.107’nin yürürlükten kaldırılmadan önce açılan davalarda uygulanmasını sürdürür. Bu nedenle eski bir örnekteki “belirsiz alacak davası” ifadesi yeni davaya incelemeden taşınmamalıdır. Eski dosyanın dava türü ve tamamlanmış işlemleri ayrıca değerlendirilir.
Görsel örnek, hesaplanmış bir tutarın tamamının istendiği en basit yapıyı gösterir. Kısmi dava, talep artırımı veya başka taleplerle birlikte dava açılması için dosyaya özgü düzenleme gerekir. Dava dilekçesinin ardından cevap ve deliller incelenir; ön inceleme ve tahkikatta uyuşmazlık aydınlatılır. Yargılama süresi, tebligat, delil ve kanun yolu süreçlerine göre değişir.
Faiz ve dava giderleri nasıl değerlendirilir
Faiz talebinde başlangıç tarihi açıkça belirtilmelidir. Nişanın sona erdiği günün her dosyada otomatik faiz başlangıcı olduğu varsayılmamalıdır. Borcun hukuki niteliği, temerrüt, ihtar ve dava tarihleri TBK m.117 çerçevesinde incelenir. Örnek şablonda dava tarihinden faiz istenmiştir; daha erken başlangıç iddiası somut dayanak gerektirir.
3095 sayılı Kanun m.1, 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026’da değişmiştir. Yeni yöntem, kanuni faizi ilgili TCMB reeskont oranının yüzde seksenine bağlar; kanunda ikinci yarıyıl için beş puanlık değişim ölçütü de bulunur. Bu nedenle eski şablonlardaki sabit faiz oranı dönem kontrolü yapılmadan kullanılmamalıdır. Kısmi davada zamanaşımının kesilmesi, artırılan tutarın faiz başlangıcını kendiliğinden belirlemez.
Dava, parasal isteme ilişkin harca tabidir. Başvurma harcı, talep değeriyle bağlantılı nispi harç, gider avansı, bilirkişi gideri ve avukatlık ücreti farklı kalemlerdir. Toplam maliyet için tek bir sabit rakam verilemez. Gereken koşullarda HMK m.334 uyarınca mahkemeden adli yardım istenebilir; barodan avukat görevlendirilmesi ile mahkeme harç ve giderlerine ilişkin adli yardım ayrı süreçlerdir.
Yargıtay kararları hangi ayrımları gösteriyor
Haksız bozma kanıtlansa da zarar ayrıca ispatlanmalıdır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.09.2025, E.2025/6945, K.2025/7429 kararında nişanın haklı neden olmadan bozulduğunu değerlendirmiş; ancak davacının maddi zararını kanıtlayamaması nedeniyle tazminat isteminin reddini sonuç itibarıyla doğru bulmuştur. Kusura ilişkin gerekçe düzeltilerek onanmıştır. Kararın hediye iadesi kısmı ise ayrı nedenlerle bozulmuştur. Dolayısıyla kararın tamamını “tazminat kabul edildi” biçiminde okumak yanlıştır.
Elde kalan kullanılabilir eşya bedeli ikinci kez tahsil edilemez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 25.06.2026, E.2026/4820, K.2026/7213 kararında, tazminata konu eşyaların davacının elinde kaldığı ve kullanılabildiği olayda bu bedellerin ayrıca davalıdan alınmasını uygun görmemiştir. Maddi tazminat yönünden bozma kararı verilmiştir. Bu sonuç, bütün evlilik hazırlığı giderlerinin reddedileceği anlamına gelmez; gerçek zarar ile elde kalan ekonomik değerin ayrılmasını gerektirir.
Manevi zarar incelemesi maddi zarar hesabından farklıdır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.04.2026, E.2025/10904, K.2026/4780 kararında düğün öncesindeki olayların bütünü kişilik hakkı ihlali yönünden değerlendirilmiş ve manevi tazminatın reddi bozulmuştur. Maddi tazminat ve faiz hakkındaki bazı temyiz itirazları ise parasal kesinlik nedeniyle incelenmemiştir. Bu karar, maddi tazminatta genel faiz başlangıcını belirleyen bir esas kararı olarak kullanılamaz.
Nişanlanmaya ilişkin maddi tazminat davası dilekçesi örneği
Aşağıdaki görseli, yalnızca maddi tazminat talebinin temel yapısını göstermek için hazırladım. Somut olay, yetkili mahkeme, hak sahibi, zarar kalemleri ve deliller ayrı ayrı belirlenmelidir. Köşeli parantezler örneğin değişken alanlarını gösterir. Bu özet, mahkemeye sunulacak kişiye özel dilekçenin yerini tutmaz.

Sık sorulan sorular
Nişan töreni yapılmadıysa dava açılamaz mı?
Tören yapılmaması tek başına engel değildir. Karşılıklı evlenme vaadi ve diğer dava koşulları kanıtlanmalıdır. Yüzük ve tören, nişanın varlığını gösterebilen delillerdir.
Nişanı ben bitirdim; yine de tazminat isteyebilir miyim?
Bozulma diğer tarafın kusurlu davranışına dayanıyorsa mümkündür. Ayrılığı kimin açıkladığından önce, nişanın hangi nedenle sona erdiği ve maddi zarar koşulları incelenir.
Karşı tarafın kusuru varsa bütün masraflarım ödenir mi?
Hayır. Harcama, ödeme sahibi, evlenme amacı, makullük ve karşılanmamış zarar ayrıca kanıtlanır. Mahkeme uygun tazminatı belirler; kusur tek başına faturaların toplamına hükmedilmesini sağlamaz.
Annemin veya babamın ödediği salon bedelini ben isteyebilir miyim?
Kendi malvarlıklarından yaptıkları harcamalarda hak sahibi onlar olabilir. Ödemenin kimin hesabından çıktığı kadar ekonomik yükün kimde kaldığı da araştırılmalıdır. Aynı bedel iki kez istenmemelidir.
Mobilyalar bende kaldıysa bedellerini karşı taraftan alabilir miyim?
Kullanabileceğiniz eşyaların bedeli sırf nişan bozuldu diye bütünüyle zarar sayılamaz. İade, kullanılabilirlik ve varsa ayrıca kanıtlanabilen kayıp değerlendirilir.
Düğün salonunun kestiği kapora tazminata girer mi?
Gerçekten geri alınamayan ve koşulları karşılayan bölüm gündeme gelebilir. Kesintinin sözleşmeye ve hukuka uygunluğu, iade olanağı ve nişanlıya yüklenebilecek zarar ayrı incelenir.
Fatura yoksa mesaj ve tanık yeterli olur mu?
Otomatik olarak yeterli veya yetersiz denemez. Hangi vakıanın ispatlandığı, delilin güvenilirliği ve kanuni ispat sınırlamaları önemlidir. Mesajların tarihi ve bütünlüğü korunmalıdır.
Nişan bozulunca manevi tazminat da otomatik doğar mı?
Hayır. TMK 121 bakımından kişilik hakkına saldırı ayrıca değerlendirilir. Olağan ayrılık üzüntüsü ile kişilik hakkı ihlali aynı değildir.
Bir yıl geçtiyse mahkeme davayı kendiliğinden reddeder mi?
TMK 123’teki süre zamanaşımıdır. Kural olarak usulüne uygun zamanaşımı savunması gerekir. Başlangıç tarihi, durma ve kesilme nedenleri dosyaya göre kontrol edilmelidir.
İhtarname göndermek bir yıllık süreyi keser mi?
Tek başına ihtarname gönderilmesine güvenilmemelidir. İhtarın temerrüt bakımından etkisi ile zamanaşımını kesen işlemler farklıdır; TBK 154 kapsamındaki koşullar ayrıca incelenir.
Tazminat miktarı belli değilse eski belirsiz alacak şablonu kullanılabilir mi?
İncelemeden kullanılmamalıdır. HMK 107, 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırılmıştır. Önceden açılan davalara ilişkin geçiş hükmü ve güncel HMK 109’daki kısmi dava düzeni dikkate alınmalıdır.
Dava kaç ay sürer ve kazanılacak tutar önceden söylenebilir mi?
Kesin süre veya tutar vaat edilemez. Deliller, tebligatlar, bilirkişi ihtiyacı ve kanun yolları süreyi; kusur, gerçek zarar ve makullük değerlendirmesi sonucu etkiler.



