
Vesayet, Kayyımlık ve Yasal Danışmanlık Arasındaki Farklar
Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci · Güncelleme: 19 Ekim 2026
Vasi, vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini koruyan yasal temsilcidir. Kayyım, belirli bir işin görülmesi veya bir malvarlığının yönetimi için atanır; atanması tek başına kişinin fiil ehliyetini etkilemez. Yasal danışmanlık ise kısıtlama için yeterli sebep bulunmayan erginin, kanunda belirtilen işlemler bakımından korunmasını sağlar. Bu üç kurumun görevi, yetkisi ve kişinin kendi kararlarını almasına etkisi aynı değildir.
Bir yakının banka işlemlerinde desteğe ihtiyaç duyması, bir çocuğun yasal temsilcisiyle menfaatinin çatışması ve bir erginin genel olarak korunmaya ihtiyaç duyması farklı değerlendirmeler gerektirir. Başvuruyu yalnız “vasi istiyoruz” ifadesine indirgemiyor; hangi iş için ne ölçüde koruma gerektiğini belirliyoruz. Bu yazı Türk Medeni Kanunu’ndaki koruma kurumlarına ilişkindir; ceza soruşturmasında veya özel şirket mevzuatında kayyım atanmasının bütün şartlarını kapsamaz.
Vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlık nasıl ayrılır?
Ayrımın başlangıç noktası, kişinin hangi konuda korunmaya ihtiyaç duyduğudur. Vesayet daha geniş bir koruma ilişkisi kurarken kayyımlık belirli bir ihtiyaçla sınırlıdır. Yasal danışmanlıkta ise kişinin ehliyeti bütünüyle kaldırılmaz; belirli işlemlerde danışmanın katılımı veya malvarlığının yönetimine ilişkin sınırlama söz konusu olur. Türk Medeni Kanunu m.403, 429 ve 458 bu ayrımın temelini oluşturur.
| Ölçüt | Vasi | Kayyım | Yasal danışman |
|---|---|---|---|
| Görevin odağı | Kişilik ve malvarlığı menfaatlerinin korunması, yasal temsil | Belirli iş veya malvarlığının yönetimi | Belirlenen işlemlerde görüş ve katılım; gerekiyorsa yönetim |
| Kişinin ehliyeti | Küçüklük, ayırt etme gücü ve kısıtlama durumuyla birlikte değerlendirilir | Atama tek başına fiil ehliyetini etkilemez | Kanun ve karar kapsamındaki işlemler bakımından sınırlanır |
| Temsil kapsamı | Kanuni sınırlar ve gerekli izinler içinde geniştir | Atama kararındaki iş ve yetkiyle sınırlıdır | Görüş danışmanlığı genel yasal temsil yetkisi vermez |
| Örnek ihtiyaç | Velayet altında bulunmayan küçük veya kanuni şartlarla kısıtlanan ergin | Çocuk ile velisinin aynı işte çatışan menfaatleri | Kısıtlama gerekmeksizin taşınmaz veya borç işlemlerinde korunma ihtiyacı |
Bir koruma ihtiyacının bulunması, her durumda en geniş kısıtlamaya karar verilebileceği anlamına gelmez. Öte yandan, daha dar görevli bir kayyımın bulunması da gerçekten mevcut olan başka bir korunma ihtiyacını kendiliğinden çözmez. Kararın kapsamı somut ihtiyaca uygun olmalıdır.
Vesayet nedir, vasi hangi görevleri üstlenir?
TMK m.403 uyarınca vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişilik ve malvarlığı menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. TMK m.404, velayet altında bulunmayan küçükler bakımından vesayeti düzenler. Erginler için ise ilgili kısıtlama sebebinin şartları ayrıca incelenir; yalnız yaşın ilerlemesi, bir engelin bulunması veya ailenin talebiyle otomatik sonuç doğmaz.
Örneğin, TMK m.405’te hastalığın adıyla yetinilmez; kişinin işlerini görememesi, sürekli yardım ihtiyacı veya maddede belirtilen diğer şartlar değerlendirilir. TMK m.408’deki istek üzerine kısıtlamada da erginin kendi talebi ve işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ortaya koyması önemlidir. Sağlık tanısı ile ayırt etme gücünün bulunmaması aynı değildir.
Vasinin geniş görevi, sınırsız işlem yapma yetkisi demek değildir. TMK m.462 bazı işlemler için vesayet makamının iznini arar. Ayrıca ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların kendi başlarına yapabildikleri işlemler ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları bakımından TMK m.16 gözetilir. Bu sebeple “vasi atandı, artık kişi hiçbir hukuki işlem yapamaz” şeklindeki açıklamayı doğru bulmuyoruz.
Boşanma yargılamasında da sağlık, kısıtlama ve dava ehliyeti ayrı konulardır. Bu ayrımın aile hukukuna yansımasını akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası yazımızda ele alıyoruz. Bir koruma kararı, boşanma koşullarının oluştuğunu tek başına göstermez.
Kayyım hangi hâllerde atanır?
Temsil kayyımı: Belirli işte temsil eksikliği
TMK m.426, erginin hastalık veya başka yerde bulunma gibi bir sebeple ivedi işini görememesi ve temsilci de atayamaması; yasal temsilci ile küçük ya da kısıtlının menfaatlerinin çatışması; yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bulunması gibi hâlleri düzenler. Amaç, belirli işteki temsil sorununu gidermektir.
Varsayımsal örnek: Bir trafik kazasında yaralanan çocuğun tazminat başvurusu yapılacak olsun. Aynı kazanın sürücüsü olan ebeveynin sorumluluğu da tartışılıyorsa çocuk ile ebeveynin menfaatleri çatışabilir. Ebeveynin çocuğun velisi olması, o uyuşmazlıkta temsil sorununun bulunmadığını göstermeye yetmez. Temsil kayyımı değerlendirmesi bu somut iş üzerinden yapılır.
Yönetim kayyımı: Malvarlığının yönetilmesi
TMK m.427, yönetimi kimseye ait olmayan malların korunması için önlemler alınmasını ve maddede sayılan durumlarda yönetim kayyımı atanmasını öngörür. Uzun süreden beri bulunamayan kişi, belirli şartlarla kendi malvarlığını yönetemeyen ergin veya mirasçılık hakları henüz belli olmayan tereke buna örnek olabilir. İstek üzerine kayyım atanması ise TMK m.428’de ayrıca düzenlenmiştir.
Mirasla bağlantılı bir yönetim ihtiyacında, hangi hakkın terekeye dâhil olduğu da ayrıca belirlenmelidir. Mirasla geçen ve geçmeyen hak ve borçlar ile bu hakları yönetecek kişinin yetkisi farklı meselelerdir. Kayyım atanması mülkiyeti kayyıma geçirmez.
TMK m.458 gereğince kayyım atanması tek başına fiil ehliyetini etkilemez. Ancak kişinin önceden mevcut küçüklüğü veya başka bir sebepten kaynaklanan ehliyet durumu ortadan kalkmaz. Atamanın ehliyeti değiştirmemesi, kayyımın atama kararı dışındaki bütün işlemleri yapabileceği anlamına da gelmez.
Yasal danışmanlık nedir, hangi işlemlerde uygulanır?
TMK m.429, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmayan fakat korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gereken ergin kişiyi esas alır. Buradaki yasal danışman, kişinin serbestçe seçtiği avukat veya gündelik anlamdaki danışman değildir; mahkeme kararıyla görev verilen bir koruma görevlisidir.
Maddenin ilk fıkrasında görüşü alınacak işler dokuz bentte sayılmıştır:
- Dava açılması ve sulh olunması.
- Taşınmaz alınması, satılması, rehnedilmesi ve üzerinde başka ayni hak kurulması.
- Kıymetli evrakın alınması, satılması ve rehnedilmesi.
- Olağan yönetim sınırları dışındaki yapı işleri.
- Ödünç verilmesi ve alınması.
- Ana paranın alınması.
- Bağışlama.
- Kambiyo taahhüdü altına girilmesi.
- Kefil olunması.
Bu düzenleme, görüş alınmasının yalnızca bağlayıcı olmayan bir tavsiye istemekle eşdeğer olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. İlgili işlemlerde danışmanın gerekli katılımı ve onayı değerlendirilir. Bununla birlikte görüş danışmanı vasi gibi genel yasal temsilci değildir; kişinin iradesinin yerine geçerek her işlemi tek başına yapamaz.
Maddenin ikinci fıkrası aynı koşullarda malvarlığını yönetme yetkisinin kaldırılmasına da imkân tanır; kişinin gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklıdır. Bu nedenle yalnız görüş alınması şeklindeki danışmanlık ile malvarlığı yönetimine ilişkin kararın etkisi aynı değildir. Banka veya tapu işleminden önce kararın hüküm kısmını, kapsadığı işleri ve varsa ek yetki kararlarını incelemeyi tavsiye ediyoruz.
Başvuru hangi mahkemeye yapılır, hangi belgeler önemlidir?
TMK m.397’ye göre vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. Bu kurumlar aileyle ilgili olsa da her başvurunun aile mahkemesine yapılacağı sonucu çıkarılamaz. Temsil kayyımında kişinin yerleşim yeri; yönetim kayyımında malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kişinin payına düşen malların bulunduğu yer yönünden TMK m.430 ayrıca gözetilir. Yasal danışmanın atanmasında ise TMK m.431’deki usul atfı önemlidir.
Başvuruda korunması istenen kişi, somut ihtiyaç ve istenen görevin kapsamı açıklanmalıdır. Mevcut vesayet veya danışmanlık kararları, ilgili dava dosyası ve ara karar, sağlık belgeleri, işlem ve malvarlığı kayıtları ihtiyaçla bağlantılı olarak sunulur. Her dosyada aynı belge listesinin yeterli olacağını söylemiyoruz.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamada TMK m.409 resmî sağlık kurulu raporunu arar. Başka sebeplerde kişinin dinlenilmesine ilişkin kurallar da aynı maddede yer alır. Sağlık verileri yalnız gerekli ölçüde kullanılmalı; rapor veya aile içi uyuşmazlık ayrıntıları kamuya açık alanlarda paylaşılmamalıdır.
Mevcut bir koruma dosyasında adres değişmişse yalnız adres kaydından hareketle yeni mahkemenin yetkili olduğu varsayılmamalıdır. Önceki kararlar ve yerleşim yeri değişikliği işlemleri birlikte kontrol edilmelidir. Her mahkeme kararına karşı aynı itiraz veya kanun yolu süresi uygulanmaz; başvurunun atanan kişinin şahsına mı, kararın esasına mı yoksa bir işleme mi yöneldiği ayrı belirlenmelidir.
Yargıtay kararları hangi yanlışları önlüyor?
2025: Veli olmak her davada yeterli temsil sağlamaz
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 26.05.2025, E.2024/1160, K.2025/8453 sayılı kararında, kazada sürücü olan baba ile yaralanan çocuk arasındaki menfaat çatışmasını değerlendirmiştir. Çocuğa temsil kayyımı atanması ve kayyımın yargılamaya katılması sağlanmadan karar verilmesini doğru bulmayarak hakem heyeti kararını bozmuştur. Diğer temyiz itirazları o aşamada incelenmemiştir. Bu, tazminatın esası ve miktarı hakkında kesin sonuç değildir.
2026: Yasal danışmanlık dosyasında yetki ayrıca incelenir
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 19.01.2026, E.2025/17013, K.2026/638 sayılı kararı bir yargı yeri belirleme kararıdır. Daire, dosyadaki yerleşim yeri değişikliği izni ve ilgili talep bulunmamasını değerlendirerek Dinar Sulh Hukuk Mahkemesini yetkili belirlemiştir. Kararda aktarılan ilk derece mahkemesinin yasal danışman seçimi, Yargıtay’ın bu kişinin sağlık durumu hakkında esastan verdiği hüküm olarak okunmamalıdır.
2022: Görüş danışmanı vasi gibi tek başına dava açamaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.02.2022, E.2021/9354, K.2022/1172 sayılı kararında, yasal danışmanın kişinin katılımı olmaksızın onun adına boşanma davası açtırmasını ele almıştır. Danışmanın genel yasal temsilci olmadığı açıklanmış; ilgili kişinin vekâleti veya muvafakati bakımından eksikliklerin giderilmesi için dosya iade edilmiştir. Karar bozma veya davanın kesin reddi değildir. TMK m.429’daki görüş ve katılım düzeni bakımından bu temsil ayrımı önemini korumaktadır.
Yetki ve görevin sona ermesi nasıl değerlendirilir?
Kayyımın atama kararında hangi iş için görevlendirildiği kontrol edilmelidir. TMK m.459 belirli işte vesayet makamının talimatına uyulmasını; m.460 ise yönetim görevinin ilgili malvarlığının yönetimi ve korunmasıyla sınırlı olmasını düzenler. Başka bir dosyada kullanılmak üzere alınmış bir kayyımlık kararı, her işlem için yeterli temsil belgesi sayılmamalıdır.
TMK m.477 uyarınca temsil kayyımlığı görevlendirilen işin bitirilmesiyle; yönetim kayyımlığı ise atama sebebinin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer. Yasal danışmanlık vesayet makamının kararıyla sona erer. Görevlinin değişmesi ile koruma ihtiyacının sona ermesi farklıdır; yalnız aile üyelerinin anlaşmasıyla mevcut mahkeme kararının etkisiz kaldığı varsayılmamalıdır.
Temsil belgesinin güncelliği icra takibinde de önem taşır. Bu konudaki usul ayrımlarını icra takibinde taraf ve takip ehliyeti yazımızda açıklıyoruz. Başvuru yapmadan önce hem kişinin ehliyetini hem de görevlendirilen kişinin yetkisinin kapsamını ayrı kontrol etmeyi tavsiye ediyoruz.
Sık sorulan sorular
1. Vasi ile kayyım aynı kişi midir?
Görevleri aynı değildir. Vasi geniş koruma ve yasal temsil görevi üstlenir; kayyımın görevi belirli iş veya malvarlığıyla sınırlıdır. Somut görev ve kişi mahkeme kararından anlaşılır.
2. Kayyım atanması kişiyi kısıtlar mı?
Atama tek başına fiil ehliyetini etkilemez. Kişinin önceden mevcut küçüklük, ayırt etme gücü veya kısıtlama durumu ayrıca değerlendirilir.
3. Yasal danışman bir avukatla aynı şey midir?
Hayır. TMK m.429’daki yasal danışman mahkemece atanan koruma görevlisidir. Avukatlık hizmeti veya sözleşmeyle alınan hukuki danışmanlık farklıdır.
4. Yaşlı bir kişiye mutlaka vasi atanır mı?
Hayır. Yaş tek başına yeterli değildir. İşlerini yönetebilme durumu, kanuni sebep, korunma ihtiyacı ve ilgili hükmün şartları incelenir.
5. Yasal danışman kişinin bütün parasını yönetir mi?
Her atamada değil. Görüş danışmanlığı ile malvarlığını yönetme yetkisine ilişkin sınırlama ayrıdır. TMK m.429/2 gelirlerde serbest tasarruf hakkını saklı tutar.
6. Vasi kişinin yerine her işlemi yapabilir mi?
Hayır. Kanuni sınırlar, izin gerektiren işlemler ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar gözetilir. Genel temsil, sınırsız yetki anlamına gelmez.
7. Çocuk velayet altındaysa yine kayyım gerekir mi?
Belirli işte veli ile çocuğun menfaati çatışıyorsa gerekebilir. Velayetin bulunması temsil kayyımını her olayda gereksiz kılmaz.
8. Kayyım kişinin malına sahip olur mu?
Hayır. Atama mülkiyet devri değildir. Yönetim görevi, malvarlığını kanun ve karar kapsamı içinde koruyup yönetmeye yöneliktir.
9. Kendim için kayyım atanmasını isteyebilir miyim?
TMK m.428, isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa erginin kendi isteğiyle kayyım atanmasına imkân tanır. Talep, sebep ve görev kapsamı değerlendirilir.
10. Yasal danışman benim yerime tek başına dava açabilir mi?
Görüş danışmanı vasi gibi genel yasal temsilci değildir. Kişinin katılımı, gerekli görüş ve temsil işlemleri birlikte değerlendirilir; yalnız danışmanın imzasına güvenilmemelidir.
11. Bu başvurular aile mahkemesinde mi görülür?
TMK’daki vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir. Bununla birlikte kayyım ihtiyacını doğuran asıl uyuşmazlığın görüldüğü mahkeme farklı olabilir.
12. Kayyımlık ile yasal danışmanlık aynı şekilde mi sona erer?
Hayır. TMK m.477 temsil kayyımlığı, yönetim kayyımlığı ve yasal danışmanlığın sona ermesini ayrı düzenler. İlgili kararın türü ve kapsamı kontrol edilmelidir.
Kaynaklar ve hukuki bilgilendirme
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: m.16, 397, 403–406, 408–409, 411–412, 426–431, 458–460, 462 ve 477.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 26.05.2025, E.2024/1160, K.2025/8453.
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 19.01.2026, E.2025/17013, K.2026/638.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.02.2022, E.2021/9354, K.2022/1172.
19.10.2026 tarihi esas alınarak hazırlanmış genel hukuki bilgilendirmedir. Somut kişinin durumu, kararın kapsamı, işlem ve tebliğ tarihleri ayrı değerlendirme gerektirir. Metin, dosyaya özgü hukuki görüşün yerine geçmez.
