Savurganlık nedeniyle kısıtlamayı simgeleyen malvarlığı defteri, lacivert dosya ve ev maketi

Savurganlık Nedeniyle Kısıtlama ve Vasi Atanması: TMK 406

Savurganlık nedeniyle kısıtlama, TMK 406 kapsamında kişinin harcamaları yüzünden kendisinin veya ailesinin darlığa ya da yoksulluğa düşme tehlikesi ve kanunun aradığı korunma koşulları somut olarak ortaya konulduğunda değerlendirilir. Pahalı alışveriş, tek taşınmaz satışı veya borçlanma tek başına vasi atanmasını gerektirmez. Başvuru, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır; kişi dinlenmeden bu sebeple kısıtlanamaz.

Aile içinde harcamalar konusunda yaşanan uyuşmazlık, her durumda vesayet tedbiri alınmasını haklı kılmaz. Kişinin malvarlığını kullanma serbestisi ile korunma ihtiyacını aynı dosyada değerlendiriyoruz. Savurganlık nedeniyle vasi atanması taleplerinde gelirleri, giderleri, borçları ve elde kalan varlıkları birlikte inceliyor; aile bireylerinin beklentileri yerine kanuni koşulları ve doğrulanabilir mali olguları esas alıyoruz.

Savurganlık nedeniyle kısıtlamanın şartları nelerdir?

Türk Medenî Kanunu’nun 406. maddesi, savurganlığın yanında bağımlılık, kötü yaşama tarzı ve malvarlığının kötü yönetilmesini de düzenler. Bu yazıda savurganlık sebebini ele alıyoruz. Hükmün uygulanması, bir kişinin aile üyelerince “çok para harcayan” olarak nitelendirilmesine bağlı değildir.

Değerlendirmede harcamaların kişinin ekonomik imkânlarıyla ilişkisini, davranışların devamını ve mali güvenliği üzerindeki etkisini araştırıyoruz. Darlık veya yoksulluğa fiilen düşülmüş olması şart değildir; kanunun belirttiği tehlike henüz gerçekleşmeden de koruma gündeme gelebilir. Ancak soyut endişe yeterli sayılmaz. Mali tehlikenin yanında hükümdeki devamlı korunma ve bakım ihtiyacı da değerlendirilir. Madde, başkalarının güvenliğinin tehdit edilmesine ilişkin alternatif durumu ayrıca içerir.

  • Davranış: Hangi harcamaların, ne zaman ve hangi kaynaklarla yapıldığı gösterilmelidir.
  • Ekonomik etki: Harcamalar gelir, toplam varlık, borç ve zorunlu giderlerle karşılaştırılmalıdır.
  • Korunma gereği: İleri sürülen olayların neden kişinin kısıtlanmasını gerektirdiği somutlaştırılmalıdır.

Erginlere ilişkin bu sebep, yalnızca kişinin yaşı ilerlediği veya yakınları kararlarını uygun bulmadığı için uygulanamaz. TMK 419’un erginlikten önce karar verilmesine ilişkin özel düzenlemesi de saklıdır; bu durumda karar erginlikle sonuç doğurur.

Hangi harcamalar savurganlık sayılabilir?

Kanunda belirli bir harcama tutarı, servetin sabit bir yüzdesi veya herkes için geçerli bir borç sınırı bulunmaz. Gelirini ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilen kişinin harcaması ile düzenli geliri bulunmayan, ailesinin zorunlu giderlerini karşılayamaz hâle gelen kişinin aynı tutardaki harcaması aynı sonucu doğurmayabilir.

Sürekli olarak mali gücü aşan tüketim, karşılığı açıklanamayan yüksek ödemeler ve zorunlu giderleri tehlikeye atan işlemler inceleme konusu olabilir. Bununla birlikte bağış, yakınlara destek, taşınmazın satılması veya kredi kullanılması kendi başına savurganlığın ispatı değildir. Satış bedelinin yeni bir malvarlığı ediniminde kullanılması, borcun geri ödeme planı ve kişinin kalan kaynakları araştırılmalıdır.

Başarısız bir yatırımın sonucu ile savurganlık iddiasını da ayırıyoruz. Zararla sonuçlanan her ekonomik tercih, karar tarihinde hukuken kısıtlamayı gerektiren bir davranışın bulunduğunu göstermez. Tek bir işlem üzerinden bütün mali hayatın değerlendirilmesi yerine işlem öncesi ve sonrası durumu karşılaştırıyoruz.

Yakınların gelecekte kendilerine kalacağını düşündükleri malları korumak istemeleri, tek başına vesayet sebebi oluşturmaz. İncelemenin merkezinde kısıtlanması istenen kişinin ve kanunun koruduğu aile menfaatlerinin bulunması gerekir.

Savurganlık nasıl ispatlanır? Delil ve malvarlığı incelemesi

Başvuruyu hazırlarken genel sıfatlar yerine tarih, işlem, tutar ve sonuç içeren bir olay çizelgesi oluşturmayı tavsiye ediyoruz. Örneğin “bütün mallarını tüketiyor” ifadesi yerine, satılan taşınmazı, satış tarihini, bedelin bilinen kullanımını ve devam eden zorunlu giderleri açıklıyoruz. Eldeki belgelerle bilinmeyen hususları birbirinden ayırıyoruz.

İncelenecek hususBelge ve açıklama
Gelir ve düzenli kaynaklarEmeklilik veya ücret bilgisi, kira gelirleri ve düzenli ödemeler.
Varlık ve borç dengesiTapu, araç ve ilgili hesap kayıtları; kredi sözleşmeleri, ödeme planları ve mevcut borçlar.
İşlemlerin gerçek niteliğiSatış ve edinim belgeleri, değer karşılaştırması, bedelin izlenebilen kullanımı.
Ailenin zorunlu ihtiyaçlarıBarınma, geçim ve bakım giderleri ile bunların karşılanamamasına ilişkin somut kayıtlar.
Davranışın seyriTarih sıralı olaylar, hukuka uygun yazışmalar ve doğrudan bilgisi bulunan tanıklar.

Mahkemenin resen araştırma yetkisi bulunması, olayları açıklamaya ve mevcut belgeleri sunmaya gerek olmadığı anlamına gelmez. Uyuşmazlık bakımından gerekli banka, tapu ve diğer kayıtların mahkemece getirtilmesini isteyebiliriz. Kişinin hesabına izinsiz girilmesini veya özel yazışmalarının hukuka aykırı yolla elde edilmesini tavsiye etmiyoruz.

Mali değerlendirme gerektiren dosyalarda bilirkişi incelemesi önem taşıyabilir. Bilirkişi, işlemleri ve ekonomik durumu açıklığa kavuşturur; kısıtlamanın hukuki koşullarının oluşup oluşmadığına mahkeme karar verir. Tanık anlatımları da işlemlere ilişkin nesnel kayıtlarla birlikte değerlendirilmelidir.

Sağlık kurulu raporu gerekir mi, kişi mutlaka dinlenir mi?

TMK 405’teki akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayalı kısıtlama ile TMK 406’daki savurganlık aynı hukuki sebep değildir. Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama için aranan resmî sağlık kurulu raporu şartı, sırf savurganlık iddiasına kendiliğinden aktarılmaz.

Sağlık kurulu raporunda akıl hastalığı bulunmadığının belirtilmesi, ayrıca ileri sürülen savurganlık iddiasının mali delillerle incelenmesi yerine geçmez. Tersine, yüksek harcama yapıldığı iddiası da kişiye bir hastalık tanısı konulmasını haklı kılan veri değildir. İleri sürülen her sebebin kendi koşullarını ayrı değerlendiriyoruz.

TMK 409 gereğince savurganlık nedeniyle kişi dinlenmeden kısıtlanamaz. Kişinin harcamalarının amacını, gelirlerini, ihtiyaçlarını ve iddialara ilişkin açıklamasını sunması gerekir. Vesayet, kişiyi cezalandıran veya aile içi uyuşmazlıkta bir tarafa üstünlük sağlayan bir yol olarak kullanılmamalıdır.

Görevli mahkeme ve başvuru dilekçesinin içeriği

TMK 397 uyarınca vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir. Yetki yönünden TMK 411’deki yerleşim yeri kuralı esas alınır. Bu nedenle başvuran yakının oturduğu yerin veya avukatlık bürosunun bulunduğu yerin otomatik olarak yetkili olduğunu kabul etmiyoruz. Kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerini somut bilgilerle belirliyoruz.

Vesayet işleri çekişmesiz yargı kapsamındadır. HMK 385 gereğince niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü ve aksine hüküm olmadıkça resen araştırma ilkesi uygulanır. Dilekçede kişinin kimliği ve adresi, başvurunun nedeni, somut olaylar, mevcut belgeler, getirtilmesi istenen kayıtlar ve varsa geçici önlem gerektiren tehlike açıkça gösterilmelidir.

Dilekçede talep nasıl ifade edilebilir?

Aşağıdaki kısa ifade, ancak olaylar ve deliller gerçek dosyaya göre doldurulduğunda kullanılabilecek bir talep çerçevesidir; her başvuruda aynı sonucu sağlayan hazır bir dilekçe değildir:

“Açıklanan tarihli işlemler ve ekli belgeler çerçevesinde, ilgili kişinin gelir, malvarlığı ve borç durumunun araştırılmasını; kendisinin dinlenmesini; TMK 406 koşullarının oluştuğunun belirlenmesi hâlinde kısıtlanmasına ve uygun kişinin vasi atanmasına karar verilmesini talep ediyoruz. Somut tehlike bakımından gerekli görülen geçici önlemlerin ayrıca değerlendirilmesini istiyoruz.”

Başvuruyu yapan kişinin kendisini vasi adayı göstermesi mümkündür; bu talep mahkemeyi bağlamaz. Araştırılması istenen hususları, kesin olarak bildiğimiz olaylar gibi yazmıyoruz. Dosyanın toplam süresi için sabit ay veya kesin bitiş tarihi veremiyoruz; kayıtların toplanması, dinleme ve gerekli incelemeler süreyi etkiler.

Dava açılınca banka hesapları ve taşınmazlar hemen bloke olur mu?

Başvurunun verilmesi, bütün banka hesaplarının veya tapuların otomatik olarak bloke edilmesi anlamına gelmez. TMK 420, vesayet işleri zorunlu kıldığında vasi atanmadan önce gerekli önlemlerin alınmasına imkân tanır. Kanunda, fiil ehliyetinin geçici olarak kaldırılması ve temsilci atanması da düzenlenmiştir. Önlemin türünü mahkeme somut ihtiyaca göre belirler.

Önlem istenirken hangi malvarlığı unsurunun, hangi işlem nedeniyle ve ne ölçüde tehlikede bulunduğunu açıklıyoruz. Kişinin geçimini veya zorunlu bakımını aksatacak kapsamda sınırsız bir talep yerine, tehlikeyle bağlantılı bir koruma istemeyi tavsiye ediyoruz. Gecikme riskini destekleyen belge ve işlem bilgilerini dilekçeye ekliyoruz.

Kısıtlama kararı geçmişteki bütün satışları, bağışları veya borçları kendiliğinden geçersiz kılmaz. Önceki bir işlemin geçerliliği, işlemin yapıldığı tarih, kişinin durumu ve o işleme uygulanacak hükümler bakımından ayrıca değerlendirilir. TMK 410’daki kesinleşme, ilan ve iyiniyetli üçüncü kişilere ilişkin düzenlemeler de göz ardı edilmemelidir.

Kim vasi atanır, yasal danışman yeterli olabilir mi?

Vasi adayının görevi yürütebilecek yetenekte ergin olması gerekir. TMK 414, haklı sebepler engel olmadıkça ve gerekli koşullar bulunmak kaydıyla eş veya yakın hısımlara öncelik tanır. Bu öncelik, her dosyada başvuran çocuğun veya eşin vasi atanacağı anlamına gelmez. Kişisel ilişkiler, görevin yürütülebilirliği ve menfaat çatışmaları incelenir.

TMK 418 uyarınca önemli menfaat çatışması veya düşmanlık vasilik bakımından engel oluşturabilir. Örneğin malvarlığı işlemlerinin tarafı olan yakının konumu ayrıca değerlendirilmelidir. Kısıtlama talebini kabul ettirmek ile belirli bir kişinin vasi atanmasını sağlamak farklı hukuki konulardır.

TMK 429, kısıtlama için yeterli sebep bulunmasa da korunma bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen erginlere yasal danışman atanmasını düzenler. Taşınmaz işlemleri, ödünç alma ve verme gibi kanunda sayılan işlemler yönünden danışmanın katılımı gündeme gelebilir. Tam kısıtlama reddedildiğinde yasal danışman kendiliğinden atanmaz; onun koşulları da araştırılır. Kurumların kapsamını vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlık arasındaki farklar yazımızda açıklıyoruz.

Bu yazı, savurganlık nedeniyle erginin korunmasına ilişkindir. Velayet altında bulunmayan küçüğe ilişkin ayrı hukuki sebep için TMK 404 kapsamında küçüğe vasi atanması değerlendirilmelidir; iki başvurunun koşulları birbiri yerine kullanılamaz.

Doğrulanmış Yargıtay kararları nasıl uygulanıyor?

8. Hukuk Dairesi, 26 Mayıs 2021 — E. 2021/561, K. 2021/4437

Kararın çoğunluk gerekçesinde, yapılan işlemler ile kalan malvarlığı birlikte değerlendirilerek kısıtlama ve yasal danışman atanması koşullarının oluşmadığı yönündeki ret hükmü onanmıştır. Bu karar, harcamanın veya malvarlığı devrinin tek başına yeterli görülmemesinin örneklerinden biridir. Metinde bulunan uzun karşıoy, çoğunluğun sonucu olarak okunmamalıdır.

Karardan herkes için geçerli bir harcama limiti çıkarmıyoruz. Başka bir kişinin daha sınırlı kaynaklara sahip olması ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamama tehlikesinin belgelenmesi, farklı bir değerlendirme gerektirebilir.

2. Hukuk Dairesi, 1 Kasım 2024 — E. 2024/5290, K. 2024/8133

Bu kararda taşınmaz satışları, kredi kullanımı ve yeni edinimler mali incelemelerle değerlendirilmiştir. Satış bedellerinin niteliği, işlemlerin amacı, mali imkânlar ve elde kalan varlıklar dikkate alınarak kısıtlama talebinin reddi onanmıştır. Kredi borcu bulunması veya taşınmaz satılması, diğer mali olgular incelenmeden savurganlık olarak kabul edilmemiştir.

Kararı, borçlanmanın hiçbir zaman kısıtlama sebebi olamayacağı şeklinde yorumlamıyoruz. Kullanılan kredinin amacı, geri ödeme imkânı ve geçim üzerindeki etkisi somut dosyada farklı olabilir.

Hukuk Genel Kurulu, 30 Mayıs 2014 — E. 2013/18-2289, K. 2014/711

Hukuk Genel Kurulu, akıl hastalığı bulunmadığına ilişkin değerlendirmenin, ileri sürülen savurganlık veya kötü yönetim sebebinin araştırılmasının yerine geçmeyeceğini belirtmiştir. İlgili deliller toplanmadan TMK 406 yönünden değerlendirme yapılmaması nedeniyle direnme kararı bozulmuştur. Bu sonuç, kişiye kesin olarak vasi atanmasına karar verildiği anlamına gelmez.

Eski kararın burada kullandığımız ilkesi, farklı kısıtlama sebeplerinin ayrı araştırılmasıdır. Karardaki eski mevzuat ve usul açıklamalarını bugüne olduğu gibi taşımıyoruz. Güncel kanun metniyle birlikte değerlendirdiğimiz bu ilke, TMK 405 ile 406’nın birbirine karıştırılmasını önler.

Kısıtlama kararına nasıl başvurulur, hangi süre uygulanır?

Kısıtlama kararına yönelik kanun yolu ile atanan vasiye yönelik itiraz aynı değildir. HMK 387, özel kanuni düzenlemeler saklı kalmak üzere, hukuki yararı bulunan ilgililerin çekişmesiz yargı kararlarına karşı kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabileceğini düzenler.

TMK 422’deki on günlük süre ise vasi atanmasıyla ilgilidir: Atanan kişi, kendisine tebliğden başlayarak kaçınma hakkını kullanabilir; ilgili kişiler de vasi atamasını öğrendikleri günden başlayarak atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Bu süreyi, esas kısıtlama kararına karşı istinaf süresi yerine kullanmıyoruz.

Kararın niteliği, tebliğ ve öğrenme kayıtları ile başvurulan yol birlikte incelenmelidir. Eski bir Yargıtay kararında temyiz incelemesi yapılmış olması, bugün verilen her vesayet kararının aynı yoldan temyiz edilebileceğini göstermez. Süre hesabını dosyanın usul durumuna göre yapmayı tavsiye ediyoruz.

Savurganlık nedeniyle vesayet nasıl kaldırılır?

Vesayetin sona ermesi için yalnızca aile bireylerinin anlaşması yeterli değildir. TMK 472, sebebin ortadan kalkması üzerine yetkili vesayet makamının karar vermesini düzenler. Kısıtlı ve ilgililer kaldırma talebinde bulunabilir.

TMK 475 uyarınca savurganlık nedeniyle kısıtlanan kişinin kaldırma isteyebilmesi, en az bir yıldan beri kısıtlanmasına yol açan sebeple ilgili bir şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlıdır. Bir yılın dolması vesayeti kendiliğinden sona erdirmez. İlgili sebebin devam edip etmediği ve güncel korunma ihtiyacı mahkemece değerlendirilir.

Kaldırma başvurusunda mali durumun düzelmesini, gelir-gider dengesini ve geçmişte sorun oluşturan davranışların sona erdiğini ortaya koyan belgeleri sunmayı tavsiye ediyoruz. Vasi değişikliği ile kısıtlamanın kaldırılması da ayrılmalıdır: Görevi yürüten kişinin değişmesi, kısıtlanan kişinin fiil ehliyetine ilişkin kararın otomatik olarak kalktığı anlamına gelmez.

Sık sorulan sorular

Savurganlık nedeniyle kısıtlama için ne kadar harcama gerekir?

Kanunda sabit bir tutar veya oran bulunmaz. Harcamalar gelir, malvarlığı, borçlar ve zorunlu ihtiyaçlarla karşılaştırılır; mali tehlike ve kanuni korunma koşulları değerlendirilir.

Babam evini sattı; bu nedenle vasi atanır mı?

Tek başına ev satışı yeterli değildir. Satışın amacı, gerçek bedeli, bedelin kullanımı ve kişinin kalan mali imkânları araştırılır.

Kredi çekmek savurganlık sayılır mı?

Her kredi kullanımı savurganlık değildir. Kredinin amacı, ödeme planı ve kişinin kendisini veya ailesini darlığa düşürme tehlikesi somut olarak incelenir.

Savurganlık davasında sağlık kurulu raporu zorunlu mu?

Sırf TMK 406 kapsamındaki mali savurganlık iddiası, TMK 405 için öngörülen resmî sağlık kurulu raporu şartıyla aynı değildir. Akıl hastalığı da ileri sürülmüşse o sebebin koşulları ayrıca araştırılır.

Kişi dinlenmeden kısıtlanabilir mi?

TMK 409 gereğince savurganlık nedeniyle kişi dinlenmeden kısıtlanamaz. Kişinin işlemlerini ve mali durumunu açıklamasına imkân verilmelidir.

Savurganlık başvurusu hangi mahkemeye yapılır?

Kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi esas alınır. Başvuranın adresi tek başına yetkili mahkemeyi belirlemez.

Dilekçe verilince bütün banka hesapları bloke olur mu?

Hayır. Geçici önlem için mahkemenin somut gerekliliği değerlendirmesi ve uygun kapsamda karar vermesi gerekir; başvuru tek başına otomatik bloke doğurmaz.

Kısıtlama geçmişte yapılmış satışları iptal eder mi?

Geçmiş bütün işlemleri otomatik olarak geçersiz kılmaz. Her işlemin geçerliliği kendi tarihi, koşulları ve uygulanacak hükümler çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Başvuruyu yapan çocuk mutlaka vasi atanır mı?

Hayır. Eş ve yakın hısımlara ilişkin kanuni öncelik koşulludur. Uygunluk, menfaat çatışması ve diğer engeller araştırılır; aday gösterilmesi mahkemeyi bağlamaz.

Vasi yerine yasal danışman atanabilir mi?

TMK 429 koşulları varsa mümkündür. Kısıtlama talebinin reddi, yasal danışman atanmasını kendiliğinden gerektirmez; bu korumanın ihtiyaca uygunluğu ayrıca değerlendirilir.

Kısıtlama kararına itiraz süresi on gün mü?

Esas kısıtlama kararı bakımından HMK 387, özel hükümler saklı olmak üzere öğrenmeden itibaren iki haftalık istinaf süresi öngörür. TMK 422’deki on gün vasi atamasına ilişkin farklı bir başvurudur.

Bir yıl geçince savurganlık vesayeti biter mi?

Hayır. TMK 475’teki bir yıllık koşul kaldırma talebiyle ilgilidir. Sebebin ortadan kalkması ve mahkemenin kaldırma kararı gerekir.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir