|

TMK 122: Nişan Hediyelerinin Geri Verilmesi Davası

TMK 122 kapsamında nişan hediyelerinin geri verilmesi davası.

Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci · Güncelleme: 3 Ekim 2026

TMK 122 Hediyelerin Geri Verilmesi Davası

TMK 122, nişanlılık evlenme dışında bir sebeple sona erdiğinde alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenmesini düzenler. Bu davada nişanı kimin bozduğundan önce, hediyeyi kimin verdiği, hediyenin niteliği ve geri verilip verilmediği önem taşır. İade için karşı tarafın kusurlu olması şart değildir.

Bir nişan hediyesini değerlendirirken yalnızca “altın kimde kaldı?” sorusuyla yetinmemek gerektiğini düşünüyorum. Hediyenin türü, adedi, ayarı, ağırlığı ve gerçek hak sahibi belirlenmeden hazırlanmış toplu bir talep, ispat ve hükmün uygulanması bakımından sorun yaratabilir. Bu yazıda bu ayrımları, güncel kararlar ve kısa bir görsel dilekçe örneği üzerinden açıklıyorum.

TMK 122 hangi durumda uygulanır?

Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesi, nişanın yalnızca tek taraflı bozulmasını değil, evlenme dışındaki sebeplerle sona ermesini esas alır. Karşılıklı ayrılık ve ölüm de bu kapsamda değerlendirilebilir. Buna karşılık taraflar evlenmiş, daha sonra boşanmışsa nişan döneminde verilen hediyelerin tamamı bu maddeye dayanılarak geri istenemez; uyuşmazlığın hukuki niteliği yeniden belirlenir.

Öncelikle geçerli bir nişan ilişkisi bulunmalıdır. Nişanlanma karşılıklı evlenme vaadiyle olur. Tören veya yüzük, ilişkinin varlığını ispatlamaya yardımcı olabilir; tek başına zorunlu bir şekil şartı değildir. Sırf duygusal ilişki yaşanması ise karşılıklı evlenme vaadinin bulunduğunu otomatik olarak göstermez.

Nişanı bozan kişi de hediyelerini isteyebilir mi?

Evet. TMK 122’de kusur, iade hakkının koşulu değildir. “Nişanı sen bozdun, hiçbir şeyi geri alamazsın” savunması tek başına yeterli olmaz. Ancak kusur aranmaması, bütün eşyaların koşulsuz iade edileceği anlamına gelmez. Verme olgusu, hak sahibi, alışılmışın dışında olma ve iade durumu yine incelenir.

Salon, organizasyon veya evlenme hazırlığı masrafları farklı koşullara tabidir. Bu ayrımı TMK 120 kapsamında nişanlanmaya ilişkin maddi tazminat davası yazısında açıkladım. Kişilik hakkına saldırıdan doğan talep için ise TMK 121 manevi tazminat davası ayrıca değerlendirilmelidir. Aynı eşya veya kayıp iki kez tahsil edilemez.

Nişanda verilen hangi hediyeler geri istenebilir?

Kanun, alışılmışın dışındaki hediyeleri kapsar. “Mutat hediye” ifadesi alışılmış hediyeyi anlatır. Hediyenin niteliği, değeri ve verilme koşulları önemlidir; bir eşyanın pahalı olmasıyla her olayda otomatik sonuç çıkarılmamalıdır. Ziynetler bakımından ise güncel Yargıtay kararlarındaki alyans ayrımı özellikle gözetilmelidir.

Hediye türüne göre değerlendirme
Hediye veya giderDeğerlendirme
Nişan yüzüğü, yani alyansİncelenen 2025 ve 2026 kararlarında alışılmış hediye sayılmış; TMK 122 kapsamında geri verilmesine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Bilezik, kolye, çeyrek altın ve alyans dışındaki ziynetlerİncelenen güncel kararlarda alışılmışın dışında kabul edilmiştir. Hak sahibi, teslim ve iade durumu ayrıca kanıtlanmalıdır.
Tektaş yüzükAlyansla aynı kategoriye otomatik olarak alınmamalıdır. İncelenen kararlarda tektaş ve alyans ayrı değerlendirilmiştir.
Saat ve diğer değerli eşyalarEşyanın niteliği ve somut olay incelenir. 29.04.2026 tarihli kararda varlığı ve karşı tarafta bulunduğu kabul edilen saat yönünden ret doğru bulunmamıştır.
Olağan giyim, ayakkabı ve tüketilen hediyelerGiymekle veya kullanmakla eskiyen ve tüketilen hediyeler bakımından kural olarak iade kararı verilmez.
Salon, kuaför ve organizasyon ödemeleriDiğer nişanlıya verilmiş hediye ile hizmet gideri birbirinden ayrılmalıdır. Koşulları varsa farklı bir talep gündeme gelebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 29.04.2026 tarihli, 2026/2520 E., 2026/4879 K. sayılı kararı, nişan yüzüğü dışındaki altın, takı ve ziynetlerin alışılmışın dışında sayıldığı yaklaşımı açıkça tekrar eder. Kararda alyansın da iade kapsamına alınması bozma sebebi yapılmıştır.

Telefon veya elektronik eşya hakkında yalnız fiyatına bakılarak kesin cevap verilmemelidir. Eşyanın verilme amacı, olağan hediye niteliği, kullanım ve tüketim durumu ile somut olaya uygun içtihat birlikte değerlendirilmelidir. Aynı şekilde her para transferi de nişan hediyesi değildir; borç, ortak gider veya başka bir ödeme olabilir.

Davayı kim açabilir ve kime karşı açar?

TMK 122; nişanlıların birbirlerine, anne ve babanın veya onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdiği hediyeleri düzenler. Temel kural, iade talebinin hediyeyi verene ait olmasıdır. Nişanlı olmak, ailedeki herkesin kendi adına verdiği hediyeleri kendiliğinden talep etme yetkisi sağlamaz.

Bir bileziği törende kimin taktığı ile kimin adına ve malvarlığından verildiği her zaman aynı şey değildir. Örneğin bir aile büyüğü, nişanlının aldığı bileziği onun adına takmış olabilir. Bu nedenle yalnız videoda takıyı takan kişinin görülmesiyle yetinilmemeli; kazandırmanın kime ait olduğu açıklanmalıdır.

Anne, baba ve diğer yakınların verdiği hediyeler

Anne ve baba kendi verdikleri hediyeler için talepte bulunabilir. Diğer yakınlarda ise yalnız akrabalık derecesinden sonuç çıkarılmaz; kanundaki “onlar gibi davrananlar” kapsamına girip girmedikleri somut olayda incelenir. Her davetlinin verdiği hediye, nişanlının kendi alacağına eklenemez.

Hak sahibi alacağını nişanlıya devretmişse bu devir ayrıca değerlendirilir. TBK 184 uyarınca alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Devir belgesi, hediye listesi ve hak sahipliği uyumlu olmalıdır; devir, gerçekte bulunmayan bir iade hakkı yaratmaz.

Dava kural olarak hediyenin verildiği diğer nişanlıya yöneltilir. Ailesinin görüşmelere katılması onları kendiliğinden borçlu yapmaz. Hediyenin üçüncü kişiye geçtiği, ölümün gerçekleştiği veya ayrı bir hukuki ilişkinin bulunduğu olaylarda taraf belirlemesi ayrıca yapılmalıdır.

Aynen iade, mislen iade ve bedel istemi nasıl ayrılır?

TMK 122’nin ikinci fıkrası, hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Bu nedenle dilekçede yalnız “bütün takıların parasını istiyorum” demek yerine talebin sırası açık kurulmalıdır.

  1. Aynen iade: Verilen hediyenin kendisinin geri verilmesidir.
  2. Mislen iade: Aynen geri verme mümkün değilse aynı cins, nitelik ve miktarda eşdeğerinin verilmesidir.
  3. Bedel: Aynen veya mislen geri verme mümkün değilse sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca parasal karşılık değerlendirilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.09.2025 tarihli, 2025/6945 E., 2025/7429 K. sayılı kararında, aynen iadeden doğrudan bedele geçilip mislen iade seçeneğinin hükümde gösterilmemesi hatalı bulunmuştur. Aynı kararda gram bilgilerinin bilirkişi raporuyla uyuşmaması ve bazı hediyeler hakkında karar kurulmaması da eleştirilmiştir.

Varsayımsal örnek: İki adet 22 ayar, her biri 15 gram bilezik verildiği ileri sürülüyorsa, talep yalnız “iki bilezik” diye bırakılmamalıdır. Bu nitelikler delillerle desteklenmeli; bir bilezik geri alınmışsa kalan talep buna göre düzenlenmelidir. Aynen veya mislen alınan eşyanın bedeli ayrıca tahsil edilemez.

“Altınları bozdurdum” demek, geri verme borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bedel aşamasında TBK 77 ve 79 kapsamında elde kalan zenginleşme ve iyiniyet gibi hususlar incelenir. Her elden çıkarma otomatik sorumsuzluk sağlamaz.

Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği nasıl ispatlanır?

Davacı, hakkını dayandırdığı nişan ilişkisini, hediyeyi, verme olgusunu ve kendi talep hakkını somutlaştırmalıdır. Karşı taraf hediyeyi aldığını kabul ediyor, fakat geri verdiğini söylüyorsa iade savunmasının ispatı ayrıca önem kazanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 07.10.2013 tarihli, 2013/10940 E., 2013/13953 K. sayılı kararı bu iki durumu ayırır: Verildiği inkâr edilen hediyeyi davacı; alındığı kabul edilip geri verildiği savunulan hediyenin iadesini davalı kanıtlamalıdır.

  • Fotoğraf ve video: Takının varlığı ve takılma anı için yardımcıdır. Ayar ve gram her görüntüden kesin olarak belirlenemez.
  • Fatura ve kuyumcu kayıtları: Nitelik, miktar ve satın almayı destekleyebilir; tek başına karşı tarafa teslimi ispatlamayabilir.
  • Yazışmalar: Teslim, geri verme sözü veya iade edilen kalemleri gösterebilir. Tarih ve konuşmanın bütünü korunmalıdır.
  • Tanık: Takma veya iade anını doğrudan gören kişi ile yalnız duyduğunu anlatan kişi ayrılmalıdır.
  • İade tutanağı: Geri verilenlerin tür, adet ve ayırt edici özelliklerini gösteren kayıt, kalan uyuşmazlığı daraltabilir.

Her hediye için “veren kişi, alan kişi, tarih, nitelik, miktar, delil ve iade durumu” şeklinde bir liste hazırlanmasını öneriyorum. Elektronik kayıtlar bakımından HMK 189, 190 ve 199 gözetilmelidir. Hukuka aykırı elde edilen deliller dikkate alınamaz; başka birinin hesabına izinsiz erişmek uygun bir delil toplama yolu değildir.

TMK 122 davasında zamanaşımı ne kadardır?

TMK 123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Başlangıç, hediyenin satın alındığı gün veya planlanan düğün tarihi değildir. Nişanın ne zaman sona erdiği tartışmalıysa önce bu tarih belirlenmelidir.

Bu süre hak düşürücü süre değildir. Zamanaşımı savunması ve süreyi etkileyen işlemler kendi kurallarıyla değerlendirilir. Yalnızca ihtarname göndermek veya aileler arasında görüşmek süreyi kendiliğinden kesmez. Borcun tanınması, dava veya icra takibi gibi işlemlerin etkisi TBK 154 kapsamında ayrıca incelenir; TBK 161 uyarınca hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz.

Hediyenin bedeline yönelik talepte bulunulması, TMK 122’den doğan uyuşmazlıktaki özel bir yıllık süreyi göz ardı etmeyi haklı kılmaz. Hukuki ilişkinin aslında ödünç, bağımsız bağışlama veya başka bir ilişki olması hâli ise ayrıca değerlendirilir.

Hangi mahkemede dava açılır ve nasıl hazırlanılır?

TMK 122’ye dayanan nişan hediyelerinin iadesi davasında görevli mahkeme, 4787 sayılı Kanun’un 2 ve 4. maddeleri uyarınca aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Genel yetki kuralı, HMK 6 uyarınca davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeridir; başka yetki sebepleri somut olayda incelenir.

Bu uyuşmazlığın aile mahkemelerinin görev alanındaki yeri hakkında aile ve kişiler hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Arabuluculuk zorunlu mu?

Bu dava türü için genel bir dava şartı arabuluculuk zorunluluğu bulunmaz. 6325 sayılı Kanun çerçevesinde tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği talepler bakımından ihtiyari arabuluculuk değerlendirilebilir. Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklara ilişkin kapsam dışılık ayrıca gözetilir.

Dilekçe, değer, faiz ve giderler

HMK 119’a uygun dilekçede taraflar, olaylar, deliller ve açık talep sonucu bulunmalıdır. Aynen iade istenmesi, dava değerinin gösterilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Ziynetlerin adet, ayar ve gramı; bedel isteminin kapsamı ve değerleme tarihi talebin niteliğine göre açıklanmalıdır. Eski bir karardaki tutar, bugünkü uyuşmazlığa aktarılabilecek hazır fiyat değildir.

Bedel için faiz isteniyorsa başlangıç tarihi ve faiz türü açıkça yazılmalıdır. TBK 117’deki temerrüt kuralları ve olayın özellikleri değerlendirilmeden nişanın bittiği tarih otomatik faiz başlangıcı sayılmamalıdır. Görsel örnekte bedel bakımından dava tarihinden yasal faiz istenmiştir; bu, her dosyada tek mümkün başlangıç olduğu anlamına gelmez.

Başvurma harcı, talep değeriyle bağlantılı nispi harç, gider avansı, bilirkişi gideri ve avukatlık ücreti farklı kalemlerdir. Sabit bir toplam maliyet veya kesin bitiş süresi verilemez. Koşulları varsa mahkemeden adli yardım istenebilir; barodan avukat görevlendirilmesi ayrı bir süreçtir.

Delilin kaybolma riski varsa HMK 400 kapsamında delil tespiti; uyuşmazlık konusu eşya bakımından hakkın elde edilmesi zorlaşacaksa HMK 389 kapsamında ihtiyati tedbir değerlendirilebilir. Bu önlemler her talepte otomatik verilmez; gerekçesi ve dayanakları gösterilmelidir.

Yargıtay kararları hangi hatalara dikkat çekiyor?

Alyansın diğer ziynetlerle birlikte iadesine karar verilmesi

2. Hukuk Dairesi, 29.04.2026, 2026/2520 E., 2026/4879 K. sayılı kararında alyansı alışılmış hediye olarak ayırmış, iade kapsamına alınmasını hatalı bulmuştur. Aynı dosyada, varlığı ve karşı tarafta bulunduğu kabul edilen saat yönünden karşı talebin tamamen reddedilmesi de doğru görülmemiştir. Her hediye ayrı incelenmiştir.

Mislen iadeyi atlamak ve eksik hediye listesiyle hüküm kurmak

2. Hukuk Dairesi, 17.09.2025, 2025/6945 E., 2025/7429 K. sayılı kararında alyansın iadesi, bilirkişi raporuyla uyuşmayan gramlar, mislen iadenin atlanması ve bazı kalemler hakkında hüküm kurulmaması nedeniyle hediyelere ilişkin hükmü bozmuştur. Bozma, istenen bütün hediyelerin kesin olarak geri alınacağı anlamına gelmez.

Aile yakınlarının hediyelerinde talep hakkını açıklamamak

2. Hukuk Dairesi, 01.11.2024, 2024/6487 E., 2024/8165 K. sayılı dosyada yakınların verdiği ziynetler ve alacağın devri belgeleri incelenmiştir. Önceki bozma süreçlerinden sonra verilen kısmen kabul kararı onanmıştır. Dosya, takıyı veren kişi ve devir belgelerinin önemini gösterir; her akrabanın hediyesini nişanlının belgesiz isteyebileceği veya devirle bütün süre sorunlarının giderileceği sonucunu vermez.

Nişanda verilen hediyelerin iadesi davası dilekçesi örneği

Aşağıdaki görseli, dilekçenin temel düzenini göstermek için kısa tuttum. Örnek, hediyeleri kendi adına veren nişanlının talebini esas alır. Aile bireylerinin hediyeleri, alacağın devri veya farklı talepler varsa dilekçe ayrıca düzenlenmelidir.

Avukat İlker Cebeci tarafından hazırlanan TMK 122 nişan hediyelerinin iadesi davası özet dilekçe şablonu
TMK 122 için kısa dilekçe örneği. Somut dosyaya uyarlanmadan kullanılmamalıdır.

Sık sorulan sorular

1. Nişanı ben bozdum; altınları geri isteyebilir miyim?

TMK 122 bakımından kusur aranmaz. Nişanı sizin bitirmeniz tek başına engel değildir; hediyenin niteliği, kimin verdiği ve iade durumu yine kanıtlanmalıdır.

2. Nişan yüzüğü geri verilir mi?

İncelenen 2025 ve 2026 Yargıtay kararlarında nişan yüzüğü, yani alyans, alışılmış hediye sayılmıştır. Bu nedenle TMK 122 uyarınca iadesine karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Tektaşla alyans aynı kabul edilmemelidir.

3. Tektaş yüzük alyans gibi mi değerlendirilir?

Hayır, sırf ikisi de yüzük olduğu için aynı kategoriye alınmaz. İncelenen kararlarda tektaş ve alyans ayrılmıştır. Talepte yüzüğün türü ve özellikleri açıkça belirtilmelidir.

4. Nişanda takılan bütün altınlar erkek tarafına mı döner?

Hayır. Talep hakkı cinsiyete veya topluca “erkek tarafı” tanımına bağlanmaz. Hediyeyi kimin, kime ve kimin adına verdiği; varsa alacağın devri ayrı incelenir.

5. Annemin verdiği bileziği kendi davamda isteyebilir miyim?

Annenizin kendi adına verdiği hediye otomatik olarak sizin alacağınız olmaz. Sizin adınıza verme veya geçerli alacak devri gibi bir dayanak varsa bunun açıklanması ve belgelenmesi gerekir.

6. Altınların bozdurulması iade borcunu sona erdirir mi?

Tek başına sona erdirmez. Aynen iade mümkün değilse mislen iade, bunlar mümkün değilse sebepsiz zenginleşme hükümleri değerlendirilir. Elden çıkarma ve iyiniyet de bu incelemede önem taşıyabilir.

7. Fatura yoksa dava açılamaz mı?

Fatura bulunmaması tek başına dava açılamayacağı anlamına gelmez. Fotoğraf, video, yazışma ve doğrudan bilgisi olan tanıklar değerlendirilebilir. Hediyenin miktarı ve özellikleri yine ispatlanmalıdır.

8. Karşı taraf “geri verdim” derse kim ispatlar?

Hediyeyi aldığı kabul edilip iade edildiği savunuluyorsa iade olgusunu savunan taraf kanıtlamalıdır. Hediyenin hiç verilmediği ileri sürülüyorsa verme olgusunun ispatı davacıya aittir.

9. Nişanlılardan biri ölürse hediyeler istenebilir mi?

Ölüm, nişanlılığın evlenme dışında sona ermesi kapsamındadır. İade koşulları değerlendirilebilir; talebin kim tarafından ve kime yöneltileceği mirasçılık durumu da gözetilerek belirlenir.

10. Evlenip boşandıktan sonra TMK 122’ye dayanılır mı?

Nişan evlenmeyle sona ermişse bu maddenin temel koşulu gerçekleşmez. Ziynet, bağışlama veya başka bir alacak ilişkisinin bulunup bulunmadığı kendi kurallarıyla değerlendirilir.

11. Bir yıllık süre ihtarnameyle yeniden başlar mı?

Sırf ihtarname gönderilmesi zamanaşımını kesmez. Borcun tanınması veya dava açılması gibi başka olayların süreye etkisi ayrıca incelenir. Başlangıç, nişanlılığın sona erdiği tarihtir.

12. Hediyeleri kendi imkânımla gidip alabilir miyim?

İade talebinin bulunması, karşı tarafın rızası olmadan eve girme veya eşyaya zorla el koyma yetkisi vermez. Gönüllü teslimin belgelenmesi ya da hukuki yollara başvurulması gerekir.

Birincil kaynaklar

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel hukuki görüş veya dava sonucu garantisi içermez. Görsel dilekçe yalnızca temel düzeni gösterir; taraflar, talepler, süreler ve deliller somut dosyaya göre incelenmelidir.

Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir