
Ölümde Mal Rejimi Tasfiyesi ve Eşin Katılma Alacağı
Mirasçılık belgesindeki oran, sağ kalan eşin bütün ekonomik haklarını tek başına göstermez. Eş hem mirasçı hem de mal rejimi nedeniyle alacaklı olabilir. Bu yazıda genel miras oranlarını yeniden sıralamak yerine, ölüm nedeniyle doğan tasfiye talebinin nasıl hesaplanacağını ve diğer mirasçılara hangi tutarın yöneltilebileceğini ele alıyoruz.
Katılma alacağı neden miras payından farklıdır?
Katılma alacağı eşler arasındaki mal rejiminden; miras payı ise mirasçılık sıfatından doğar. Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılmada, her eş veya mirasçıları diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur; karşılıklı alacaklar takas edilir. Bu, tapudaki her malın yarısının evlilik sırasında diğer eşe geçtiği anlamına gelmez.
Sağ kalan eşin alacağı doğmuşsa tereke hesabında borç kalemi olarak değerlendirilir. Tersine, ölen eşin sağ kalan eşten alacağı varsa bu hak terekenin aktifini etkileyebilir. Dolayısıyla inceleme yalnızca ölenin adına kayıtlı malları listelemekten ibaret değildir. Genel oranlar ve aile ağacı için eş ve çocukların miras payı yazımız ayrı kapsam sunmaktadır.
Önce hangi mal rejiminin uygulandığı belirlenir
Ölüm, TMK m.225 uyarınca mal rejimini sona erdirir. Ancak her evlilik bütün süresi boyunca aynı rejime tabi olmayabilir. Mal rejimi sözleşmesi, evlenme ve edinim tarihleri ile önceki mahkeme kararları incelenmelidir. 1 Ocak 2002 öncesi dönem, geçiş hükümleri ve varsa seçim hakkının kullanılması ayrıca önem taşır.
Başka rejim seçilmediği tipik durumda 2002 öncesi mal ayrılığı dönemindeki bir edinimle sonraki edinilmiş mallara katılma dönemindeki edinim aynı hesaba otomatik konulamaz. Eski dönem bakımından katkı iddiasının koşulları ayrı olabilir. Mal rejiminin başlangıç ve sona erme tarihi hakkındaki açıklamalarımız bu tarih ayrımını ayrıntılandırır.
Hangi mallar ve borçlar hesaba alınır?
TMK m.219, rejim sırasında karşılığı verilerek elde edilen değerleri ve kanunda sayılan edinimleri düzenler. Çalışma geliriyle alınmış bir konut, banka birikimi veya araç koşulları varsa edinilmiş mal hesabına girebilir. TMK m.220’deki kişisel mallar ise aynı artık değer paylaşımına doğrudan sokulmaz.
Miras yoluyla veya karşılıksız kazanılmış mal, sırf evlilik içinde edinildi diye edinilmiş mal olmaz. Kişisel malın gelirleri ve o mal yerine alınan yeni değerler ayrıca incelenir. Kişisel kaynağın yeni mala aktarıldığı savunuluyorsa banka hareketi, satış ve ödeme zinciri araştırılmalıdır.
Artık değer hesabında ilgili mal kesimine ait borçlar, değer artış payı, eklenecek değerler ve denkleştirme değerlendirilir. Bir kredi borcunun varlığı, borcun bütününün aynı biçimde düşüleceği anlamına gelmez; hangi mala ve hangi döneme ait olduğu belirlenmelidir. Hesabı iki eş yönünden kuruyor, karşılıklı katılma alacaklarını birlikte değerlendiriyoruz.
Ölümde mal rejimi tasfiyesi hangi sırayla yapılır?
- Evlilik, ölüm ve mal rejimi belgeleriyle uygulanacak dönemler belirlenir.
- Malların kime ait olduğu, edinim kaynağı ve kişisel veya edinilmiş niteliği tespit edilir.
- İlgili borçlar, eklemeler, denkleştirme ve varsa değer artış payı hesaplanır.
- Her eş bakımından artık değer ve karşılıklı katılma alacakları belirlenir.
- Tasfiye sonucunun tereke aktifine veya borçlarına etkisi gösterilir.
- Miras payı ile diğer mirasçılara yöneltilecek talep ayrı hesaplanır.
Buradaki öncelik, hakların hesapta birbirine karıştırılmamasıdır. Mirasın ölümle kazanılması veya tapu intikali, her dosyada tasfiye davasının sonuna kadar kendiliğinden durur şeklinde bir sonuç çıkarılmamalıdır. Çekişmeli dosyalarda davaların ilişkisi ve gerekiyorsa bekletici sorun değerlendirmesi ayrıca yapılır.
6 milyon TL üzerinden varsayımsal hesap
Yalnızca hesap sırasını göstermek için şu varsayımları kabul edelim: Ölen eşin tamamı edinilmiş mal niteliğinde 6.000.000 TL değeri vardır; bu mallara ilişkin borç, başka mal, özel sözleşme, karşılıklı alacak veya değerleme farkı yoktur. Sağ kalan eş, çocuklarla birlikte mirasçıdır. Gerçek dosyada bu varsayımların her biri ayrıca doğrulanır.
| Kalem | Örnek tutar |
|---|---|
| Varsayılan artık değer | 6.000.000 TL |
| Sağ kalan eş lehine hesaplanan katılma alacağı | 3.000.000 TL |
| Bu borç hesaba alındıktan sonraki net tereke | 3.000.000 TL |
| Net terekenin 1/4’ü olan eşin miras payı | 750.000 TL |
| Eşin iki hak nedeniyle toplam ekonomik sonucu | 3.750.000 TL |
Bu sınırlı örnekte sonuç başlangıç değerinin 5/8’idir. 5/8, bütün miras dosyalarına uygulanan sabit eş payı değildir. Kişisel mallar, başka borçlar, farklı mirasçılar, sözleşme veya sağ kalan eşin kendi malvarlığından kaynaklanan karşı alacak bulunduğunda sonuç değişir.
Diğer mirasçılardan istenecek tutar neden ayrıca hesaplanır?
Yukarıdaki ekonomik sonuç ile diğer mirasçılara karşı kurulacak tahsil hükmü aynı şey değildir. Sağ kalan eş mirasçıysa, tereke borcunun kendi payına düşen bölümünde alacaklı ve borçlu sıfatları kısmen birleşir. Mirasçılar arasındaki davada bu pay dikkate alınmadan alacağın tamamının diğer mirasçılara yüklenmesi doğru olmayabilir.
Örnekteki 3.000.000 TL katılma alacağının eşin 1/4 payına karşılık gelen bölümü 750.000 TL’dir. Bu iç ilişki hesabında diğer mirasçılara yöneltilecek toplam tutar 2.250.000 TL olur; her davalının payı ayrıca belirlenir. Bu açıklama, “net tereke üzerinden hesaplanan 750.000 TL miras payı bir kez daha düşülür” anlamına gelmez. Aynı borcu iki ayrı yöntemle mükerrer indirmek hesabı bozar.
Genel tereke alacaklısının dış ilişkideki durumu ile mirasçı eşin diğer mirasçılara yönelttiği talebi ayırıyoruz. Ayrıntılı borç sorumluluğu için mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğu yazımız da incelenebilir.
Dava nerede ve kime karşı açılır?
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak uyuşmazlığı aile mahkemesinin görevindedir; aile mahkemesi bulunmayan yerde görevli asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla inceleme yapar. TMK m.214/1, ölümle sona ermede ölen eşin son yerleşim yerini yetki bakımından düzenler.
Talep, sorumluluk ve mirasçılık durumu araştırılarak ilgili mirasçılara yöneltilir. Mirası reddedenler, vasiyet, temsil veya resmî tasfiye gibi durumlar taraf incelemesini değiştirebilir. “Tereke” sözcüğünü tek başına davalı adı olarak yazmak, tarafların doğru belirlenmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Miras paylaşımı davasıyla alacak davasının görev ve usul kuralları birbirinin yerine kullanılamaz.
Ölüm tarihi ile değerleme tarihi aynı mıdır?
Her zaman aynı değildir. Malın kişisel veya edinilmiş niteliği ile rejimin sona erdiği andaki durumu ayrı; mevcut malın tasfiyede esas alınacak değeri ayrıdır. TMK m.228, 232 ve 235 bu ayrımı gerektirir. Yargıtay uygulamasında mevcut malların tasfiye hesabında karara en yakın sürüm değeri önem taşır.
Bozma sonrası yeni karar verilecekse önceki bilirkişi raporu güncelliğini yitirmiş olabilir. Buna karşılık bütün miras ve vergi işlemlerinde aynı değerleme tarihinin geçerli olduğunu söylemiyoruz. Mirasın paylaşılması, saklı pay ve tasfiye alacağı farklı kurallara tabi olabilir. Raporda hangi tutarın hangi hukuki amaç için hesaplandığını açıkça gösteriyoruz.
Aile konutu bakımından TMK 240 ve 652 ayrımı
Katılma alacağı kural olarak bir alacak hakkıdır; tek başına evin tapusunu eşe geçirmez. TMK m.240, koşulları varsa birlikte yaşanan konutta katılma alacağına mahsup ve gerektiğinde bedel ekleme yoluyla intifa veya oturma hakkı tanınmasını düzenler. Haklı sebeplerin varlığında mülkiyet talebi ayrıca değerlendirilebilir.
TMK m.652 ise miras hakkına mahsuben aile konutu ve ev eşyasının özgülenmesine ilişkin ayrı yoldur. İki talebin dayanağı ve hangi haktan mahsup yapılacağı aynı değildir. Konutun gerçekten ölen eşe ait olması, fiili kullanım ve diğer kanuni şartlar incelenmeden “eş evden hiçbir koşulda çıkarılamaz” veya “tapu mutlaka eşe verilir” şeklinde sonuç vaat edilmemelidir.
2025–2026 Yargıtay kararları ve eski ilkenin sınırı
2026: Güncel değer, konut ve mirasçı eşin borç payı
Yargıtay 2. HD, E.2025/2543, K.2026/2267, 26.02.2026 kararında, ölüme bağlı tasfiye davasında eski değerlerle hesap yapılmasını ve aile konutu talebinin değerlendirilmesini incelemiştir. Ayrıca davacı eşin de mirasçı olması nedeniyle tereke borcundaki kendi payının gözetilmesini, davalıların ayrı ayrı miras payına karşılık gelen sorumluluklarının belirlenmesini istemiştir. Bu yönlerden bozma kararı oybirliğiyle verilmiştir.
2025: Kişisel mal savunması eksik kayıtla reddedilemez
Yargıtay 2. HD, E.2024/9415, K.2025/11087, 11.12.2025 kararında, taşınmazın kişisel malın satış bedeli ve borsa birikimiyle alındığı savunmasını değerlendirmiştir. Hesapların yanlış kişi adına sorulduğu anlaşılınca doğru kayıtlar getirtilip savunmanın yeniden incelenmesi gerektiği belirtilmiş ve hüküm bozulmuştur. Edinilmiş mal karinesi, somut karşı delilin araştırılmasını gereksiz kılmaz.
2014: Hakların ayrılığı sürer; eski mahsup yaklaşımı aynen uygulanamaz
Yargıtay 8. HD, E.2014/5192, K.2014/13289, 24.06.2014 kararında katılma alacağıyla miras payının farklı kaynaklara dayandığı açıklanmıştır. Ancak karardaki miras payının alacaktan indirilmemesine ilişkin değerlendirmeyi bugünkü uygulamanın tamamı gibi sunmuyoruz. 2026 tarihli karar, mirasçı eşin kendi borç payının dikkate alınmasını açıkça gerektirmektedir. Eski kararı hakların niteliği ve tarihsel yaklaşım için; güncel mahsup hesabını ise sonraki kararla birlikte okuyoruz.
Talep hazırlığında hangi belgeler gerekir?
- Ölüm, evlilik ve mirasçılık kayıtları; varsa ret veya tasfiye belgeleri.
- Mal rejimi sözleşmesi ve önceki davalara ilişkin kararlar.
- Tapuların edinim ve devir zinciri, araç ve banka kayıtları.
- Kredi ödemeleri, satış bedelinin kaynağı ve miras veya bağış belgeleri.
- Varsa aile konutu kullanımını gösteren belgeler ve uygun değerleme raporları.
- Diğer mirasçılarla yapılan paylaşma, ibra veya sulh belgeleri.
Paylaşma sözleşmesinin imzalanmış olması, mal rejimi alacağının mutlaka ödendiğini veya mutlaka saklı kaldığını göstermez. Belgenin kapsamı ve geçerliliği incelenmelidir. Alacak ve usul süreleri de mirasın reddine ilişkin sürelerden farklıdır. Hakların zedelenmemesi için talebin ve varsa geçici hukuki korumanın gecikmeden değerlendirilmesini tavsiye ediyoruz.
Hesapta en sık karıştırılan noktalar
Her malı yarıya bölmek, katılma alacağını miras payının içinde eritmek veya sağ kalan eşin kendi mirasçı borç payını hiç dikkate almamak farklı hatalardır. Diğer yandan tasfiye alacağının paylaşım öncesi hesaba katılması, eşin bütün üçüncü kişi alacaklılardan üstün ve sınırsız ayrıcalıklı olduğu anlamına gelmez.
Dosyayı mal grupları, karşılıklı alacaklar, değerleme ve tarafların sıfatı bakımından ayrı hesaplarla kuruyoruz. Böylece genel miras oranının arkasında kalabilen tasfiye talebi görünür hâle gelir; aynı tutarın iki kez istenmesi veya iki kez indirilmesi önlenir.
Sık sorulan sorular
Ölümde mal rejimi tasfiyesi nedir?
Ölümle sona eren mal rejimi nedeniyle eşler veya mirasçıları arasındaki alacak ve borçların belirlenmesidir. Miras paylaşımıyla aynı işlem değildir.
Eş her malın yarısını otomatik alır mı?
Hayır. Rejim, malın kaynağı, borçlar, sözleşme ve karşılıklı alacaklar incelenir; katılma alacağı kural olarak ayni mülkiyet payı değildir.
Mirasçılık belgesindeki pay katılma alacağını içerir mi?
Belgedeki miras oranı, tasfiye alacağını tek başına hesaplamaz. İki hakkın hukuki dayanağı ayrıdır.
Çalışmayan eş de katılma alacağı isteyebilir mi?
Yasal rejimde katılma alacağı için her malın edinimine ayrıca parasal katkı kanıtlanması şart değildir. Mal grupları ve diğer şartlar yine incelenir.
Mirasla gelen ev tasfiyede yarıya bölünür mü?
Mirasla edinilen mal kural olarak kişisel maldır. Gelir, katkı ve yerine geçen değerler yönünden ayrı alacak bulunup bulunmadığı incelenebilir.
Sağ kalan eşin adına kayıtlı mallar hiç incelenmez mi?
İncelenebilir. Ölen eşin de katılma veya başka alacağı varsa terekenin aktifi etkilenir; hesap iki taraf bakımından yapılır.
Diğer mirasçılardan alacağın tamamı istenir mi?
Mirasçılar arasındaki davada sağ kalan eşin kendi miras payına düşen borçluluğu ve her davalının payı dikkate alınmalıdır.
Eşin payı her durumda 5/8 midir?
Hayır. Bu oran yalnız belirli ve basitleştirilmiş varsayımlarla oluşabilir; genel yasal miras oranı değildir.
Görevli mahkeme hangisidir?
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak aile mahkemesinde; bulunmayan yerde aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde incelenir.
Aile konutunun tapusu mutlaka eşe verilir mi?
Hayır. TMK m.240 ve m.652’nin ayrı koşulları, talep edilen hakkın niteliği ve mahsup hesabı değerlendirilir.
2014 kararı bugünkü mahsup için tek başına yeterli mi?
Değildir. Sonraki içtihatla birlikte okunmalıdır; 2026 tarihli karar mirasçı eşin kendi borç payının gözetilmesini gerektirir.
Paylaşma sözleşmesi varsa dava açılamaz mı?
Belgenin kapsamına bağlıdır. Mal rejimi haklarını tasfiye edip etmediği, ibra ve feragat ifadeleri ile geçerliliği ayrıca incelenir.



