
Velayet davasında çocuğun fikri kaç yaşında sorulur ?
Velayet davasında çocuğun fikri “kaç yaşında” sorulur?
Türk hukukunda velayet uyuşmazlıklarında çocuğun görüşünün alınması için kanunda tek bir yaş sınırı yoktur. Esas ölçüt, çocuğun “idrak/ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı” ve görüşünü serbestçe açıklayabilecek olgunluğa ulaşıp ulaşmadığıdır.
Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında “idrak yaşı” bakımından yaklaşık 8–10 yaş bandı sıkça görülür; özellikle 10 yaş ve üzeri çocukların görüşünün alınması gerektiği yönünde yerleşik bir pratik vardır. Ancak 8-9 yaşındaki çocukların da somut olaya göre dinlenmesi mümkündür.
1) Kanuni ölçüt: Yaş değil “olgunluk / idrak”
Çocuğun görüşünün önemsenmesi
Türk Medeni Kanunu, velayet ve çocukla kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yararını esas alır; ayrıca anne-babanın kararlarında çocuğun olgunluğu ölçüsünde görüşünün dikkate alınmasını öngörür:
TÜRK MEDENİ KANUNU – Madde 339
Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar.
Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür.
Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar.
Boşanma/ayrılık halinde kişisel ilişki ve velayet düzenlenirken de çocuğun menfaati odaktadır:
TÜRK MEDENİ KANUNU – Madde 182
Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.
Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur.
Sonuç olarak özetle; Türk Medeni Kanunumuz “şu yaştan itibaren dinlenir” demiyor; “çocuğun menfaati” ve “olgunluğu” kriteri üzerinden değerlendirme yapılmaktadır.
2) İçtihat ölçütü: “İdrak çağındaki çocuk dinlenmeli”
Yargıtay’ın istikrarlı yaklaşımı şu yöndedir: İdrak çağındaki çocuğun velayet gibi kendisini yakından ilgilendiren konuda dinlenmesi gerekir; söylediği tercih, çocuğun üstün yararına açıkça aykırı değilse önemsenmelidir.
Bu yaklaşımın tipik örneğini;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2017/5669 E. , 2018/12581 K. Numaralı kararında inceleyebilirsiniz.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3. maddesi uyarınca, çocuk, kendisini ilgilendiren davalarda kendisine danışılmak ve görüşünü ifade etmek hakkına sahiptir.
Çocuğun çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde ifade edeceği görüşe önem verilmelidir.
Bu itibarla idrak çağındaki çocukların mahkemece dinlenilmesi ve tercihinin; sorulması, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanmak suretiyle velayet hakkındaki tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir
Benzer yönde:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2014/2691 E. , 2014/12654 K. İlamını inceleyebilirsiniz.
3) “Türkiye uygulaması kaç yaş?” — Yargıtay’ın pratik tespiti: çoğunlukla 10 yaş ve üstü
Yargıtay, uygulamada idrak yaşının on yaş ve üstü olarak benimsenebildiğini ifade etmektedir.
Bu hususta Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/15626 E. , 2011/18546 K. İlamında;
“Her ülke mahkemeleri somut olaya göre uygulamada farklı yaşları olgunluk ve idrak yaşı olarak benimsemektedir […] Dairemizin, bu arada Türkiye uygulamasının ise, on yaş ve üstü olduğunu söylemek mümkündür” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Bu görüş ne anlama gelir?
- “10 yaş = kesin dinlenir” gibi mutlak bir kural değil,
- ama 10+ yaş çocuklarda görüş alınmaması çoğu dosyada bozma nedeni olabilecek kadar önemlidir.
- 10 yaş altı için de (özellikle 8-9 yaş) çocuğun olgunluğuna göre dinleme yapılabilir.
4) Çocuğun görüşü mutlaka hâkim huzurunda mı alınır?
Hayır. Yargıtay’ ın aşağıda bilgilerini belirtmiş olduğum Hukuk Genel Kurulu kararına göre çocuk, uygun usulle doğrudan hâkim tarafından dinlenebileceği gibi, uygun kurum/uzman aracılığıyla da görüşü alınabilir (özellikle çocuğu yormamak, psikolojisini korumak için).
Hukuk Genel Kurulu 2018/1072 E. , 2019/185 K. İlamında;” … sözleşme hükümlerine göre çocuğun “doğrudan doğruya veya bir temsilci ya da uygun bir makam yoluyla”, çocuk için elverişli durumlarda ve onun idrakine uygun bir usulde dinlenilmesi öngörülmüştür Diğer bir anlatımla, özel bir engel bulunmadıkça, ayırt etme gücüne sahip çocuk, hâkim tarafından duruşmaya çağırılarak bizzat dinlenebileceği gibi bizzat mahkemeye getirtilmeden diğer şahıs ve kurumlar vasıtasıyla da çocuğun fikrinin alınması sağlanabilir” denilmektedir.
Bu karar ışığında mahkeme çocuğu nasıl dinler ?
- Mahkeme çocuğu odasında dinleyebilir,
- Sosyal inceleme uzmanı / pedagog/psikolog eşliğinde görüş alabilir,
- Gerekirse rapor düzenlenir (Sosyal İnceleme Raporu).
5) Çocuğun fikri sorulduğunda hâkim “mutlaka” o yönde mi karar verir?
Hayır. Çocuğun beyanı çok önemlidir; ancak tek başına bağlayıcı değildir. Yargıtay çizgisi şu şekildedir:
- Çocuğun görüşü alınır,
- Üstün yararına açıkça ters düşmüyorsa önem verilir,
- Ama çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa görüşünün aksine karar da verilebilir.
Bu dengeyi açıkça vurgulayan içtihat:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/21543 E. , 2016/15155 K. İlamı; “Birleşmiş Milletler Çocuk Haklan Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 3. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür …”
6) Uygulamada çocuklar “hangi yaşlarda dinleniyor?”
Kanun “yaş” demese de sahadaki tipik yaklaşım şöyle özetlenebilir:
- 0–6 yaş: Çocuğun beyanı genelde belirleyici olmaz; uzman incelemesi ve bakım koşulları öne çıkar.
- 7–9 yaş: Bazı dosyalarda dinlenebilir; çocuğun olgunluğuna göre değişebilir.
- 10+ yaş: Yargıtay’ın “Türkiye uygulaması” tespitiyle uyumlu şekilde, çoğu dosyada mutlaka görüş alınması beklenir.
- 12+ yaş: Görüş daha da ağırlık kazanır (yine de mutlak bağlayıcı değildir).
- 15+ yaş: Çocuğun iradesi çok güçlü bir veri olur; ancak “üstün yarar” filtresi yine çalışır.
Önemli bir not: Yaş tek başına belirleyici değildir; çocuğun baskı altında olup olmadığı, ebeveyn yönlendirmesi, çocuğun güvenliği, eğitim/sağlık düzeni gibi faktörler de birlikte değerlendirilir.
7) Velayet davasında çocuk dinletilebilir mi?
Eğer velayet davasındaysanız ve çocuğun görüşünün alınmasını istiyorsanız:
- 1. Mahkemeden açıkça talep edilmeli; “Müşterek çocuğun idrak çağında olması nedeniyle dinlenmesini” isteyebilirsiniz.
- 2. Uzman eşliğinde dinlenme talep edilmeli (çocuğun psikolojisi için).
- 3. Çocuğun yönlendirilmemesi için çocuğa “ne söyleyeceğini öğretme” gibi davranışlardan kaçınılmalı; bu tür durumlar ters etki yapabilmektedir.
- 4. Çocukla ilgili sosyal inceleme raporu düzenlenmesini talep edilmeli (özellikle çekişme yüksekse).
Velayet davasında çocuğun fikrinin sorulması için kanunda sabit bir yaş yoktur; kriter çocuğun idrak – ayırt etme gücüdür. Ancak Yargıtay uygulamasında özellikle 10 yaş ve üzeri çocukların görüşünün alınması gerektiği sıkça kabul edilir. Çocuğun görüşü önemli bir delildir; fakat üstün yararına aykırıysa hâkim çocuğun tercihinin aksine karar verebilecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Velayet davasında çocuğun görüşünün alınması için kanunda tek bir yaş sınırı var mı?
Türk hukukunda velayet uyuşmazlıklarında çocuğun görüşünün alınması için kanunda tek bir yaş sınırı yoktur.
Velayet davasında çocuğun fikrinin sorulmasında esas ölçüt nedir?
Esas ölçüt, çocuğun “idrak/ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı” ve görüşünü serbestçe açıklayabilecek olgunluğa ulaşıp ulaşmadığıdır.
Yargıtay uygulamasında çocuğun görüşü çoğunlukla hangi yaş bandında alınır?
Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında “idrak yaşı” bakımından yaklaşık 8–10 yaş bandı sıkça görülür; özellikle 10 yaş ve üzeri çocukların görüşünün alınması gerektiği yönünde yerleşik bir pratik vardır.
Çocuğun görüşü mutlaka hâkim huzurunda mı alınır?
Hayır.
Çocuğun fikri sorulduğunda hâkim mutlaka o yönde mi karar verir?
Hayır. Çocuğun beyanı çok önemlidir; ancak tek başına bağlayıcı değildir.





