|

TMK 162 Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası

Türk Medeni Kanunu ve adalet terazisiyle hayata kast nedeniyle boşanma davasını anlatan sade hukuk görseli

TMK 162 Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davası

Son güncelleme: 25 Eylül 2026 | Yazar: Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci

Kısa cevap: Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesi, eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi hâlinde özel ve mutlak boşanma sebebi öngörür. Hayata kastın, yani öldürme iradesini ortaya koyan somut bir eylemin ispatlanması hâlinde ayrıca evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kanıtlanması aranmaz. Ancak olayın niteliği, kast, af, deliller ve kanuni süreler her dosyada ayrı değerlendirilir.

TMK 162 nedir?

TMK m. 162, aynı başlık altında üç ayrı seçimlik boşanma sebebi düzenler: hayata kast, pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış. Bu sebepler, genel boşanma nedeni olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasından farklı olarak belirli fiillere dayanır.

Hükmün güncel metnine göre dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle düşer. Ayrıca affeden eş, affettiği fiile dayanarak TMK m. 162 kapsamında boşanma isteyemez. Kanun metni için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu incelenebilir.

TMK m. 162’nin mutlak boşanma sebebi niteliği, hayata kast fiili ispatlandığında hâkimin ayrıca “ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediğini” araştırmak zorunda olmaması anlamına gelir. Bu, boşanmanın kendisi bakımından geçerlidir; velayet, nafaka, tazminat, tedbir ve mal rejimi sonuçları yine kendi şartları içinde incelenir.

Hayata kast ne demektir?

Hayata kast, eşin yaşamını sona erdirmeye yönelen ve öldürme iradesini somut bir davranışla ortaya koyan eylemdir. Ölüm sonucunun gerçekleşmesi şart değildir. Öldürmeye teşebbüs, ölümcül nitelikte zehirleme girişimi veya kişiyi intihara zorlayan davranışlar, olayın bütün koşulları içinde hayata kast iddiasını gündeme getirebilir.

Belirleyici olan yalnızca yaralanmanın ağırlığı değildir. Kullanılan araç, saldırının yöneldiği bölge, eylemin gerçekleşme biçimi, olay öncesi ve sonrası sözler, eylemin devamı ve failin kastını gösteren diğer olgular birlikte değerlendirilir. Ağır bir yaralanma, öldürme kastı gösterilmediği sürece otomatik olarak TMK m. 162 anlamında hayata kast sayılmaz; farklı bir özel sebep veya TMK m. 166 kapsamında değerlendirilebilir.

Salt “seni öldürürüm” şeklindeki sözlü tehdit, somut icra hareketine dönüşmediği hâllerde tek başına hayata kastın ispatı için yeterli olmayabilir. Bununla birlikte tehdit, yoğun şiddet, takip veya silah kullanımı varsa 6284 kapsamında koruma, ceza soruşturması ve genel boşanma sebebi bakımından ayrıca önem taşıyabilir.

Hayata kast hangi fiillerden ayrılır?

Hukuki durumTemel ölçütDikkat edilmesi gereken nokta
Hayata kastÖldürme iradesini gösteren somut eylem.Ölümün gerçekleşmesi gerekmez; kast ve eylemin yönü somut delillerle ortaya konur.
Pek kötü davranışEşin beden veya ruh sağlığını ağır biçimde bozan, zulüm veya işkence seviyesine ulaşan davranış.Her fiziksel şiddet olayı otomatik olarak bu kapsama girmez; ağırlık ve olayın koşulları incelenir.
Ağır derecede onur kırıcı davranışEşin şeref, haysiyet veya kişilik değerlerine ağır saldırı.Her tartışma veya hakaret yeterli değildir; sözün içeriği, tekrar, ortam ve etkisi değerlendirilir.
Ölüm tehdidiSöz veya mesajla yöneltilen tehdit.Somut saldırı hareketi yoksa hayata kasttan ayrılabilir; koruma tedbiri ve TMK m. 166 bakımından yine önem taşıyabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20 Haziran 2019 tarihli, E. 2017/2420, K. 2019/750 sayılı kararında TMK m. 162’deki üç hâlin özel ve mutlak boşanma sebepleri olduğu; fiil ispatlandığında ayrıca evlilik birliğinin çekilmezliğinin aranmayacağı açıklanmıştır. Kararın somut olayındaki fiziksel şiddet ve ağır aşağılamalar, hayata kasttan çok pek kötü davranış ve onur kırıcı davranış ayrımı bakımından değerlendirilmiştir. Bu nedenle karar, her şiddet olayının hayata kast olduğu şeklinde okunmamalıdır.

Süreler ve affetmenin etkisi

BaşlıkKuralUygulama notu
Öğrenmeden itibaren süreSebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay.Öğrenme tarihi, olayın gerçekleştiği tarihten farklı olabilir; dosyadaki bilgi ve belgelerle belirlenir.
Mutlak üst sınırFiilin doğumundan itibaren her hâlde beş yıl.Beş yıllık sürenin başlangıcı ve süreklilik gösteren olaylarda son eylemin etkisi somut olaya göre değerlendirilir.
AfAffeden tarafın aynı fiile dayanarak TMK m. 162 davası açma hakkı yoktur.Açık af beyanı kadar, olaydan sonra ortak hayata dönme ve fiili hoşgörü de tartışılabilir; her birlikte yaşam af anlamına gelmez.

Af iddiası, olaydan sonraki davranışlardan otomatik olarak çıkarılamaz. Tarafların neden birlikte yaşamaya devam ettiği, barışma iradesinin bulunup bulunmadığı, davranışların geçici güvenlik veya ekonomik zorunluluk kaynaklı olup olmadığı ve yeni olayların meydana gelip gelmediği incelenmelidir. Şikâyetten vazgeçme de tek başına her durumda boşanma hukuku bakımından af anlamına gelmez.

Altı aylık süre geçirilmişse, somut olayda TMK m. 166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebinin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilebilir. Bu, TMK m. 162 süresinin uzadığı anlamına gelmez; farklı bir hukuki sebebin şartlarının incelenmesi anlamına gelir.

Hayata kast nedeniyle boşanma davasında deliller ve ispat

Davacı, hayata kast oluşturan olayın gerçekleştiğini ve olayın karşı eş tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koymalıdır. Ceza mahkûmiyeti önemli bir delil olabilir; ancak TMK m. 162 davası açmak için mutlaka ceza dosyasının kesinleşmesini beklemek gerektiği söylenemez. Aile mahkemesi, önündeki hukuka uygun delilleri TMK m. 184’teki özel yargılama ilkeleri çerçevesinde değerlendirir.

Uygun delil planı nasıl kurulabilir?

  • Hastane ve adli muayene kayıtları, darp veya hayati tehlike raporları.
  • Kolluk tutanakları, ihbar kayıtları, soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi kararı.
  • Olayı doğrudan gören tanıklar; duyuma dayalı anlatımla doğrudan gözlemi ayırmak gerekir.
  • Kamera kaydı, fotoğraf, mesaj veya sosyal medya içeriği; tarih, hesap aidiyeti, bütünlük ve elde edilme yöntemi gösterilmelidir.
  • Silah, ilaç, zehir veya olayda kullanılan diğer araçlara ilişkin hukuka uygun tespit ve kayıtlar.

Eşin telefonuna şifre kırarak girmek, casus yazılım kullanmak, sahte kayıt oluşturmak veya özel haberleşmeyi hukuka aykırı biçimde ele geçirmek önerilemez. Evlilik ilişkisi, diğer eşin tüm cihaz ve hesaplarına sınırsız erişim yetkisi vermez. Delilin mahkemece kullanılabilirliği, elde edilme yöntemi ve somut olayın koşullarıyla birlikte incelenmelidir.

6284 tedbir kararı, kişinin güvenliğini sağlamak için verilir; tek başına TMK m. 162’deki hayata kastın kesin ispatı veya ceza sorumluluğu anlamına gelmez. Buna karşılık tedbir dosyasındaki başvuru, tutanak, sağlık kaydı ve diğer belgeler, boşanma yargılamasında ayrıca değerlendirilebilecek delil niteliği taşıyabilir.

Dava süreci, görev ve yetki

TMK m. 162’ye dayalı boşanma davası kural olarak aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde, 4787 sayılı Kanun kapsamında belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu görev düzenini açıklar.

Yer bakımından yetkili mahkeme, TMK m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa en az altı ay birlikte oturulan yer mahkemesidir. Dava dilekçesinde olayların tarih sırasına göre anlatılması, hayata kast kastını gösteren olguların açıklanması, delillerin bildirilmesi ve varsa nafaka, tazminat, velayet ve geçici tedbir taleplerinin açıkça kurulması önemlidir.

Dava açıldığında hâkim, yargılama boyunca eşlerin barınması ve geçimi, çocukların bakım ve korunması ve gerekli diğer konularda TMK m. 169 kapsamında geçici önlemler alabilir. Bu tedbirler nihai kusur veya kesin boşanma kararı anlamına gelmez.

Boşanma davasının belirli sayıda duruşmada veya kesin bir ay içinde sonuçlanacağı garanti edilemez. Tebligat, delillerin toplanması, tanıklar, ceza dosyası, sosyal inceleme, mahkeme iş yükü ve kanun yolu başvuruları süreyi etkileyebilir. Dava sürecinin genel çerçevesi için boşanma davasında dava ve delil süreci başlıklı içeriğe bakılabilir.

Boşanma davalarında arabuluculuk konusunda zaman zaman kanun teklifleri ve reform açıklamaları yapılmaktadır. 25 Eylül 2026 itibarıyla TBMM kaydında boşanma davalarına zorunlu arabuluculuk getirmeyi amaçlayan 2/2651 esas numaralı teklifin durumu “Komisyonda” görünmektedir. Bu nedenle teklif metni, yürürlükteki kanun hükmü gibi uygulanamaz; güncel başvuru koşulları dava tarihinde ayrıca kontrol edilmelidir.

6284 tedbirleri ve geçici önlemler

Hayata yönelik gerçek ve yakın bir tehlike varsa öncelik güvenliğin sağlanmasıdır. Acil durumda 112 Acil Çağrı Merkezi, kolluk birimleri, Cumhuriyet Başsavcılığı veya aile mahkemesi hâkimliği başvuru kanallarıdır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının güncel bilgilendirmesinde ayrıca ALO 183, ŞÖNİM, baro adli yardım büroları ve ilgili sosyal hizmet birimleri gösterilmektedir.

6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, silah teslimi, geçici koruma, barınma, adres ve kimlik bilgilerinin gizlenmesi, çocukla kişisel ilişkinin sınırlanması veya refakatçi eşliğinde kurulması gibi tedbirler somut riske göre gündeme gelebilir.

6284 tedbir kararı ile TMK m. 162’ye dayalı boşanma davası birbirinden farklıdır. Tedbir için aranan değerlendirme, hızlı koruma amacı taşır; boşanma davasında hâkim olayın gerçekleştiğine ve hukuki sebebin oluştuğuna dair vicdani kanaat oluşturmalıdır. Koruma talebi, boşanma davası açılmasını beklemek zorunda değildir.

Tazminat, nafaka, velayet ve mal rejimi

Maddi ve manevi tazminat

Hayata kastın ispatı, olayın kusur ve kişilik hakkı boyutu bakımından tazminat talebini güçlendirebilir; ancak tazminat otomatik veya sabit tutarlı değildir. TMK m. 174’e göre maddi tazminatta mevcut veya beklenen menfaatlerin zedelenmesi, manevi tazminatta ise kişilik hakkına saldırı, kusur, zarar ve somut olayın ağırlığı değerlendirilir. Tutar; tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile olayın etkisi gibi ölçütlere göre hâkim tarafından takdir edilir. Genel tazminat değerlendirmesi için boşanmada maddi ve manevi tazminat ölçütleri başlıklı iç sayfaya bakılabilir.

Nafaka ve çocukların durumu

Boşanma davası sürerken tedbir nafakası; karar sonrasında şartları varsa yoksulluk nafakası ve çocuk için iştirak nafakası gündeme gelebilir. Nafaka türleri birbirinden farklıdır. Gelir, ihtiyaç, ödeme gücü, çocuğun giderleri ve tarafların yaşam koşulları değerlendirilir; belirli bir maaş yüzdesi veya herkes için sabit tutar kuralı yoktur.

Velayet ve kişisel ilişki değerlendirmesinde eşlerin birbirine karşı kusurundan çok çocuğun üstün yararı, güvenliği, bakım sürekliliği, eğitim ve sağlık koşulları önem taşır. Hayata kast iddiası çocuğun güvenliğiyle ilgiliyse mahkeme bu olguyu ayrıca inceler; eşler arasındaki kusur otomatik olarak velayet sonucuna dönüşmez.

Mal rejimi bakımından özel sonuç

TMK m. 236/2, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkime kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun biçimde azaltma veya kaldırma yetkisi verir. Bu sonuç kendiliğinden doğmaz; boşanmanın gerçekten zina veya hayata kast sebebine dayandığı, mal rejiminin niteliği, artık değer ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir.

Bu özel düzenleme, TMK m. 162’deki pek kötü davranış veya ağır onur kırıcı davranış hâllerine otomatik olarak genişletilemez. Ayrıca ev, araba veya banka hesabının tamamının kendiliğinden diğer eşe geçeceği anlamına gelmez. Malvarlığının edinilme tarihi, finansmanı, kişisel veya edinilmiş mal niteliği ve tasfiye hesabı ayrı incelenir. Mal rejimi bağlantısı için boşanma sürecinde ev ve araba paylaşımı başlıklı içeriğe bakılabilir.

Varsayımsal uygulama örnekleri

Örnek 1: Ateşli silahla saldırı iddiası

Varsayımsal olarak eşlerden birinin diğerine ateş ettiği, olayın kolluk ve sağlık kayıtlarıyla doğrulandığı ve eylemin öldürme kastını gösteren olgular bulunduğu kabul edilsin. Bu durumda TMK m. 162 bakımından hayata kast iddiası incelenebilir. Ölümün gerçekleşmemesi tek başına davayı engellemez; ancak kast ve eylemin karşı eşe yöneldiği ispatlanmalıdır.

Örnek 2: Ölüm tehdidi ve uzaklaştırma

Varsayımsal olarak yalnızca mesajla ölüm tehdidi gönderilmiş, somut saldırı hareketi tespit edilmemiş olsun. Bu olay, hayata kast sebebi bakımından yeterli olmayabilir; fakat tehdidin içeriği ve risk düzeyi 6284 tedbirleri, ceza soruşturması ve TMK m. 166 bakımından önem taşıyabilir.

Örnek 3: Olaydan sonra ortak hayata dönme

Varsayımsal olarak ağır olaydan sonra taraflar açıkça barıştıklarını bildirip uzun süre olağan evlilik hayatına devam etmiş olsun. Karşı taraf af savunması yapabilir. Mahkeme, ortak hayata dönüşün zorunluluk mu yoksa bilinçli affetme iradesi mi olduğunu dosyadaki tüm delillerle değerlendirir.

Sık sorulan sorular

Hayata kast nedeniyle boşanma davası için ceza mahkûmiyeti şart mı?

Hayır. Ceza mahkûmiyeti güçlü bir delil olabilir; ancak boşanma davası bakımından aile mahkemesi hukuka uygun diğer delilleri de değerlendirir. Ceza soruşturmasının sonucunu beklemek gerekip gerekmediği dosyanın koşullarına göre belirlenir.

Eşin öldürme tehdidi hayata kast sayılır mı?

Somut icra hareketine dönüşmeyen salt sözlü tehdit, hayata kastın unsurlarını karşılamayabilir. Yine de tehdit, 6284 tedbirleri, ceza soruşturması ve evlilik birliğinin sarsılması bakımından önemli olabilir. Mesajın veya kaydın hukuka uygun elde edilmesi gerekir.

Hayata kast nedeniyle boşanma davasında süre ne zaman başlar?

Kanun, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde fiilin doğumundan itibaren beş yıl öngörür. Öğrenme tarihi, olay tarihi ve süreklilik gösteren eylemlerde son eylem ayrı ayrı incelenmelidir.

Olaydan sonra birlikte yaşamak dava hakkını kaldırır mı?

Her birlikte yaşama otomatik olarak af anlamına gelmez. Ancak açık barışma, olayın hoşgörüyle karşılandığını gösteren davranışlar ve olağan evlilik hayatına bilinçli biçimde dönme af savunmasına dayanak olabilir.

6284 kararı alınması boşanma kararını garanti eder mi?

Hayır. 6284 koruma amacı taşır; TMK m. 162 davasında hayata kastın unsurları ayrıca ispatlanır. Tedbir dosyasındaki belgeler, somut olayda diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.

WhatsApp mesajları delil olarak kullanılabilir mi?

Hukuka uygun elde edilmiş, hesabı ve tarihi belirlenebilen, bağlamı korunmuş mesajlar değerlendirilebilir. Şifre kırma, casus yazılım, sahte ekran görüntüsü veya izinsiz hesap erişimi hukuki risk doğurur.

Hayata kast ispatlanırsa tazminat otomatik verilir mi?

Hayır. Maddi ve manevi tazminat ayrı talep ve koşullara tabidir. Zarar, kişilik hakkı saldırısı, kusur, nedensellik ve tarafların ekonomik durumları değerlendirilir; miktar hâkimin takdirindedir.

Hayata kast eden eş mal paylaşımından tamamen yararlanamaz mı?

Her dosyada otomatik sonuç doğmaz. TMK m. 236/2 hâkime, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete göre azaltma veya kaldırma yetkisi verir. Bu yetkinin kullanılıp kullanılmayacağı tasfiye hesabı ve somut olayla belirlenir.

Hayata kast iddiası çocuğun velayetini otomatik belirler mi?

Hayır. Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Güvenlik, bakım, eğitim, sağlık ve ebeveynlik koşulları incelenir; eşler arasındaki kusur değerlendirmesi velayet kararının tek ölçütü değildir.

TMK 162 davası nerede açılır?

Dava aile mahkemesinde; aile mahkemesi bulunmayan yerde görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yer bakımından yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa en az altı ay birlikte oturulan yer üzerinden değerlendirilir.

Dava belirli bir sürede veya tek celsede biter mi?

Çekişmeli boşanma davası için kesin süre veya celse garantisi verilemez. Deliller, tanıklar, tebligat, ceza dosyası, mahkemenin iş yükü ve kanun yolu başvuruları sonucu etkileyebilir.

Kaynaklar

Yazar

Avukat & Uzman Arabulucu İlker Cebeci

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Hayata kast iddiasında can güvenliği, delillerin korunması, hak düşürücü süre ve koruma tedbirleri birlikte değerlendirilmelidir. Somut olayın belgeleri incelenmeden kesin sonuç veya tazminat miktarı söylenemez.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir