Terekeye giren malvarlığı ve borçları temsil eden ev modeli, anahtar, dosya ve paralar

Mirasla Hangi Hak ve Borçlar Geçer, Hangileri Geçmez?

Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci · Hukuki kontrol: 17 Ekim 2026 · Miras Hukuku

Miras, yalnız ev, araç ve banka hesabından oluşmaz. Ölümle birlikte mirasçılara geçmeye elverişli alacaklar ve borçlar da terekeye girer; kişiye bağlı bazı haklar ise sona erer. İntifa ve oturma hakkı, ölenin kendi manevi tazminat istemi, yakınların destekten yoksun kalma talebi ve dijital varlıklar aynı kurala tabi değildir. Önce hakkın kime ait olduğunu ve ölümden önce doğup doğmadığını belirliyor, ardından mirasla geçiş kuralını ve özel kanun hükümlerini inceliyoruz.

Mirasçılara geçişin temel kuralı: TMK m.599

Türk Medeni Kanunu m.599, mirasçıların mirası ölümle birlikte, kanun gereğince ve bir bütün olarak kazanmasını düzenler. Kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere ayni haklar, alacaklar, diğer malvarlığı hakları ve zilyetlik mirasçılara geçer. İntikale elverişli borçlar da bu bütünün dışına çıkarılamaz.

Bu geçişe külli halefiyet denir. Kural olarak her alacak için ayrı devir sözleşmesi yapılması veya mirasçının ayrıca kabul açıklaması gerekir şeklinde bir sonuç doğmaz. Bununla birlikte hak kazanma ile banka, tapu veya başka kurum önünde işlem yapma aynı şey değildir. Mirasçılık sıfatının belgelenmesi ve ilgili işlemin özel şartlarının yerine getirilmesi gerekir.

Birden fazla mirasçı varsa TMK m.640 gereğince paylaşmaya kadar hak ve borçları kapsayan miras ortaklığı oluşur. Her mirasçı, terekenin belirli bir eşyasını tek başına seçerek onun münferit maliki hâline gelmez. Bu yazıda pay oranlarını yeniden hesaplamıyoruz; o konu için eş ve çocukların miras payları açıklamamıza bakılabilir.

Hangi malvarlığı hakları mirasçılara geçer?

Ölene ait taşınmazlar, araçlar, para, mevduat ve devredilebilir malvarlığı hakları kural olarak mirasın aktifini oluşturur. Bunların yanında, henüz tahsil edilmemiş olsa da hukuken doğmuş kira, satış bedeli veya ödünç para alacağı bulunabilir. Yalnız fiziken elde olan eşyayı listelemek, önemli alacakların gözden kaçmasına neden olur.

Ölenin ücret alacağı, sözleşmeden doğan para istemi veya maddi zararına ilişkin alacağı da kendi koşulları içinde araştırılır. Bir dava açılmamış olması, her para alacağının ölümle ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ancak talebin gerçekten doğmuş olup olmadığı, zamanaşımı, borçlunun savunmaları ve hakkın kişiye bağlı niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ölüm anında farklı hakların ilk değerlendirmesi
Değer veya hakTemel sonuçİncelenecek husus
Ölene ait taşınmaz ve araçKural olarak mirasa girerMülkiyet, takyidat ve ortaklık biçimi
Doğmuş para alacağıKural olarak geçerAlacağın kaynağı, tutarı ve süreleri
Ölenin intifa hakkıHak sahibinin ölümüyle sona ererHak sahibinin kimliği, ölüm ve terkin belgesi
Oturma hakkıMirasçılara geçmezMülkiyet hakkıyla karıştırılmaması
Ölenin manevi tazminat istemiÖzel geçiş şartına bağlıdırSağlığında ileri sürülmüş olup olmadığı
Yakının destekten yoksun kalma talebiÖlenden kalan miras alacağı değildirDestek ilişkisi ve tazminat şartları

Tapuda işlem yapılmasıyla ilgili açıklamalarımız tapu intikali yazısındadır. İntikal işlemi ile mirasın paylaşılması, terekenin belirlenmesi ve borçların tasfiyesini tek işlem gibi değerlendirmiyoruz.

Hangi haklar mirasçılara geçmez?

Her ekonomik yarar sağlayan hakkın mutlaka mirasla geçeceği söylenemez. TMK m.797 uyarınca gerçek kişinin intifa hakkı, hak sahibinin ölümüyle sona erer. Mirasçılar, sırf bu sıfatları nedeniyle intifa hakkını kullanmaya devam edemez. Buna karşılık ölenin taşınmazın mülkiyetine sahip olması farklıdır; mülkiyet hakkı kural olarak miras kapsamındadır.

Oturma hakkı bakımından TMK m.823 açıkça mirasçılara geçişi dışlar. Bir konutta oturma hakkı sahibi olmak ile o konutun maliki olmak bu nedenle aynı sonuç doğurmaz. “Babam bu evde oturuyordu, o hâlde aynı hak bize geçti” değerlendirmesi, tapu kaydı ve hakkın niteliği görülmeden yapılamaz.

Ölenin bizzat ifa etmesi gereken kişisel edimler de ayrıca incelenir. Örneğin TBK m.440, işçinin ölümüyle hizmet sözleşmesinin kendiliğinden sona ermesini düzenler. Mirasçılar işçinin yerine çalışmakla yükümlü olmaz. Fakat bu durum, ölümden önce doğmuş ve ödenmemiş ücret gibi alacakların da yok olması anlamına gelmez.

Nafakada da dönem ayrımı gerekir. TMK m.176’daki irat biçimindeki maddi tazminat veya nafakanın ölümle kalkması ile ölümden önce doğmuş, ödenmemiş taksitlerin durumu aynı değildir. Bütün nafaka türlerini ve birikmiş alacakları tek cümleyle “mirasla geçmez” diye sınıflandırmıyoruz; kararın türü, alacaklı ve borçlu, tahakkuk dönemi ve ölüm tarihi birlikte incelenmelidir.

Manevi tazminat istemi mirasçılara geçer mi?

TMK m.25/4 iki ayrı ilişkiyi düzenler: Manevi tazminat isteminin başkasına devri ile miras yoluyla geçişi. Karşı tarafın kabulü devir bakımından; mirasbırakanın istemi ileri sürmüş olması ise miras yoluyla geçiş bakımından önem taşır. Bu iki şartı birbirinin yerine kullanmamak gerekir.

Ölenin sağlığında manevi tazminat istemini ileri sürüp sürmediği somut delillerle belirlenir. Bir dava dosyası varsa dilekçe ve talep sonucu okunmalıdır. Henüz dava yoksa hangi açıklama veya başvuruyla istem iradesinin ortaya konulduğu araştırılır. Her ceza şikâyetinin kendiliğinden manevi tazminat istemi sayılacağını kabul etmiyoruz.

Aşağıdaki Yargıtay kararında, kişinin sağlığında bu iradeyi ortaya koyduğunun dosyadan anlaşılamaması belirleyici olmuştur. Dolayısıyla “mirasçılar her zaman ölen adına manevi tazminat alır” veya “hiçbir zaman alamaz” biçimindeki iki kesin ifade de hatalıdır.

Ölüm nedeniyle yakınların kendi adlarına doğan hakları nelerdir?

Ölenin mevcut alacağını mirasla kazanmak ile ölümün yakın üzerinde oluşturduğu zararın tazminini istemek ayrı hukuki durumlardır. TBK m.53, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıplarını ölüm hâlindeki zararlar arasında sayar. Bu talepte incelenen, destek gören kişinin kendi kaybıdır; miras payının oranı değildir.

TBK m.56/2, ölüm hâlinde ölenin yakınlarına manevi tazminata hükmedilebilmesini düzenler. Yakının kendi acısına dayanan bu istem, ölenin sağlığında ileri sürmesi gereken kendi manevi tazminat istemiyle karıştırılmamalıdır. Destek ilişkisi, yakınlık, sorumluluk ve diğer şartlar her talep için ayrıca değerlendirilir.

TBK m.440’taki ölüm ödemesinin de kanunda belirtilen hak sahipleri vardır. Hüküm, sağ kalan eş ve ergin olmayan çocuklar; bunlar yoksa bakmakla yükümlü olunan kişiler yönünden düzenleme içerir. Bu nedenle işçinin birikmiş ücret alacağını mirasçılara ödemek ile özel ölüm ödemesinin kime yapılacağını belirlemek aynı hesap değildir. İş ilişkisine uygulanacak özel hükümler ayrıca gözetilir.

Ölen kişinin hangi borçları mirasçılara geçer?

Ölene ait geçerli özel hukuk borçları kural olarak mirasın pasifinde değerlendirilir. Kredi, kredi kartı, kira veya sözleşme borcu bulunması hâlinde alacaklının iddiası, ölüm tarihindeki bakiye, önceki ödemeler ve varsa sigorta teminatı araştırılmalıdır. “Ölüm bütün borçları siler” sonucu doğru değildir; fakat her talep edilen tutar da incelemesiz kabul edilmez.

TMK m.599 ve 641 uyarınca, genel rejimde kişisel ve müteselsil sorumluluk söz konusudur. Özel kurallar saklı kalmak üzere alacaklının talebi yalnız mirasçıya düşen oranla veya tereke malıyla sınırlı olmayabilir. Mirasın reddi, resmî defter ve tasfiye gibi yolların şartları bu nedenle zamanında değerlendirilmelidir. Bu yazının konusu genel sorumluluk davasının bütün ayrıntıları değil, intikale elverişlilik ayrımıdır.

TMK m.606’daki gerçek ret süresi kural olarak üç aydır; başlangıç yasal ve atanmış mirasçılarda farklı düzenlenmiştir. TMK m.605’teki hükmen ret de ayrı koşullara bağlıdır. Borca batıklığı bilmeden tereke üzerinde işlem yapmayı veya bir alacaklının talebiyle hemen kişisel ödeme üstlenmeyi önermiyoruz; somut dosyada süre ve davranışların etkisi incelenmelidir.

Adli para cezası ile tazminat borcu aynı mıdır?

Hayır. TCK m.64/2, hükümlünün ölümüyle hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarının ortadan kalkmasını düzenler. Ancak ölümden önce kesinleşmiş müsadere ve yargılama gideri hükümleri için aynı sonucu kabul etmez. Bir suçtan doğan özel hukuk tazminatı da adli para cezası değildir. Vergi, idari yaptırım ve kamu alacakları ise kendi kanunlarına göre ayrıca incelenir.

Dijital ve kripto varlıklar mirasa dâhil olabilir mi?

Dijital ortamda bulunmak, ekonomik bir değeri kendiliğinden miras dışında bırakmaz. 6362 sayılı Kanun m.3 kripto varlıkları değer veya hak ifade edebilen gayrimaddi varlıklar olarak tanımlar. Bununla birlikte her hesabın, dosyanın ve kripto varlığın hukuki niteliği aynı değildir.

2026 tarihli Gökhan Türkmen’in yüksek lisans tezinde de miras kapsamındaki ekonomik değer ile özel anahtara erişerek fiilen işlem yapabilme ayrımı incelenmektedir. Bu ayrım, somut dosyada varlığın tespitini ve hizmet sağlayıcı nezdindeki hukuki başvuruyu ayrı değerlendirmemizi gerektirir. Tezdeki doktrinel değerlendirmeyi bütün dijital varlıklar için kesinleşmiş yargı kuralı olarak sunmuyoruz.

Parola veya kurtarma kelimelerini güvensiz ortamlarda paylaşmayı tavsiye etmiyoruz. Varlığın kime ait olduğu, saklama hizmeti bulunup bulunmadığı ve hukuka uygun erişim yolu belgelenmelidir. Ekonomik hakkın mirasla geçişi, ölenin bütün özel yazışmalarına sınırsız erişim yetkisiyle aynı şey değildir.

Yargıtay kararları: Geçiş ve sona erme nasıl değerlendiriliyor?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 04.12.2025, E.2025/1588, K.2025/5176

İntifa kaydının terkinine ilişkin uyuşmazlıkta çoğunluk, hak sahibine kayyım atanmış olmasının ölüm veya gaiplik sonucu doğurmadığını belirtmiştir. Ölümün araştırılması veya şartları varsa gaiplik sürecinin işletilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Karar, ölümle sona erme kuralının tapu kaydının incelemesiz silinmesi anlamına gelmediğini gösterir. Karşı oy, temyizin kapsamı ve somut yasal intifanın sebebinin ortadan kalkması üzerinde durmaktadır; çoğunluk görüşüyle birleştirilmemelidir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 09.05.2023, E.2022/7766, K.2023/5075

İş kazasındaki ölümden sonra kendisi de vefat eden babanın manevi tazminat istemiyle ilgili bölümde, babanın sağlığında dava açma iradesini ortaya koyduğunun dosyadan anlaşılamaması esas alınmıştır. Yargıtay, bu konudaki bölge adliye mahkemesi gerekçesini yerinde bulmuş ve davacıların temyiz itirazlarını reddederek hükmü onamıştır. Dosyada davalıların bazı temyiz istemleri ise miktar nedeniyle reddedilmiştir. Bu usuli ayrım korunarak kararın yalnız ilgili manevi tazminat bölümü esas alınmıştır.

Tereke incelemesinde hangi belgeleri ayırıyoruz?

Önce ölüm tarihindeki mevcut hak ve borçları, ölümle sona eren ilişkileri ve yakınların kendi adlarına doğan taleplerini ayrı listeliyoruz. Bu sınıflandırma yapılmadan yalnız banka bakiyesinden veya tapu değerinden hareket etmek, aynı değerin yanlış kişiye yazılmasına ya da aynı zarar için iki farklı hesap yapılmasına yol açabilir.

  • Mirasçılık belgesi, ölüm kaydı ve medeni durum belgeleri.
  • Tapu, araç ve hesap kayıtları; intifa veya oturma hakkının kimin lehine kurulduğunu gösteren belgeler.
  • Alacak sözleşmeleri, ödeme kayıtları, ihtarlar ve devam eden dava dosyaları.
  • Kredi bakiyeleri, sigorta poliçeleri, alacaklı bildirimleri ve takip evrakı.
  • Manevi tazminat isteminin ölümden önce ileri sürüldüğünü gösterebilecek açıklama ve başvurular.
  • Doğrudan hak sahibine ödenmesi istenen tazminatın veya ölüm ödemesinin özel dayanağı.

Örnek: Ölenin banka alacağı, kendi lehine kurulmuş intifa hakkı ve bir yakınının destek kaybı aynı listede bulunabilir. Banka alacağı kural olarak miras aktifidir; ölenin intifa hakkı ölümle sona erer; yakının destek kaybı ise şartları varsa o yakının kendi talebidir. Bu üç kalemin hepsini miras paylarıyla bölmek doğru sonuç vermez.

Bir başka örnek: Bir kişinin resmî olarak eş sayılıp sayılmadığı tartışmalıysa önce bu sıfatın hukuki dayanağı belirlenmelidir. Konuya ilişkin evliliğin ve evlilik tarihinin tespiti açıklamamız, miras hesabından önce giderilmesi gereken belirsizliği ele almaktadır.

Sık sorulan sorular

1. Miras yalnız mal ve paradan mı oluşur?

Hayır. İntikale elverişli alacaklar, diğer malvarlığı hakları ve borçlar da kapsamda değerlendirilir.

2. Veraset ilamı alınmadan miras kazanılmaz mı?

Kural olarak kazanım ölümle gerçekleşir. Mirasçılık belgesi, sıfatı ispat ve kurum işlemleri için önem taşır; genel kazanımın kurucu işlemi değildir.

3. İntifa hakkı çocuklara kalır mı?

Ölen gerçek kişinin kendi intifa hakkı ölümle sona erer. Taşınmazın mülkiyetinin veya başkası lehine intifayla yüklü mülkiyetin geçişi ayrı konudur.

4. Oturma hakkı mirasla geçer mi?

TMK m.823 uyarınca geçmez. Konutta malik olmak veya kira ilişkisiyle oturmak aynı hak değildir.

5. Ölenin bütün manevi tazminat talepleri mirasçılara geçer mi?

Hayır. TMK m.25/4 gereğince istemin mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olup olmadığı araştırılır.

6. Ceza şikâyeti manevi tazminat istemini her zaman kanıtlar mı?

Hayır. Açıklamanın içeriği ve istem iradesi somut dosyada incelenir; yalnız şikâyet sıfatından otomatik sonuç çıkarılmaz.

7. Destekten yoksun kalma tazminatı miras payıyla mı hesaplanır?

Bu talebin konusu kişinin kendi destek kaybıdır. Miras payı hesabıyla özdeş değildir; destek ve sorumluluk şartları ayrıca belirlenir.

8. Kredi borcu ölümle biter mi?

Kendiliğinden bütün kredi borçlarını sona erdiren genel kural yoktur. Bakiye, poliçe ve sorumluluk rejimi incelenmelidir.

9. Her mirasçı yalnız payı kadar borçtan mı sorumludur?

Genel özel hukuk rejiminde müteselsil ve kişisel sorumluluk bulunduğundan bu ifade doğru değildir. Özel kanunlar ve ret ya da tasfiye durumu ayrıca değerlendirilir.

10. Adli para cezası mirasçıdan istenir mi?

Hükümlünün ölümü henüz infaz edilmemiş adli para cezasını ortadan kaldırır. Müsadere, gider ve tazminat için ayrı hükümler bulunduğu unutulmamalıdır.

11. Kripto varlıkta anahtara ulaşamamak miras hakkını ortadan kaldırır mı?

Hukuki hak sahipliği ile teknik erişim farklıdır. Somut varlık, hizmet sağlayıcı ve hukuka uygun işlem imkânı birlikte araştırılır.

12. Borç araştırması için üç aylık ret süresi bekletilebilir mi?

Araştırma gerekmesi sürelerin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez. Ret ve diğer koruma yollarının şartlarını gecikmeden değerlendirmeyi tavsiye ediyoruz.

Kaynaklar ve hukuki kontrol

Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir. Mevzuat ve kararlara ilişkin kontrol tarihi 17 Ekim 2026’dır. Belirli bir terekenin kapsamı, hak sahipliği, süreler ve uygulanacak hukuk dosya belgeleri üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir; sonuç taahhüdü verilmemektedir.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir