|

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma

Türk Medeni Kanunu m.163 kapsamında suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanmayı anlatan, adalet terazisi ve hukuk kitabı simgeleri içeren 16:9 hukuki görsel.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma

1. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanmanın Tanımı ve Hukuki Niteliği

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 163. maddesinde düzenlenen suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, kanunda öngörülen özel boşanma sebeplerinden biridir. Yargıtay kararlarında bu madde, eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi durumunda, diğer eş için birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesi temeline dayanan “nispi” bir boşanma sebebi olarak tanımlanmaktadır (Yargıtay 2. HD., 2023/4163 E., 2009/17231 E.). Bu dava, münhasıran bu özel sebebe dayalı olarak açılabileceği gibi, TMK m. 166/1’de düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle birlikte de ikame edilebilir (Yargıtay 2. HD., 2012/7802 E.).

2. Suç İşleme Nedeniyle Boşanmanın Şartları Nelerdir?

TMK m. 163 kapsamında suç işleme nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için yargı kararlarında şu şartların kümülatif olarak gerçekleşmesi gerektiği vurgulanmıştır:

  • Suçun Evlendikten Sonra İşlenmiş Olması: Suç teşkil eden eylemin mutlaka evlilik birliği devam ederken gerçekleşmiş olması gerekir. Eşin evlenmeden önce işlediği bir suçun varlığı veya bu suçun bilinerek evlenilmesi durumunda TMK m. 163’e dayalı boşanma kararı verilemez (Yargıtay 2. HD., 2016/20524 E., 2012/7802 E.).
  • Suçun “Küçük Düşürücü” Niteliği: İşlenen suçun nitelik itibarıyla küçük düşürücü olması şarttır. Yargıtay uygulamasına göre; kasten adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, fuhuşa aracılık etmek ve konut dokunulmazlığını ihlal gibi suçlar bu kapsamda değerlendirilmektedir (Yargıtay 2. HD., 2011/16925 E., 2022/7694 E., 2012/19722 E., 2023/5610 E.).
  • Birlikte Yaşamanın Beklenemez Hale Gelmesi: Sadece suçun işlenmiş olması yeterli olmayıp, bu suç nedeniyle davacı eş için ortak hayatı sürdürmenin objektif olarak beklenemez hale gelmiş olması gerekir (Yargıtay 2. HD., 2024/1114 E., 2015/13025 E.). Ancak suçun niteliği (örneğin bir çocuğa cinsel istismar veya adam öldürme) gereği, bazı durumlarda birlikte yaşamanın beklenemeyeceği “açık ve tartışmasız” kabul edilerek ek bir ispat aranmaksızın boşanma sebebi gerçekleşmiş sayılır (Yargıtay 2. HD., 2014/20560 E., 2013/25910 E.).

3. Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanmanın Şartları Nelerdir?

Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için aranan temel kriterler şunlardır:

  • Süreklilik ve Yaşam Tarzı: Haysiyetsiz hayatın varlığından söz edilebilmesi için, toplumun genel değer yargılarıyla çatışan olumsuz davranışların bir “yaşam tarzı” olarak benimsenmiş olması ve süreklilik göstermesi gerekir. Bir defalık veya münferit nitelikteki davranışlar bu boşanma sebebinin oluşması için yeterli değildir (Yargıtay 2. HD., 2023/9150 E., 2011/22536 E.).
  • Somut Örnekler: Başkalarıyla evlilik dışı ilişkilerin devamlılık arz etmesi, çevrede para karşılığı cinsel ilişkiye girildiği yönünde yaygın söylentilere sebebiyet verecek şekilde bir yaşam sürülmesi veya birden fazla kişiyle makul sebep olmaksızın ıssız yerlerde seyahatler yapılması haysiyetsiz hayat sürme kapsamında değerlendirilmiştir (Yargıtay 2. HD., 2009/16450 E., 2024/2104 E.).
  • Birlikte Yaşamanın Beklenemezliği: Bu yaşam biçimi nedeniyle diğer eşin evlilik birliğini sürdürmesinin kendisinden beklenemeyecek duruma gelmesi şarttır (Yargıtay 2. HD., 2023/5251 E.).

4. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma Davasında Yargılama Usulü ve Kusur Değerlendirmesi

  • Kusur Araştırması: TMK m. 163’e dayalı davalarda, özel boşanma sebebine konu eylemi gerçekleştiren eş tam kusurlu kabul edilir. Bu davada davacının kusuru araştırılamaz ve taraflar arasında bir kusur kıyaslaması yapılamaz (Yargıtay 2. HD., 2023/4163 E., 2010/15135 E.).
  • Dava Zamanı: Kanun metni uyarınca, bu sebeplere dayanan eş “her zaman” boşanma davası açabilir; ancak davacının eşini affettiğine dair delil bulunmamalıdır (Yargıtay 2. HD., 2013/25910 E., 2009/10161 E.).

4. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma Davasına Dair Yargıtay Kararları ve Literatür

İkincil kaynak niteliğindeki kararlarda ve literatürde, TMK m. 163 kapsamındaki iddiaların ispatı ve kapsamına ilişkin şu bilgileri dikkate almak gerekmektedir;

  • İspat Yükü ve Deliller: Haysiyetsiz hayat sürme iddiasına dayanak gösterilen mesajlaşma kayıtlarının kim tarafından, kime gönderildiği ve zaman dilimi net değilse, bu kayıtlar tek başına somut delil olarak hükme esas alınamaz (Yargıtay 2. HD., 2024/208 E.).
  • Suçun Kesinleşmesi: Suç işleme sebebine dayalı davalarda, ceza mahkemesinin maddi vakıayı tespit eden kararı hukuk hakimini bağlar. Bu nedenle, boşanma davasına konu eylem hakkında ceza yargılaması devam ediyorsa, bu kararın kesinleşmesinin beklenmesi ve delillerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir (Yargıtay 2. HD., 2020/560 E.).
  • Kapsam Dışı Durumlar: Kumar oynamak veya eşe yönelik münferit tehdit eylemleri, süreklilik arz etmediği veya haysiyetsiz yaşam tarzı niteliği taşımadığı gerekçesiyle bazı durumlarda TMK m. 163 kapsamında kabul edilmeyerek davanın reddine yol açabilmektedir (Yargıtay 2. HD., 2023/6446 E., 2023/3951 E.).
  • Zamanlama: Suçun evlilik öncesi işlenmiş olması durumunda TMK m. 163 şartları oluşmaz; ancak bu durumun gizlenmesi evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) kapsamında değerlendirilebilir (Yargıtay 2. HD., 2023/523 E.).

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma Davası Örnek Dilekçe

NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI: [Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: …) ADRES: [Adres Bilgisi] VEKİLİ: Av. [Adı Soyadı] ADRES: [Adres Bilgisi]

DAVALI: [Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: …) ADRES: [Adres Bilgisi]

KONU: Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesi uyarınca Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme sebebine dayalı; mahkemeniz aksi kanaatte ise Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması nedeniyle BOŞANMA, velayet, nafaka ve tazminat taleplerimizi içerir dava dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR:

1. TARAFLARIN EVLİLİĞİ VE DAVALININ SUÇ İŞLEMESİ

Müvekkilim ile davalı [Tarih] tarihinde evlenmişlerdir. Ancak evlilik birliği kurulduktan sonra davalı, yüz kızartıcı ve küçük düşürücü nitelikte olan [Suçun Adı/Türü – Örn: Hırsızlık/Yüz Kızartıcı Suç] suçunu işlemiştir. Davalının bu eylemi nedeniyle [İlgili Ceza Mahkemesi]’nin [Esas/Karar No] sayılı dosyası ile yargılaması yapılmış ve mahkumiyetine karar verilmiştir/yargılaması devam etmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesi, eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu sebeplerden ötürü diğer eş için birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesi durumunda boşanma hakkı tanımaktadır. Yargıtay içtihatları uyarınca, işlenen suçun niteliği ve evlilik birliğine etkisi dikkate alındığında, müvekkilimin davalı ile ortak hayatı sürdürmesi kendisinden beklenemez.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/20560 E. ve 2015/4947 K. sayılı kararında; “İşlenen suçun niteliğine göre davacının dava açması karşısında onunla birlikte yaşaması kendisinden beklenemeyeceği açık ve tartışmasızdır” ifadesiyle, suçun niteliği gereği evliliğin çekilmez hale geldiği kabul edilmiştir. Davalının işlediği suç, toplum nezdinde müvekkilimi zor durumda bırakmış ve evlilik birliğinin manevi temelini yıkmıştır.

2. SUÇUN EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE İŞLENMESİ VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME

Davalı tarafın boşanmaya konu olan eylemleri ve suç teşkil eden fiilleri, taraflar evlendikten sonra gerçekleşmiştir. Bu husus, TMK m. 163’e dayalı boşanma davasının temel şartını oluşturmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/20524 E. ve 2018/8173 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; “Türk Medeni Kanununun 163. maddesi hükmüne göre boşanma kararı verebilmek için suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir”. Somut olayda davalının eylemi evlilik tarihi olan [Evlilik Tarihi]’nden sonra [Suç Tarihi]’nde gerçekleşmiş olup, yasal şartlar oluşmuştur.

Ayrıca davalı, işlediği suçun yanı sıra sürdürdüğü yaşam tarzı ile de haysiyetsiz bir hayat sürmektedir. Davalının bu tutumu süreklilik arz etmekte ve aile kurumunun saygınlığına gölge düşürmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2010/15135 E. ve 2011/17357 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere; “Türk Medeni Kanununun 163. maddesinde düzenlenen haysiyetsiz hayat sürme özel boşanma sebeplerindendir”. Bu sebeple açılan davalarda “davacının kusuru değerlendirmede dikkate alınmaz” ve “haysiyetsiz hayat süren davalı kadının/kocanın tamamen kusurlu olduğu” kabul edilir. Davalının kusurlu davranışları karşısında müvekkilime herhangi bir kusur izafe edilmesi mümkün değildir.

3. EVLİLİK BİRLİĞİNİN ÇEKİLMEZ HALE GELMESİ;

Davalının işlediği suç ve yaşam tarzı, müvekkilim açısından evliliği sürdürülemez kılmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2013/25910 E. ve 2014/9380 K. sayılı kararında; “bu haliyle işlenen suçun davacı kadın yönünden birlikte yaşamayı çekilmez hale getirdiği sabit olup, davanın kabulüne karar verilecek yerde, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır” denilmek suretiyle, suç işleme olgusunun varlığı halinde çekilmezlik unsurunun gerçekleşmiş sayılacağı belirtilmiştir. Yine benzer bir olayda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, “Davacının Türk Medeni Kanununun 163. maddesine dayalı davasının kabulüne karar vermek gerekirken” şeklindeki 2012/19722 E. sayılı bozma ilamıyla, hırsızlık gibi yüz kızartıcı suçların boşanma sebebi olduğunu teyit etmiştir.

Müvekkilim, davalının işlediği suçun utancını taşımakta ve bu durum sosyal çevresinde onurunu zedelemektedir. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; “Küçük düşürücü suç işlenmesi tek başına boşanma kararı verilmesi için yeterli olmayıp, bu sebeple onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemez derecede çekilmez hale gelmiş olması koşulu da gerçekleşmiş olmalıdır.” (2. H.D. 2009/16080 E.). Davamızda bu koşul, davalının eyleminin ağırlığı ve toplumdaki yansıması nedeniyle fazlasıyla gerçekleşmiştir.

4. TERDİTLİ TALEP VE GENEL BOŞANMA SEBEBİ;

Davamız öncelikle özel boşanma sebebi olan TMK m. 163 (Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme) hükümlerine dayanmaktadır. Ancak Mahkemeniz aksi kanaatte olursa, davalının kusurlu davranışlarının evlilik birliğini temelinden sarstığı açıktır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/560 E. sayılı kararında belirtildiği üzere; “Talep terditli olduğu için öncelikle özel boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, özel sebep varsa bu sebebe dayanılarak, özel boşanma sebeplerinin gerçekleşmemesi halinde ise deliller genel boşanma sebebi (TMK m. 166/1-2) çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir”.

Bu nedenle, davalının suç işlemesi ve haysiyetsiz hayat sürmesi eylemleri TMK 163 kapsamında değerlendirilmeli, bu mümkün görülmezse aynı vakıalar TMK 166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni sayılarak boşanmaya karar verilmelidir.

5. VELAYET VE TAZMİNAT TALEPLERİ;

Davalının işlediği suçun niteliği ve sürdürdüğü hayat tarzı, müşterek çocukların gelişimi için de büyük bir risk oluşturmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2022/10535 E. sayılı kararında; “4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 163 üncü maddesi ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına” karar verilirken, “davalının eyleminin direkt çocuğuna yönelik olması ve çocukların anne ile görüşmek istememeleri gözönüne alınarak davalı kadın ile çocuklar arasında kişisel ilişki tesisine yer olmadığına” hükmedilmiştir. Davalının suçlu kişiliği ve haysiyetsiz yaşamı, çocukların velayetinin müvekkilime verilmesini zorunlu kılmaktadır.

Ayrıca, davalının tam kusurlu olması nedeniyle müvekkilim maddi ve manevi olarak büyük zarar görmüştür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024/174 E. sayılı kararında, haysiyetsiz hayat sürme ve zina gibi ağır kusurlu hallerde “tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ve ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat” dikkate alınarak yüksek miktarda tazminata hükmedilmesi gerektiği onanmıştır. Bu doğrultuda müvekkilim lehine maddi ve manevi tazminat talep etme zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER: TMK m. 163, 166, 174, 175 ve ilgili yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER:

  • 1. Nüfus Kayıt Örneği,
  • 2. [İlgili Ceza Mahkemesi]’nin [Esas/Karar] sayılı dosyası (Celbi talep olunur),
  • 3. Davalının sabıka kaydı,
  • 4. Tanık beyanları (İsim ve adresleri bilahare bildirilecektir),
    • ○ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2009/16080 E. sayılı kararında belirtildiği üzere; “Davalı, bu yönde tanık bildirdiğine göre, davalının 10.7.2009 tarihli dilekçesinde bildirdiği tanıklar, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 253. ve devamı maddelerinde gösterilen usul çerçevesinde dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Bu nedenle tanıklarımızın dinlenmesi önem arz etmektedir.
  • 5. Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması,
  • 6. Bilirkişi İncelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

  • 7. Davamızın KABULÜ ile, tarafların öncelikle TMK m. 163 uyarınca Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme sebebiyle; bu talebimiz uygun görülmezse TMK m. 166 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle BOŞANMALARINA,
  • 8. Müşterek çocukların VELAYETİNİN davacı müvekkile verilmesine,
  • 9. Tam kusurlu olan davalı aleyhine, müvekkilim lehine [Miktar] TL MADDİ TAZMİNAT ve [Miktar] TL MANEVİ TAZMİNATA hükmedilmesine,
  • 10. Müvekkilim ve müşterek çocuklar için dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde aylık [Miktar] TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesinden sonra yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına,
  • 11. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederim.

Davacı Vekili Av. [Adı Soyadı] (E-İmzalıdır)

25. Yargıtay, E. 2013/10119, K. 2013/23965, T. 23.10.2013

MÜHİM NOT: Her dava uzman boşanma avukatı tarafından kendi özelinde değerlendirilmelidir. Dolayısıyla tüm ayrıntılarıyla evlilik birliği içerisinde yaşananların, tüm delillerin boşanma davalarında uzman bir avukat tarafından değerlendirilerek davanın açılması büyük önem arz etmektedir. Yukarıda örneğini vermiş olduğumuz dava dilekçesi her boşanma davası için genel geçer bir hukuki destek sağlamayabilir. Uzman bir hukukçudan destek almadan dava açılmasını tavsiye etmiyoruz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

TMK m.163 Boşanma Tanımı Nedir?

Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesi, eşlerden birinin küçük düşürücü suç işlemesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi halinde boşanma sebebini düzenler. Bu özel boşanma nedeni, suçun veya davranışın evlilik birliğini çekilmez kılması durumunda uygulanır ve mahkemece kusur kıyaslaması yapılmaz. Yargıtay içtihatları, maddeyi özel boşanma sebepleri arasında sayar; davacı kusursuz kabul edilir ve yalnızca suç veya haysiyetsiz hayatın varlığı ile birlikte yaşamanın beklenemezliği incelenir.

Suç İşleme Sebebiyle boşanma Şartları nelerdir?

Boşanma için suçun evlilik sonrası işlenmiş olması zorunludur; evlilik öncesi suçlar bu kapsama girmez. Suçun küçük düşürücü nitelikte olması, örneğin adam öldürme, cinsel istismar, hırsızlık veya terör üyeliği gibi fiiller aranır. Mahkumiyet kararı delil teşkil eder ve cezanın ağırlığı ile suç niteliği, diğer eşin birlikte yaşamasını beklenemez kılar; Yargıtay, bu koşulların sabitliğini vurgular.

Haysiyetsiz Hayat Koşulları Nedir?

Haysiyetsiz hayat sürme, başkalarıyla ilişkilerin yaşam tarzı haline gelmesi ve süreklilik göstermesiyle oluşur; tek seferlik davranışlar yeterli değildir. Kumar, alkol bağımlılığı, evlilik dışı ilişkiler veya sahtecilik gibi fiiller örnek teşkil eder. Yargıtay, bu davranışın toplum değerleriyle çatışması ve evliliği onur kırıcı kılması gerektiğini belirtir; delillerle ispatı şarttır.

Birlikte Yaşama Beklenemezliği Nedir?

İşlenen suç veya haysiyetsiz hayatın niteliği gereği diğer eşten birlikte yaşam beklenemez hale gelmelidir; bu somut olayda hakim takdirine bağlıdır. Ağır cezalar veya utanç verici fiiller otomatik olarak bu koşulu sağlar. İçtihatlar, cezaevinde hükümlülük, ayrı yaşama veya affetmeme delillerini esas alır; koşul gerçekleşmezse dava reddedilir.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Özel Boşanma Mıdır?

TMK m.163 münhasıran uygulandığında davacının kusuru araştırılmaz ve kıyaslama yapılmaz; kusurlu eşe karşı açılır. Tercihli talepte öncelikle bu inceleme yapılır. Yargıtay, delillerin bu çerçeveye göre değerlendirilmesini zorunlu kılar; genel sarsılma (m.166) ancak yokluğunda devreye girer.

Suç İşleme Sebebiyle boşanma davasında Red ve Bozma Nedenleri neler?

Dava, suçun evlilik öncesi olması, delil yetersizliği, süreklilik eksikliği veya affetme nedeniyle reddedilebilir. Mesajlaşma gibi belirsiz deliller kabul edilmez.

Yargıtay bozmalarında, mahkemece ek kusur yüklenmesi veya inceleme eksikliği hatalı bulunur; koşulların tam gerçekleşmemesi bozma sebebidir.

Bakırköy / İstanbul

Hukuki Danışmanlık ve Randevu İçin Hemen İletişime Geçin

Avukatlık Kanunu gereğince hukuki danışmanlık hizmeti ücretlidir.
Randevu oluşturmak, hukuki süreciniz hakkında iletişime geçmek veya ön görüşme talebinizi iletmek için bizimle hemen bağlantı kurabilirsiniz.


WhatsApp İletişim

Hızlı iletişim ve randevu talebi için doğrudan WhatsApp hattına ulaşabilirsiniz.


WhatsApp Kutusunu Aç

Avukat & Arabulucu İlker Cebeci

Hukuki destek ve randevu için bizimle iletişime geçin

Avukatlık Kanunu gereğince hukuki danışmanlık hizmeti ücretlidir.
Randevu oluşturmak veya hukuki süreciniz hakkında ön görüşme talep etmek için hemen ulaşabilirsiniz.

WhatsApp’tan Yazın
Hemen Arayın
E-Posta Gönderin

Telefon
+90 532 425 48 70
E-Posta
avukat@ilkercebeci.av.tr
Adres

Zuhuratbaba mh. Hüdaverdi sk. Hüdaverdi apt. No:23 D:3 Bakırköy İstanbul

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir