<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>ceza muhakemesi &#8211; Avukat &amp; Arabulucu İlker Cebeci</title>
	<atom:link href="https://ilkercebeci.av.tr/tag/ceza-muhakemesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ilkercebeci.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Avukat &#124; +90 532 425 48 70</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Oct 2026 12:33:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://ilkercebeci.av.tr/wp-content/uploads/2026/01/cropped-favicon-ilkercebeci-site-1-32x32.png</url>
	<title>ceza muhakemesi &#8211; Avukat &amp; Arabulucu İlker Cebeci</title>
	<link>https://ilkercebeci.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>12. Yargı Paketi: 7589 Sayılı Kanun İçin Kapsamlı İnceleme</title>
		<link>https://ilkercebeci.av.tr/12-yargi-paketi-karsilastirmali-inceleme/</link>
					<comments>https://ilkercebeci.av.tr/12-yargi-paketi-karsilastirmali-inceleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ilkercebeci]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:51:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel Mevzuat]]></category>
		<category><![CDATA[12. Yargı Paketi]]></category>
		<category><![CDATA[7589 sayılı Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[ceza muhakemesi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk yargılaması]]></category>
		<category><![CDATA[icra hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[idari yargı]]></category>
		<category><![CDATA[kanuni faiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilkercebeci.av.tr/?p=2159</guid>

					<description><![CDATA[7589 sayılı 12. Yargı Paketi ile HMK, CMK, İİK, faiz, tazminat ve idari yargıda değişen kuralları; eski-yeni karşılaştırması ve geçiş hükümleriyle inceleyin.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>12. Yargı Paketi nedir ve ne zaman yayımlandı?</h2>
<p>Kamuoyunda <strong>12. Yargı Paketi</strong> olarak bilinen düzenlemenin resmî adı, “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”dur. 7589 sayılı Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiş ve <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-1.htm" title="7589 Sayılı Kanun Resmî Gazete Metni" target="_blank" rel="noopener">31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete</a>&#8216;de yayımlanmıştır.</p>
<p>Kanun; icra ve iflas hukuku, noterlik, idari yargı, Adli Tıp Kurumu, hâkim ve savcı yardımcıları, kanuni faiz, vesayet mallarının satışı, ceza hukuku, ceza muhakemesi, tazminat hukuku ve hukuk yargılaması gibi birbirinden farklı alanları birlikte düzenlemektedir. Yirmi yedi madde ile bir geçici maddeden oluşan metin, toplam on üç kanunda değişiklik yapmaktadır.</p>
<p>Paketin en belirgin etkileri; belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi davanın yeniden düzenlenmesi, kanuni faiz oranının değişken bir formüle bağlanması, miras taşınmazlarının ortaklığın giderilmesi yoluyla satışında ilk artırmanın mirasçılara ayrılması, HAGB kurumunun yeniden düzenlenmesi, dolandırıcılık dosyalarında yalnızca hesap veya ödeme aracı sağlayan iştirakçiler için ceza indirimi, idari yargıda tek hâkim alanının genişletilmesi ve istinaf-temyiz sistemindeki değişikliklerdir.</p>
<p>Bu nedenle 12. Yargı Paketi yalnızca yeni açılacak davaları değil, geçici hükümler aracılığıyla bazı derdest, kanun yolu ve infaz dosyalarını da etkileyebilmektedir. Uygulamada doğru sonuca ulaşmak için yalnızca değişen maddeye değil, düzenlemenin yürürlük tarihine ve somut dosya için öngörülen geçiş kuralına birlikte bakılmalıdır.</p>
<h2>12. Yargı Paketi neleri değiştirdi?</h2>
<p>7589 sayılı Kanunun uygulamada en fazla karşılaşılması beklenen sonuçları kısaca şöyledir:</p>
<ul>
<li>HMK m.107&#8217;deki belirsiz alacak davası kaldırılmış; kısmi davada talebin tahkikat sonuna kadar bir kez artırılabilmesi ve artırılan kısım için zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılması kabul edilmiştir.</li>
<li>Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçemeyeceği düzenlenmiştir.</li>
<li>Kanuni faiz, sabit oran yerine TCMB reeskont oranına bağlı değişken bir formüle bağlanmıştır.</li>
<li>Tamamı miras yoluyla edinilmiş belirli taşınmazların ortaklığın giderilmesi satışında ilk artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılacaktır.</li>
<li>İhale bedelini süresinde yatırmayan en yüksek teklif sahibi için teminat kaybına ek olarak teklifin yüzde beşi oranında idari para cezası getirilmiştir.</li>
<li>Dolandırıcılığa iştiraki yalnızca hesap, kart veya zorunlu kullanım bilgisini verme fiiliyle sınırlı kalan kişi bakımından cezada yarı oranında indirim öngörülmüştür.</li>
<li>HAGB kurumu kaldırılmamış; Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında yeniden düzenlenmiş ve işkence, eziyet ile belirli kötü muamele suçları kapsam dışında bırakılmıştır.</li>
<li>İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek dava türleri genişletilmiş; 2026 yılı bakımından kanun metnindeki parasal tutar 486.000 TL olarak belirlenmiştir.</li>
<li>Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı, kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemler bakımından ayrıştırılmıştır.</li>
<li>Vesayet altındaki kişilere ait malların satışında UYAP&#8217;a entegre elektronik satış portalı esas alınmıştır.</li>
</ul>
<p>Bu özet, kanunun bütün etkilerini tek başına göstermemektedir. Aşağıda her başlık, önceki düzenleme, yeni düzenleme, pratik sonuç ve geçiş kuralı yönlerinden karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.</p>
<h2>Hukuk Muhakemeleri Kanununda yapılan değişiklikler</h2>
<h3>Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?</h3>
<p><strong>Önceki düzenleme:</strong> HMK m.107, davanın açıldığı tarihte alacağın miktar veya değerinin davacıdan beklenemeyecek ölçüde belirlenemediği ya da bunun imkânsız olduğu durumlarda belirsiz alacak davası açılmasına imkân tanıyordu. Bu dava türünün koşullarının bulunup bulunmadığı, talep artırımının zamanı, zamanaşımı ve faiz bakımından uygulamada çok sayıda uyuşmazlık ortaya çıkıyordu.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> 7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Kanunun 20. maddesiyle HMK m.109&#8217;a eklenen dördüncü fıkraya göre alacağın yalnızca bir kısmı dava edilmişse talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Artırılan kısım yönünden zamanaşımı da dava tarihinde kesilmiş sayılır.</p>
<p><strong>Karşılaştırmalı sonuç:</strong> Belirsiz alacak davasının gördüğü temel işlevlerden ikisi, kısmi davaya taşınmıştır: talebin tahkikat sonuna kadar bir kez artırılması ve artırılan bölümde zamanaşımının ilk dava tarihinde kesilmesi. Buna karşılık yeni hüküm, HMK m.107&#8217;nin isim ve koşullarını aynen korumamaktadır. Yeni dönemde dava türü kısmi dava olacak; artırım hakkı bir defa kullanılabilecek ve zaman sınırı tahkikatın sona ermesi olacaktır.</p>
<p>Kanun, artırılan kısım için açıkça yalnızca zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesileceğini düzenlemektedir. Harç, faiz başlangıcı, temerrüt ve usulî işlemlerin somut dosyada doğuracağı diğer sonuçların, alacağın niteliği ve talep biçimiyle birlikte ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle “belirsiz alacak davasının bütün sonuçları hiçbir fark olmadan kısmi davaya geçti” şeklinde geniş bir yorum ihtiyatla ele alınmalıdır.</p>
<p>İşçilik alacakları ve hesaplamaya bağlı tazminat taleplerinde dava stratejisinin bu yeni yapıya göre kurulması önem taşır. Örneğin işçilik alacaklarında alacağın türü, faiz başlangıcı ve hesaplama unsurları birbirinden ayrılmalıdır. Bu konudaki temel hesap mantığı için <a href="https://ilkercebeci.av.tr/ihbar-tazminati-hesaplama/" title="İhbar Tazminatı Hesaplama">ihbar tazminatı hesaplama</a> rehberi de incelenebilir.</p>
<p><strong>Geçiş kuralı:</strong> 31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında mülga HMK m.107 uygulanmaya devam edecektir. Dolayısıyla derdest dosyalar kendiliğinden kısmi davaya dönüşmez. 31 Temmuz 2026 ve sonrasında açılacak davalarda ise yeni sistem dikkate alınmalıdır.</p>
<h3>Duruşmalar arasındaki süre üç ayla mı sınırlandı?</h3>
<p><strong>Önceki düzenleme:</strong> HMK&#8217;de duruşmalar arasında her dava için geçerli açık bir azami üç aylık süre bulunmuyordu. Mahkemenin iş yükü, bilirkişi incelemesi, istinabe ve dosyanın niteliği nedeniyle duruşmalar daha ileri tarihlere bırakılabiliyordu.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> HMK m.147&#8217;ye eklenen üçüncü fıkraya göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. Bununla birlikte bilirkişi incelemesinin işin niteliği gereği uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini göstermek şartıyla daha uzun süre belirleyebilir.</p>
<p><strong>Pratik sonuç:</strong> Üç aylık süre mutlak ve istisnasız değildir. Ancak daha uzun bir duruşma aralığı için dosyaya özgü zorunluluk ile gerekçe aranması, takvimlendirme kararlarının denetlenebilirliğini artırmaktadır. Taraflar, uzun erteleme hâlinde ara kararın gerekçesini ve zorunluluğun gerçekten bulunup bulunmadığını dosya özelinde değerlendirebilir.</p>
<h3>E-duruşmada ıslak imza kuralı nasıl değişti?</h3>
<p><strong>Önceki düzenleme:</strong> Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılım mümkün olmakla birlikte, duruşmada yapılan bazı işlemlerin elle imza boyutu uygulamada tereddüt yaratabiliyordu.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> HMK m.149&#8217;a eklenen fıkrayla, bulundukları yerden ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılanlar bakımından elle atılan imzaya ilişkin hükümler kural olarak uygulanmayacaktır. Ancak ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh işlemleri bu kuralın dışında tutulmuştur.</p>
<p><strong>Pratik sonuç:</strong> Düzenleme, her duruşmanın otomatik olarak çevrim içi yapılacağı veya tarafların koşulsuz bir e-duruşma hakkına sahip olduğu anlamına gelmez. Yalnızca ses ve görüntü nakliyle katılmasına karar verilen kişilerin imza işlemleri sadeleştirilmektedir. Davanın sonucuna doğrudan etki eden tasarruf işlemlerinde usul güvenceleri korunmuştur.</p>
<p><strong>Yürürlük:</strong> Bu değişiklik 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.</p>
<h3>Birleştirme ve ayırma kararlarında ne değişti?</h3>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> HMK m.166&#8217;ya göre ilk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlı olacaktır. HMK m.168 ise kanun yolu rejimini yeniden kurmuştur.</p>
<ul>
<li>Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen davalar hakkında verilen birleştirme kararına karşı yalnızca istinaf yoluna gidilebilir.</li>
<li>İlk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı istinaf yoluna ancak hükümle birlikte başvurulabilir.</li>
<li>Bölge adliye mahkemesinin birleştirme veya ayırma kararına karşı temyiz yolu ancak hükümle birlikte kullanılabilir.</li>
<li>Birleştirme veya ayırma konusundaki hukuka aykırılık, tek başına bölge adliye mahkemesinde kaldırma veya Yargıtayda bozma nedeni oluşturmaz.</li>
</ul>
<p><strong>Karşılaştırmalı sonuç:</strong> Düzenleme, bağlantılı davaların hangi mahkemede devam edeceği ile ara nitelikteki birleştirme ve ayırma kararlarının ne zaman denetleneceğini netleştirmektedir. Amaç, sırf bu ara kararlar nedeniyle esas yargılamanın kesintiye uğramasını sınırlamaktır.</p>
<h3>Bölge adliye mahkemesinin yeniden verdiği karar ne zaman temyiz edilebilir?</h3>
<p><strong>Önceki durum:</strong> Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden esas hakkında karar vermesi hâlinde temyiz edilebilirlik, özellikle parasal sınırlar ve ilk derece kararıyla oluşan fark bakımından tartışmalara neden oluyordu. Anayasa Mahkemesi kararından sonra bu alanda açık bir yeni kurala ihtiyaç doğmuştu.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> HMK m.362&#8217;ye eklenen üçüncü fıkraya göre bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararın kabul veya ret konusu kısmı, HMK m.341/2&#8217;deki parasal sınırın üzerindeyse temyiz edilebilir.</p>
<p>Ancak bölge adliye mahkemesinin kararı genel temyiz sınırının altında kalıyor ve bu karar ile ilk derece kararı arasındaki fark HMK m.341/2 sınırını geçmiyorsa temyiz yolu kapalıdır. Karar yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse ve genel temyiz sınırının altındaysa yine temyiz edilemez.</p>
<p>2026 yılında HMK m.341/2 bakımından dikkate alınan tutar 50.000 TL, HMK m.362&#8217;deki genel temyiz sınırı ise 682.000 TL&#8217;dir. Parasal sınırlar yeniden değerlemeye tabi olduğundan, kanun yoluna başvuru tarihinde geçerli tutarın ayrıca kontrol edilmesi gerekir.</p>
<h2>İcra ve ortaklığın giderilmesi satışlarında değişen kurallar</h2>
<h3>Miras taşınmazında ilk artırmaya kimler katılabilir?</h3>
<p><strong>Önceki düzenleme:</strong> Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilen taşınmazlarda elektronik açık artırma genel kurallara göre yürütülüyor; taşınmazın miras yoluyla edinilmiş olması ilk artırmayı yalnızca mirasçılara ayıran özel bir sonuç doğurmuyordu.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> Taşınmazın bütün malikleri mülkiyeti miras yoluyla edinmişse ve mirasçılar dışında üçüncü kişiye ait bir mülkiyet hakkı bulunmuyorsa, ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde birinci artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır. Bu özel artırma usulü bir defa uygulanır.</p>
<p>Mirasçılar arasındaki ilk artırmada en düşük teklif, muhammen kıymetin yüzde yüzü ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına göre rüçhanlı olan alacakların toplamından hangisi fazlaysa bu tutarı; ayrıca paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmelidir. İlk artırmada alıcı çıkmazsa ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açık yapılır. Bu kez muhammen kıymetin yüzde ellisi ile rüçhanlı alacakların toplamından hangisi fazlaysa o tutar ve buna eklenecek satış masrafları alt sınırı belirler.</p>
<p><strong>Pratik sonuç:</strong> Düzenleme, aile veya tereke taşınmazının ilk aşamada mirasçılar arasında kalabilmesi için öncelik yaratmaktadır; ancak mirasçılara düşük bedelle edinim imkânı vermemektedir. İlk turdaki yüzde yüz eşik, taşınmazın değerinin korunmasını amaçlar. İkinci turun herkese açılması ise satışın sonuçlandırılmasını sağlar.</p>
<p>Düzenleme yalnızca bütün maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve dışarıdan üçüncü bir malik bulunmadığı durumda uygulanır. Paylardan biri satış, bağış veya başka bir işlemle üçüncü kişiye geçmişse özel ilk artırma koşullarının oluşup oluşmadığı tapu kaydı ve edinim sebepleri üzerinden ayrıca incelenmelidir. Miras ortaklığı, paylaşma ve izale-i şuyu sürecinin genel çerçevesi için <a href="https://ilkercebeci.av.tr/miras-avukati/" title="Miras Avukatı ve Miras Hukuku">miras hukuku ve ortaklığın giderilmesi</a> açıklamalarına da başvurulabilir.</p>
<h3>Teminat muafiyetlerinde ne değişti?</h3>
<p><strong>Önceki düzenleme:</strong> Ortaklığın giderilmesi satışlarında pay sahibinin payı oranında teminat muafiyeti, uygulamada teminatsız yüksek teklifler ve ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle satışın gecikmesi tartışmalarına yol açıyordu.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> Pay sahiplerine tanınan genel teminat kolaylığı kaldırılmıştır. Satış isteyen ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine başvurursa, alacağının teminatı karşıladığı ölçüde teminat yatırmaz. Hazine ise açık artırmalarda teminattan muaftır.</p>
<p><strong>Pratik sonuç:</strong> Paydaşın sırf paydaş sıfatıyla teminatsız artırmaya katılması yerine, katılımın gerçek ödeme iradesini gösterecek bir güvenceye bağlanması hedeflenmiştir. Alacaklının muafiyeti ise otomatik değildir; süresinde başvuru ve alacağın teminatı karşılayan miktarı önem taşır.</p>
<h3>İhale bedelini yatırmayan kişiye hangi yaptırımlar uygulanır?</h3>
<p>En yüksek teklifi veren ihale alıcısı bedeli süresinde yatırmazsa alınan teminat iade edilmez. Teminat önce satış masraflarından mahsup edilir; kalan kısım icra dosyalarında alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödenir. Ortaklığın giderilmesi satışında kalan teminat paydaşlara payları oranında dağıtılır; bedeli yatırmayan kişi paydaşsa teminatın tamamı diğer paydaşlara payları oranında ödenir.</p>
<p>Bedeli yatırmayan ihale alıcısı aynı zamanda satış isteyen alacaklıysa muhammen bedelin yüzde onu kendi alacağından mahsup edilir ve satış masrafı üzerinde bırakılır. Bunlara ek olarak, bedeli süresinde yatırmayan en yüksek teklif sahibine teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası verilir. Ceza, icra dairesi veya satış memuru tarafından uygulanır ve 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilmek üzere tahsil dairesine bildirilir.</p>
<p><strong>Geçiş kuralı:</strong> İİK m.114 değişiklikleri, 31 Temmuz 2026&#8217;dan önce ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmaz. Bu artırmalar eski hükümlere göre tamamlanır.</p>
<h2>Kanuni faiz ve tazminat hesaplarında yeni dönem</h2>
<h3>Kanuni faiz oranı nasıl belirlenecek?</h3>
<p><strong>Önceki düzenleme:</strong> Sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse uygulanacak kanuni faiz, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen sabit oran üzerinden yürüyordu. 1 Haziran 2024&#8217;ten itibaren bu oran yıllık yüzde 24 olarak uygulanıyordu.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi yeniden yazılmıştır. Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken ve oranı sözleşmeyle belirlenmemiş hâllerde kanuni faiz, TCMB&#8217;nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olacaktır.</p>
<p>Reeskont oranı 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü geçerli reeskont oranının yüzde sekseni uygulanacaktır. Böylece kanuni faiz her yıl başında, şartları oluşursa yıl ortasında değişebilen bir yapıya kavuşmuştur.</p>
<p><strong>31 Temmuz 2026 itibarıyla oran:</strong> TCMB&#8217;nin 31 Aralık 2025 tarihinde geçerli kısa vadeli reeskont oranı yüzde 38,75&#8217;tir. 30 Haziran 2026 itibarıyla beş puanlık değişiklik oluşmadığından yeni formülün sonucu yıllık yüzde 31&#8217;dir. Hesaplama, yüzde 38,75 x yüzde 80 şeklindedir. Reeskont oranlarının güncel tablosu <a href="https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB%2BTR/Main%2BMenu/Temel%2BFaaliyetler/Para%2BPolitikasi/Reeskont%2Bve%2BAvans%2BFaiz%2BOranlari" title="TCMB Reeskont ve Avans Faiz Oranları" target="_blank" rel="noopener">TCMB&#8217;nin resmî sayfasından</a> kontrol edilmelidir.</p>
<p><strong>Pratik sonuç:</strong> Faiz hesabı artık tek bir sabit oranla bütün döneme uygulanmamalıdır. Alacağın hangi tarihler arasında faiz taşıdığı, 31 Temmuz 2026 öncesi ve sonrası dönemler, sonraki yıl başı oranları ve gerekirse 30 Haziran kontrolü ayrı satırlarda gösterilmelidir. Kanunda kanuni faiz maddesi için özel bir geçiş hükmü bulunmadığından, devam eden alacaklarda yürürlük öncesi ve sonrası dönemlerin ayrıştırılması ve borcun tabi olduğu özel mevzuatın incelenmesi gerekir.</p>
<p>Sözleşmeyle geçerli biçimde kararlaştırılmış faiz oranları ile özel kanunlarda öngörülen faiz türleri, 3095 sayılı Kanunun yeni formülünden ayrı değerlendirilir. “Bütün alacakların faizi yüzde 31 oldu” biçimindeki genelleme bu nedenle doğru değildir.</p>
<h3>Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatında faiz ne zaman başlar?</h3>
<p><strong>Önceki uygulama:</strong> Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarının bilinen ve geleceğe ilişkin dönemleri için hesaplanan toplam tutara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi, gelecekte doğacağı varsayılan kazançlar yönünden borçlu üzerinde ağır mali sonuç oluşturduğu gerekçesiyle eleştiriliyordu.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> TBK m.55&#8217;e eklenen hüküm, faiz başlangıcını iki döneme ayırmıştır:</p>
<ul>
<li>Zarar görenin veya desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminat için haksız fiil ya da zarar doğuran olay tarihinden itibaren kanuni faiz işler.</li>
<li>Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminat için karar tarihinden itibaren kanuni faiz işler.</li>
</ul>
<p>Ayrıca bu tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat tutarından oransal olarak mahsup edilir.</p>
<p><strong>Pratik sonuç:</strong> Özellikle trafik kazası, iş kazası, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma dosyalarında bilirkişi hesabının yalnızca toplam tazminatı göstermesi yeterli olmayacaktır. Bilinen dönem ile bilinemeyen dönemin ayrıştırılması, her bölüme uygulanacak faiz başlangıcının ayrıca gösterilmesi ve tahkikat öncesi ödemelerin oransal mahsubunun denetlenmesi gerekir.</p>
<p><strong>Geçiş kuralı:</strong> Yeni TBK m.55 hükümleri yalnızca 31 Temmuz 2026 ve sonrasında meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Önceki olaylarda eski hükümler uygulanmaya devam eder.</p>
<h2>Ceza hukuku ve ceza muhakemesinde değişiklikler</h2>
<h3>Hesap veya kartını kullandıran kişiye otomatik beraat mı verilecek?</h3>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> TCK m.158&#8217;e eklenen dördüncü fıkra, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştiraki çok sınırlı bir hareketten ibaret kalan kişiler için cezada yarı oranında indirim öngörmektedir.</p>
<p>İndirimin uygulanabilmesi için iştirak fiilinin; kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla, kendisine ya da başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını yahut banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalması gerekir.</p>
<p><strong>Karşılaştırmalı sonuç:</strong> Düzenleme yeni bir “hesap kullandırma suçu” oluşturmamakta, fiili suç olmaktan çıkarmamakta ve otomatik beraat sağlamamaktadır. Kişinin dolandırıcılık planındaki rolü yalnızca belirtilen araç veya bilgiyi vermekle sınırlıysa, verilecek ceza yarı oranında indirilir. Hileli iletişime katılma, mağduru yönlendirme, para hareketlerini yönetme, suç gelirini çekme veya dağıtma gibi ek eylemler varsa iştirak rolünün bu sınır içinde kalıp kalmadığı deliller üzerinden değerlendirilir.</p>
<p>Banka hesabı ve kart kullanımından doğan ceza sorumluluğunda suç vasfı, kast ve teknik kayıtlar her dosyada ayrıca incelenmelidir. Konunun genel çerçevesi için <a href="https://ilkercebeci.av.tr/banka-hesabini-kullandirma-sucu/" title="Banka Hesabını Kullandırma Suçu">banka hesabını kullandırma suçu</a> başlıklı içerik de incelenebilir.</p>
<p><strong>Kanun yolundaki dosyalar:</strong> 31 Temmuz 2026&#8217;dan önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan yeni fıkra kapsamına girenlerin bölge adliye mahkemesindeki dosyaları bozulup ilk derece mahkemesine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar da geliş usulüne göre ilk derece mahkemesine iletilir.</p>
<p><strong>İnfaz aşamasındaki dosyalar:</strong> Hakkında TCK m.168 uygulanmamış ve yeni indirim kapsamına giren hükümlü, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirse TCK m.168/2&#8217;deki etkin pişmanlıktan yararlanabilir. Zarar tamamen giderilinceye kadar yalnızca bu hükme dayanılarak infaz ertelenemez veya durdurulamaz.</p>
<h3>HAGB kaldırıldı mı, kanun yolu ne oldu?</h3>
<p><strong>Önceki durum:</strong> Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, Anayasa Mahkemesinin CMK m.231&#8217;in ilgili fıkraları hakkında verdiği iptal kararı nedeniyle yeniden düzenlenmesi gereken bir alandı. HAGB kararlarına karşı istinaf ve koşulları varsa temyiz denetimi, önceki yasal değişikliklerle sisteme alınmıştı.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> 7589 sayılı Kanun HAGB&#8217;yi kaldırmamış, CMK m.231&#8217;in beş ila on dördüncü fıkralarını yeniden düzenlemiştir. İki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası bakımından, kanundaki koşulların bulunması hâlinde mahkeme HAGB kararı verebilir.</p>
<p>Temel koşullar; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutumuna göre yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve mağdurun ya da kamunun zararının aynen iade, önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesidir. Zararın derhâl giderilememesi durumunda, denetim süresinde aylık taksitlerle tamamen ödeme koşuluyla HAGB kararı verilebilir.</p>
<p>Denetim süresi beş yıldır. Mahkeme, bir yılı aşmamak üzere eğitim programına devam, gözetim altında çalışma, belirli yerlere gitmeme veya başka uygun yükümlülükler içeren denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir. Denetim süresinde dava zamanaşımı durur.</p>
<p>Denetim süresinde kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Kasten yeni suç veya yükümlülüğe aykırılık hâlinde hüküm açıklanır. Yükümlülüğünü yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek cezanın yarısına kadar bir bölümünün infaz edilmemesine, koşulları varsa erteleme veya seçenek yaptırıma karar verilebilir.</p>
<p><strong>Kanun yolu:</strong> CMK m.272/3&#8217;teki istinaf sınırlamaları saklı olmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yolu açıktır. Bölge adliye mahkemesi kararları hakkında CMK m.286 uygulanır. HAGB kararı ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyize gidilebilir. İstinaf ve temyizde karar ile hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.</p>
<p><strong>Kapsam dışı suçlar:</strong> İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda HAGB uygulanamaz.</p>
<p>HAGB maddesi için özel bir geçiş hükmü bulunmadığından, derdest veya infaz aşamasındaki dosyalarda usul hükümlerinin zaman bakımından uygulanması ile sanık lehine sonuç doğurabilecek maddi ceza hükümleri somut olay özelinde ayrıştırılmalıdır.</p>
<h3>Moleküler genetik inceleme sonuçları ne kadar saklanacak?</h3>
<p>CMK m.80&#8217;e göre inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilir ve bir örneği delil olarak dosyada saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir.</p>
<p>Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâlinde bilgiler derhâl yok edilir. Diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl sonra Cumhuriyet savcısı huzurunda imha yapılır ve tutanak düzenlenir.</p>
<p>İlgili kişi, saklama amacı ortadan kalkmışsa veya haklı bir neden varsa yirmi yıllık süre dolmadan hâkim veya mahkemeden silme talep edebilir. Kayıtlar, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla başka bir soruşturma veya kovuşturmada kullanılabilir. Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı itiraz, savcı kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru yolu öngörülmüştür. Sistemin işleyişi Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca çıkarılacak ortak yönetmelikle düzenlenecektir.</p>
<h3>Kaçak sanık hakkında hangi kararlar verilemez?</h3>
<p>CMK m.247/3 uyarınca kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak sanığın daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine hükmedilmişse kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini bildirerek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.</p>
<p>Düzenleme, yargılamanın kaçak sanık nedeniyle bütünüyle durmasını önlerken savunması alınmayan kişi hakkında mahkûmiyet kurulmasına sınır getirmektedir. Güvenlik tedbiri yönünden de sonradan savunma hakkını kullanmaya elverişli özel bir yenileme imkânı tanınmıştır.</p>
<h3>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi nedir?</h3>
<p>CMK m.308&#8217;e göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki bütün kararlarına karşı re&#8217;sen veya istem üzerine Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Süre, dosyanın Başsavcılığa tesliminden itibaren üç aydır. Sanık lehine itirazda süre aranmaz.</p>
<p>İstem; sanık, sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı bulunanlar, katılan, katılma isteği henüz karara bağlanmamış kişi veya katılan sıfatını alabilecek ölçüde suçtan zarar gören tarafından yapılabilir. Bu kişilerin başvurusu, dosyanın doğrudan Ceza Genel Kuruluna gideceği anlamına gelmez; itiraz yetkisinin kullanılıp kullanılmayacağını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı değerlendirir.</p>
<p><strong>Geçiş kuralı:</strong> Yeni üç aylık süre, 31 Temmuz 2026&#8217;dan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen dosyalarda uygulanır. Daha önce teslim edilmiş dosyalarda eski hüküm geçerlidir.</p>
<h2>İdari yargıda tek hâkim, istinaf ve temyiz değişiklikleri</h2>
<h3>Hangi idari davalar tek hâkimle görülecek?</h3>
<p><strong>Önceki düzenleme:</strong> 2576 sayılı Kanunun 7. maddesinde tek hâkimle görülecek uyuşmazlıklar esas olarak parasal sınır ve sınırlı dava türleri üzerinden belirleniyordu. Kanun metnindeki 25.000 TL ibaresi yeniden değerleme sistemi içinde güncelliğini kaybetmişti.</p>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç olmak üzere konusu 486.000 TL&#8217;yi aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal ve tam yargı davaları tek hâkim tarafından çözümlenecektir. Vergi mahkemelerinde vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ile bunların zam ve cezalarına ilişkin toplam değeri 486.000 TL&#8217;yi aşmayan davalar da tek hâkim kapsamındadır.</p>
<p>Parasal sınırdan bağımsız olarak aşağıdaki uyuşmazlıklar da tek hâkimle görülecektir:</p>
<ul>
<li>Öğrenciler hakkında uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucu doğuranlar hariç disiplin cezaları ile sınıf geçme, not, yurt, kredi ve burs işlemleri.</li>
<li>Kamu görevlileri hakkında geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri.</li>
<li>Kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları.</li>
<li>Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli engelleyenler hariç, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyelerine verdiği disiplin cezaları.</li>
<li>2022 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan 65 yaş aylığı ve benzeri uyuşmazlıklar.</li>
</ul>
<p><strong>Pratik sonuç:</strong> Dava açılırken yalnızca parasal miktar değil, işlemin türü de mahkemenin kurul hâlinde mi tek hâkimle mi karar vereceğini belirleyecektir. Bu ayrım, kararın kanun yolu rejimini de etkilediği için dava dilekçesi hazırlanırken baştan değerlendirilmelidir.</p>
<p><strong>Geçiş kuralı:</strong> Yeni tek hâkim hükümleri 31 Temmuz 2026&#8217;dan sonra açılan davalara uygulanır. Daha önce açılmış davalarda eski düzenleme devam eder.</p>
<h3>Bölge idare mahkemesi hangi hâllerde dosyayı geri gönderebilir?</h3>
<p><strong>Yeni düzenleme:</strong> Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını hukuka uygun bulursa istinafı reddeder. Sonuç doğru, gerekçe yanlış veya eksikse gerekçeyi değiştirerek; maddi yanlışlık düzeltilebilir nitelikteyse gerekli düzeltmeyi yaparak başvuruyu reddedebilir.</p>
<p>Kararın kaldırılıp dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilebileceği hâller sınırlı olarak sayılmıştır:</p>
<ul>
<li>İlk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin diğer nihai kararlar hakkında istinafın haklı bulunması.</li>
<li>Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme ya da reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılması.</li>
<li>Dilekçenin reddi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi.</li>
<li>Dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilmesi.</li>
<li>Bir talep hakkında hiç veya eksik hüküm kurulması.</li>
<li>Gerekli keşif veya bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesi.</li>
<li>Yapılması gereken duruşma yapılmadan karar verilmesi.</li>
</ul>
<p>Bölge idare mahkemesi, keşif veya bilirkişi incelemesi ile duruşma eksikliğini kendisi gidererek de karar verebilir. Kanunda sayılan hâller dışında dosyanın kaldırma kararıyla ilk derece mahkemesine geri gönderilmesi mümkün değildir.</p>
<p><strong>Karşılaştırmalı sonuç:</strong> Yeni sistem, istinaf merciinin sırf gerekçe eksikliği veya düzeltilebilir maddi hata nedeniyle dosyayı geri göndermesi yerine kararı düzelterek sonuçlandırmasını; geri göndermenin ise kanunda sayılan temel usul eksiklikleriyle sınırlı kalmasını amaçlamaktadır.</p>
<h3>Bölge idare mahkemesinin yeniden verdiği karar temyiz edilebilir mi?</h3>
<p>İYUK m.46&#8217;ya eklenen ikinci fıkraya göre, birinci fıkradaki olağan temyiz kapsamı dışında kalan davalarda bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp yeniden verdiği karar, tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir.</p>
<p>Bununla birlikte aşağıdaki davalarda yeniden karar verilmiş olsa da temyiz yolu kapalıdır:</p>
<ul>
<li>İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar.</li>
<li>4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanundan doğan davalar.</li>
<li>3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanundan doğan davalar.</li>
<li>6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunundan doğan davalar.</li>
<li>Bölge idare mahkemesinin yeni kararı ile ilk derece kararı arasındaki farkın kanundaki alt parasal sınırı geçmediği belirli uyuşmazlıklar.</li>
<li>Yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar.</li>
</ul>
<p><strong>Geçiş kuralı:</strong> Bu hüküm 31 Temmuz 2026&#8217;dan sonra bölge idare mahkemesince verilen kararlar hakkında uygulanır. Daha önce verilen kararlarda eski kanun yolu rejimi devam eder.</p>
<h3>Danıştayın kurumsal geçiş süresi nasıl değişti?</h3>
<p>2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 27. maddesindeki on yıllık süre on dört yıla çıkarılmış ve ilgili fıkranın 23 Temmuz 2030&#8217;a kadar uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu düzenleme doğrudan dava taraflarının usul işlemlerinden çok Danıştayın daire ve üye yapısına ilişkin kurumsal geçişi ilgilendirir.</p>
<p>Kanunun diğer hükümlerinden farklı olarak bu madde, 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere 31 Temmuz 2026&#8217;da yürürlüğe girmiştir.</p>
<h2>Noterlik, vesayet satışları ve yargı kurumlarına ilişkin değişiklikler</h2>
<h3>Noterlik evrakı yetkili mercilere nasıl gönderilecek?</h3>
<p>Noterlik Kanunu m.55 yeniden düzenlenmiştir. Noterlik evrak ve defterleri; mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı, resmî daireler veya konusu belirtilmek şartıyla noterlikte soruşturmaya yetkili kişiler tarafından incelenebilir.</p>
<p>Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı evrakın aslını isterse noter bir örnek çıkarıp aslına uygunluğunu onaylar, bu örneği aslının yerinde saklar ve aslı ilgili mercie gönderir. Onaylı örnek istendiğinde noter, evrakı tarayıp güvenli elektronik imzayla onaylayarak elektronik ortamda gönderir; elektronik gönderim mümkün değilse fiziki onaylı örnek iletilir.</p>
<p>Bu işlemler için yevmiye numarası verilmez. Posta ve tarifedeki yol masrafı dışında harç, vergi, değerli kâğıt ücreti veya başka bir ücret alınmaz. Düzenleme, dava ve soruşturmalarda noterlik belgelerinin yetkili mercilerce daha hızlı ve düşük maliyetle temin edilmesini amaçlamaktadır.</p>
<h3>Vesayet altındaki kişilerin malları nasıl satılacak?</h3>
<p>TMK m.440 ve m.444 değişiklikleriyle vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmazların satışı UYAP&#8217;a entegre elektronik satış portalına taşınmıştır. Satış açık artırmayla yapılır ve vesayet makamının onamasıyla tamamlanır. Onama kararının ihale gününden itibaren on gün içinde verilmesi gerekir.</p>
<p><strong>Yürürlük ve geçiş:</strong> Bu hükümler 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girer. Bu tarihten önce satışına karar verilmiş ve ilanı yapılmış açık artırmalarda eski hükümlerin uygulanmasına devam edilir.</p>
<h3>Adli Tıp Kurumunda atama ve görev süresi nasıl düzenlendi?</h3>
<p>Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliğine atanmak için tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da ilgili alanda doktora derecesi şartı getirilmiştir. İhtisas kurulu başkan ve üyeleri, adli tıp grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıldır. Yeni atanan kişi göreve başlayıncaya kadar süresi dolan kişinin görevi devam eder.</p>
<p>31 Temmuz 2026 itibarıyla dört yıl veya daha uzun süredir görev yapanların görevleri sona erer; dört yıldan az görev yapanlar kalan süreyi tamamlar. Görevi sona erenler yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevlerine devam eder.</p>
<h3>Hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim ve sınav sistemi nasıl değişti?</h3>
<p>2802 sayılı Kanunda hâkim ve savcı yardımcılarına verilecek eğitim alanları açıkça sayılmıştır. Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku, usul hukuku, duruşma yönetimi, karar ve gerekçe yazımı, adalet hizmetlerinin yönetim ve denetimi, uluslararası kuruluş ve sözleşmeler, sık karşılaşılan dava türleri ile kişisel gelişim bu kapsamda yer alır.</p>
<p>Yazılı sınavlar eğitim konularından yapılır ve yüz puan üzerinden değerlendirilir. Sözlü sınavda mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi; mesleki yeterlilik ve hukuki sorun çözme becerisi; özgüven ve temsil kabiliyeti; Türkçeyi kullanma, genel kültür ve yetenek ölçülür. Dört ölçütün her biri yirmi beş puan değerindedir.</p>
<p>Aynı Kanunun disiplin hükümlerine, mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün bir konuda bilirkişiye başvurmak fiili eklenmiştir. Bu hüküm, hukuki nitelendirme ile özel veya teknik bilgi gerektiren bilirkişilik konusunun daha dikkatli ayrılmasını hedeflemektedir.</p>
<h2>Teklif metni ile Resmî Gazete&#8217;de yayımlanan nihai metin arasındaki farklar</h2>
<p>12. Yargı Paketi değerlendirilirken kanun teklifinin ilk metni ile 7589 sayılı nihai Kanun birbirine karıştırılmamalıdır. TBMM&#8217;ye 22 Haziran 2026 tarihinde sunulan <a href="https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/28702068-8336-454a-a986-019eee6025e6" title="12. Yargı Paketi Kanun Teklifi Bilgileri" target="_blank" rel="noopener">2/3737 esas numaralı teklif</a> bazı hükümler içeriyor, ancak bunların tamamı Resmî Gazete&#8217;de yayımlanan kanuna girmiyordu.</p>
<p><strong>İdare aleyhine ilamlı icradan önce başvuru zorunluluğu:</strong> Teklifte, idare aleyhine hükmedilen para, vekâlet ücreti ve yargılama gideri alacakları için icra takibinden önce idareye yazılı başvuru yapılması, banka hesabı bildirilmesi ve bir aylık ödeme süresinin beklenmesi öngörülüyordu. Bu hüküm nihai 7589 sayılı Kanunda yer almamıştır. Dolayısıyla sırf ilk teklif metnine dayanılarak böyle bir yeni dava veya takip şartının yürürlüğe girdiği söylenemez.</p>
<p><strong>Bilgisayar verilerinde arama, kopyalama ve elkoyma:</strong> İlk teklifte CMK m.134&#8217;ün yeniden düzenlenmesi ve elde edilen verilerin on beş yıl saklanmasına ilişkin hükümler bulunuyordu. Bu madde de nihai Kanuna alınmamıştır. 7589 sayılı Kanunda kişisel veri boyutuyla yürürlüğe giren ceza muhakemesi değişikliği, CMK m.80 kapsamındaki moleküler genetik inceleme sonuçlarına ilişkindir.</p>
<p>Bu ayrım, haber veya teklif özeti üzerinden değil, Resmî Gazete&#8217;de yayımlanmış son metin üzerinden uygulama yapılması gerektiğini göstermektedir.</p>
<h2>12. Yargı Paketinin yürürlük takvimi</h2>
<p>Kanunun yürürlük sistemi üç ana gruba ayrılmaktadır:</p>
<ul>
<li><strong>23 Temmuz 2026&#8217;dan geçerli:</strong> Danıştay Kanununun geçici 27. maddesine ilişkin değişiklik, 31 Temmuz 2026&#8217;da yayımlanmış olmakla birlikte 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerlidir.</li>
<li><strong>31 Ekim 2026&#8217;da yürürlüğe girecek:</strong> TMK m.440 ve m.444 kapsamındaki vesayet mallarının elektronik satışı ile HMK m.149&#8217;daki e-duruşmada elle imza değişikliği.</li>
<li><strong>31 Temmuz 2026&#8217;da yürürlüğe girenler:</strong> Kanunun diğer bütün maddeleri.</li>
</ul>
<p>Yürürlük tarihinin yanında geçiş hükümleri de kontrol edilmelidir:</p>
<ul>
<li>31 Temmuz 2026&#8217;dan önce ilan edilen İİK açık artırmaları eski hükümlere tabidir.</li>
<li>İdari yargıda tek hâkim değişikliği, 31 Temmuz 2026&#8217;dan sonra açılan davalarda uygulanır.</li>
<li>İYUK m.46 değişikliği, 31 Temmuz 2026&#8217;dan sonra bölge idare mahkemesince verilen kararlar için geçerlidir.</li>
<li>TCK m.158/4, kanun yolu ve infaz aşamasındaki uygun dosyalar için özel lehe geçiş hükümleri içerir.</li>
<li>CMK m.308 değişikliği, 31 Temmuz 2026&#8217;dan sonra Başsavcılığa teslim edilen dosyalara uygulanır.</li>
<li>TBK m.55 değişikliği, 31 Temmuz 2026 ve sonrasında meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanır.</li>
<li>31 Temmuz 2026&#8217;dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski HMK m.107 uygulanmaya devam eder.</li>
<li>Vesayet mallarının satışı bakımından 31 Ekim 2026&#8217;dan önce ilan edilmiş artırmalar eski hükümlere göre yürür.</li>
</ul>
<h2>12. Yargı Paketi hakkında sık yapılan yanlış yorumlar</h2>
<h3>“Genel af veya kapsamlı infaz indirimi getirildi” yorumu</h3>
<p>7589 sayılı Kanunda genel af veya bütün hükümlüleri kapsayan genel bir infaz indirimi bulunmamaktadır. TCK m.158/4&#8217;teki yarı oranlı indirim, yalnızca dolandırıcılığa iştirak rolü kanunda belirtilen hesap, kart, bilgi veya araç verme fiiliyle sınırlı kalan kişiler için uygulanabilir. İnfaz aşamasındaki özel etkin pişmanlık imkânı da aynı kapsamdaki hükümlüler ve zararın tamamen giderilmesi şartıyla sınırlıdır.</p>
<h3>“HAGB kaldırıldı” yorumu</h3>
<p>HAGB kaldırılmamıştır. CMK m.231&#8217;in ilgili fıkraları yeniden düzenlenmiş, kanun yolu ve denetim sistemi korunmuş, işkence, eziyet ve belirli kötü muamele suçları kapsam dışında bırakılmıştır.</p>
<h3>“Banka hesabını veren herkesin cezası yarıya iner” yorumu</h3>
<p>Yarı oranlı indirim otomatik değildir. İştirak hareketinin yalnızca kanunda belirtilen ödeme aracı, hesap bilgisi veya kullanım aracını verme fiiliyle sınırlı kalması gerekir. Failin suç planındaki diğer eylemleri ve haksız menfaat amacı delillerle değerlendirilir.</p>
<h3>“Belirsiz alacak davaları derhâl sona erdi” yorumu</h3>
<p>31 Temmuz 2026&#8217;dan önce açılmış belirsiz alacak davaları, geçici hüküm gereği eski HMK m.107 kapsamında devam eder. Kaldırma, yeni açılacak davaların hukuki kurgusunu değiştirmektedir.</p>
<h3>“Kanuni faiz bütün alacaklarda yüzde 31 oldu” yorumu</h3>
<p>Yüzde 31, 31 Temmuz 2026 itibarıyla yeni formülün 2026 yılı için ürettiği kanuni faiz oranıdır. Sözleşmeyle belirlenmiş faiz, ticari temerrüt faizi veya özel kanunlardaki faiz hükümleri bakımından aynı sonuç otomatik olarak doğmaz. Uygulanacak faiz türü ile dönem önce belirlenmelidir.</p>
<h2>Uygulama için dosya bazlı kontrol listesi</h2>
<ul>
<li><strong>Alacak davası:</strong> Dava 31 Temmuz 2026&#8217;dan önce mi sonra mı açıldı? Eski belirsiz alacak rejimi mi, yeni kısmi dava rejimi mi uygulanacak? Tek seferlik artırım tahkikat bitmeden yapılmış mı?</li>
<li><strong>Faiz hesabı:</strong> Talep edilen faiz kanuni faiz mi, sözleşmesel faiz mi, ticari temerrüt faizi mi? 31 Temmuz 2026 öncesi ve sonrası dönemler ayrılmış mı? Güncel reeskont verisi kontrol edilmiş mi?</li>
<li><strong>Tazminat dosyası:</strong> Zarar doğuran olayın tarihi nedir? Bilinen ve bilinemeyen kazanç dönemleri ayrılmış mı? Tahkikat öncesi ödeme varsa oransal mahsup yapılmış mı?</li>
<li><strong>Ortaklığın giderilmesi:</strong> Bütün malikler taşınmazı miras yoluyla mı edindi? Üçüncü kişi malik var mı? Artırma ilanı 31 Temmuz 2026&#8217;dan önce mi yapıldı?</li>
<li><strong>İhale:</strong> Katılımcının teminat yükümlülüğü, alacaklı muafiyeti için başvuru süresi ve bedelin yatırılmaması hâlindeki yüzde beş idari para cezası dikkate alındı mı?</li>
<li><strong>Dolandırıcılık dosyası:</strong> Sanığın iştirak hareketi yalnızca hesap, kart veya zorunlu bilgiyi vermekle mi sınırlı? Kanun yolu veya infaz aşaması için geçici hüküm uygulanabilir mi? Zararın giderilmesi koşulları oluşuyor mu?</li>
<li><strong>HAGB:</strong> Suç HAGB kapsamı dışında mı? İki yıllık eşik ve diğer koşullar var mı? Doğru kanun yolu ve süre belirlenmiş mi?</li>
<li><strong>İdari dava:</strong> Dava 31 Temmuz 2026&#8217;dan sonra mı açıldı? Parasal sınır ve dava türü tek hâkim kapsamına giriyor mu? Bölge idare mahkemesinin karar tarihi yeni temyiz rejimini etkiliyor mu?</li>
<li><strong>E-duruşma ve vesayet satışı:</strong> İşlem 31 Ekim 2026&#8217;dan önce mi sonra mı? Üç aylık ertelenmiş yürürlük ve eski ilanlar için geçiş hükmü kontrol edildi mi?</li>
</ul>
<h2>Genel değerlendirme</h2>
<p>12. Yargı Paketi, tek bir hukuk alanına odaklanan dar bir değişiklik değildir. Paketin ortak yönü; yargılamada süre ve usul ekonomisini güçlendirmek, elektronik süreçleri genişletmek, Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında oluşan boşlukları gidermek ve kanun yolu sisteminde yeni bir denge kurmaktır.</p>
<p>Uygulamada en geniş etkiyi HMK m.107&#8217;nin kaldırılması ile kısmi davanın yeni işlevi, kanuni faizin değişken orana bağlanması, HAGB&#8217;nin yeniden düzenlenmesi ve idari yargıdaki tek hâkim-kanun yolu değişiklikleri doğuracaktır. Miras taşınmazlarının satışında ilk artırmanın mirasçılara ayrılması ve ihale bedelini yatırmayan kişiye getirilen yaptırımlar da ortaklığın giderilmesi dosyalarının yürütülüşünü doğrudan değiştirmektedir.</p>
<p>Kanunun doğru uygulanması, her dosyada dört sorunun birlikte yanıtlanmasını gerektirir: Hangi madde değişti, değişiklik ne zaman yürürlüğe girdi, dosya için özel bir geçiş hükmü var mı ve yeni kural mevcut talep veya kanun yolu stratejisini nasıl etkiliyor? Hukuk, ceza, icra, miras ve tazminat uyuşmazlıklarına ilişkin hizmet başlıkları için <a href="https://ilkercebeci.av.tr/faaliyet-alanlari/" title="Avukat İlker Cebeci Faaliyet Alanları">faaliyet alanları</a> sayfası incelenebilir.</p>
<h2>Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<div class="wp-block-rank-math-faq-block">
<div class="rank-math-faq-item">
<h3 class="rank-math-question">12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girdi?</h3>
<div class="rank-math-answer">
<p>7589 sayılı Kanunun büyük bölümü 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Vesayet mallarının elektronik satışı ile e-duruşmada elle imza değişikliği 31 Ekim 2026&#8217;da yürürlüğe girecek; Danıştaya ilişkin kurumsal hüküm ise 23 Temmuz 2026&#8217;dan geçerli olacak.</p>
</div></div>
<div class="rank-math-faq-item">
<h3 class="rank-math-question">12. Yargı Paketi belirsiz alacak davasını kaldırdı mı?</h3>
<div class="rank-math-answer">
<p>Evet. HMK m.107 yürürlükten kaldırıldı. Yeni sistemde kısmi davadaki talep, tahkikat sona ermeden bir kez artırılabilir ve artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. 31 Temmuz 2026&#8217;dan önce açılan belirsiz alacak davaları eski hükme göre devam eder.</p>
</div></div>
<div class="rank-math-faq-item">
<h3 class="rank-math-question">Yeni kanuni faiz oranı yüzde kaçtır?</h3>
<div class="rank-math-answer">
<p>Yeni formül, önceki yılın 31 Aralık tarihindeki kısa vadeli reeskont oranının yüzde seksenini esas alır. 31 Temmuz 2026 itibarıyla formülün sonucu yıllık yüzde 31&#8217;dir. Oran sonraki yıllarda ve şartları oluşursa yıl ortasında değişebilir; özel veya sözleşmesel faizler ayrıca değerlendirilir.</p>
</div></div>
<div class="rank-math-faq-item">
<h3 class="rank-math-question">12. Yargı Paketi HAGB&#8217;yi kaldırdı mı?</h3>
<div class="rank-math-answer">
<p>Hayır. HAGB kurumu yeniden düzenlenmiştir. İki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası bakımından koşulları varsa uygulanabilir; işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği belirli kötü muamele suçları kapsam dışındadır.</p>
</div></div>
<div class="rank-math-faq-item">
<h3 class="rank-math-question">Banka hesabını kullandıran herkesin cezası yarıya iner mi?</h3>
<div class="rank-math-answer">
<p>Hayır. İndirim, dolandırıcılığa iştirak hareketi yalnızca kanunda belirtilen hesap, kart, bilgi veya aracı verme fiiliyle sınırlı kalan kişi için söz konusu olabilir. Kişinin diğer eylemleri, kastı ve suç planındaki rolü somut delillere göre değerlendirilir.</p>
</div></div>
<div class="rank-math-faq-item">
<h3 class="rank-math-question">12. Yargı Paketi genel af getirdi mi?</h3>
<div class="rank-math-answer">
<p>Hayır. 7589 sayılı Kanunda genel af veya herkesi kapsayan bir infaz indirimi yoktur. Dolandırıcılıkta hesap veya ödeme aracı sağlamakla sınırlı iştirak için getirilen indirim ve buna bağlı geçiş hükümleri özel niteliktedir.</p>
</div></div>
</div>
<p><strong>Not:</strong> Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukukî değerlendirme değişebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilkercebeci.av.tr/12-yargi-paketi-karsilastirmali-inceleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ceza hukuku</title>
		<link>https://ilkercebeci.av.tr/ceza-hukuku/</link>
					<comments>https://ilkercebeci.av.tr/ceza-hukuku/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ilkercebeci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 21:55:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk Ceza Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[adil yargılanma hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim suçları]]></category>
		<category><![CDATA[ceza muhakemesi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza muhakemesi hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ceza yargılaması]]></category>
		<category><![CDATA[delil toplama]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[dosya inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[hakaret]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[ifade alma]]></category>
		<category><![CDATA[iftira]]></category>
		<category><![CDATA[in dubio pro reo]]></category>
		<category><![CDATA[istinaf]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kanun yolları]]></category>
		<category><![CDATA[kasten öldürme]]></category>
		<category><![CDATA[kasten yaralama]]></category>
		<category><![CDATA[koruma tedbirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mağdur vekilliği]]></category>
		<category><![CDATA[masumiyet karinesi]]></category>
		<category><![CDATA[müdafi]]></category>
		<category><![CDATA[örgüt suçları]]></category>
		<category><![CDATA[şantaj]]></category>
		<category><![CDATA[savunma hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[sorgu]]></category>
		<category><![CDATA[şüpheden sanık yararlanır]]></category>
		<category><![CDATA[tck maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[tck suçları]]></category>
		<category><![CDATA[tebligat kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[temyiz]]></category>
		<category><![CDATA[türk ceza kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklama]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları]]></category>
		<category><![CDATA[yağma]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu müdafilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilkercebeci.av.tr/?p=1539</guid>

					<description><![CDATA[Ceza hukuku nedir? Ceza muhakemesi, müdafi/ceza avukatı görevleri, savunma hakkı ve güncel TCK suç maddeleri hakkında detaylı bir yol haritası 
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><!-- Focus Keyword: Ceza hukuku --><br />
<!-- SEO Title: Ceza Hukuku Nedir? Müdafi (Ceza Avukatı) Görevleri ve Güncel TCK Suçları --><br />
<!-- Meta Description: Ceza hukuku nedir? Ceza muhakemesi, müdafi (ceza avukatı) görevleri, savunma hakkı ve güncel TCK suç maddeleri hakkında kapsamlı bilgi. --></p>
<h2>Ceza Hukuku Nedir?</h2>
<h3>1. Ceza Hukukunun Tanımı ve Kapsamı</h3>
<p>Yargı kararlarında ceza hukukunun genel tanımına ilişkin doğrudan bir ifade sınırlı olmakla birlikte, ikincil kaynaklar ve usul kuralları üzerinden kapsamlı bir çerçeve çizilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>Genel Tanım (İkincil Kaynak):</strong> Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararına göre ceza muhakemesi hukuku; devletin suç şüphesi altındaki bireyleri yargılayarak ve gerektiğinde ceza vererek toplumun adalet ve güvenliğini sağlama görevinin yerine getirilmesiyle uğraşan hukuk dalıdır. Bu dal; ceza iddiası, savunma ve yargılama faaliyetlerinin birlikte yürütülmesine ilişkin ilke ve kuralları kapsar.</li>
<li><strong>Ceza Hukukunun Amacı:</strong> Ceza muhakemesinin temel amacı, her somut olayda kanuna ve usule uygun olarak toplanan delillerle <strong>&#8220;maddi gerçeğe&#8221;</strong> ulaşıp adaleti sağlamaktır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu).</li>
<li><strong>Ceza Hukukuna İlişkin Temel İlkeler:</strong> Kararlarda ceza hukukunun; suç isnadı, koruma tedbirleri (tutuklama vb.), ceza tayini, infaz rejimi ve adil yargılanma hakkı gibi unsurları içerdiği vurgulanmaktadır. Özellikle <strong>&#8220;şüpheden sanık yararlanır&#8221;</strong> (in dubio pro reo) ilkesi ve <strong>masumiyet karinesi</strong>, ceza yargılamasının temel taşları olarak belirtilmiştir.</li>
</ul>
<p>Ceza hukukunun uygulamasını Küçükçekmece’deki soruşturma ve dava süreçleri bakımından incelemek isteyenler için <a href="https://ilkercebeci.av.tr/kucukcekmece-ceza-avukati/">Küçükçekmece’de ceza soruşturması ve savunma süreci</a> başlıklı açıklamalarımızı sunuyoruz. Bakırköy’deki ofisimizden İstanbul genelindeki dosyaları takip ediyoruz; Küçükçekmece’de ayrı bir ofisimiz bulunmamaktadır.</p>
<h3>2. Ceza Avukatının (Müdafi) Tanımı ve Statüsü</h3>
<p>Ceza muhakemesinde avukat, &#8220;müdafi&#8221; sıfatıyla tanımlanmakta ve hukuki statüsü şu şekilde belirlenmektedir:</p>
<ul>
<li><strong><a href="https://www.ilkercebeci.av.tr/ceza-avukati-secme-rehberi" rel="dofollow" title="Ceza avukatı">Ceza Avukatı</a> Tanımı:</strong> 5271 sayılı <a href="https://ilkercebeci.av.tr/11-yargi-paketi-ve-7571-sayili-kanun/" rel="dofollow" title="Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)">Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)</a> m. 2/1-c uyarınca müdafi; şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı ifade eder.</li>
<li><strong>Ceza Avukatının Hukuki Statüsü:</strong> Müdafi, şüpheli veya sanığın yardımcısı olarak kabul edilir (Yargıtay 6. Ceza Dairesi). Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında müdafi; toplumsal savunmayı gerçekleştirmek amacıyla hareket eden, gerçeğin ortaya çıkarılmasını sağlayan <strong>&#8220;kamusal bir muhakeme sujesi&#8221;</strong> olarak tanımlanmıştır.</li>
<li><strong>Bağımsızlık İlkesi:</strong> Müdafi sanığın temsilcisi değildir ve savunma yaparken sanığın iradesine tamamen bağlı değildir; bağımsız bir statüye sahiptir.</li>
</ul>
<h3>3. Ceza Avukatının Görev ve Yetkileri</h3>
<p>Yargıtay kararları ve ilgili mevzuat atıfları ışığında ceza avukatının görevleri soruşturma ve kovuşturma evrelerini kapsayacak şekilde detaylandırılmıştır:</p>
<p><strong>A. Soruşturma ve Kovuşturma Sürecindeki Görevler:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Hukuki Yardım:</strong> Şüpheli veya sanığa muhakemenin her aşamasında (soruşturma ve kovuşturma) hukuki yardımda bulunmak (CMK m. 149/1).</li>
<li><strong>İfade ve Sorguda Hazır Bulunma:</strong> Şüphelinin ifadesinin alınması veya sorgusu sırasında yanında bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez (CMK m. 149/3).</li>
<li><strong>Dosya İnceleme ve Belge Alma:</strong> Soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleme ve istediği belgelerin örneğini harçsız olarak alma yetkisine sahiptir (CMK m. 153).</li>
<li><strong>Görüşme Hakkı:</strong> Şüpheli veya sanıkla her zaman, vekaletname aranmaksızın ve gizli bir ortamda görüşme yapma hakkına sahiptir.</li>
</ul>
<p><strong>B. Savunma ve Delil Faaliyetleri:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Savunma Yapma:</strong> Sanığın beraat etmesi veya hak ettiğinden fazla ceza almaması için çaba göstermek, maddi gerçeğe ulaşılmasına yardımcı olmak.</li>
<li><strong>Delil Toplama ve İtiraz:</strong> Delillere erişmek, savunma hazırlamak, duruşmada okunan delillere itiraz etmek ve delillerin hukuka uygunluğunu denetlemek.</li>
<li><strong>Usul Denetimi:</strong> Muhakeme işlemlerinin yasaya uygunluğunu denetlemek ve sanığı yapması muhtemel hukuki hatalardan korumak.</li>
</ul>
<p><strong>C. Kanun Yollarına Başvuru ve Temsil:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Kanun Yolları:</strong> Sanığın açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla; itiraz, istinaf ve temyiz gibi kanun yollarına başvurmak (CMK m. 261).</li>
<li><strong>Tebligat Alma:</strong> Vekil ile takip edilen işlerde tebligatın asile değil, vekile (avukata) yapılması zorunluluğu (Tebligat Kanunu m. 11/1).</li>
</ul>
<h3>4. Ceza Avukatlığı, Müdafiilik  ve Mağdur Vekilliği Farkı Nedir?</h3>
<ul>
<li><strong>Avukatlık Kanunu Çerçevesi:</strong> Avukatlık, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eden bir &#8220;kamu hizmeti&#8221; ve &#8220;serbest meslek&#8221;tir. Avukatlar, görevleri sırasında veya görevlerinden dolayı işlenen suçlarda &#8220;yargı görevi yapan&#8221; sıfatıyla değerlendirilirler (TCK m. 6/1-d).</li>
<li><strong>Zorunlu Müdafilik:</strong> Bazı durumlarda (çocuklar, kendisini savunamayacak derecede malul olanlar veya alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar) sanığın istemi aranmaksızın baro tarafından bir müdafi görevlendirilmesi zorunludur (CMK m. 150).</li>
<li><strong>Mağdur Vekilliği:</strong> Ceza avukatı sadece sanığı değil, &#8220;vekil&#8221; sıfatıyla mağdur veya katılanı da temsil edebilir. Bu kapsamda kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına itiraz etme ve mağdur haklarını savunma görevini üstlenir.</li>
<li><strong>Özen Borcu:</strong> Avukatlar, yüklendikleri görevleri özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmekle yükümlüdürler (Avukatlık Kanunu m. 34).</li>
<li>Ceza avukatı, ceza yargılamasının her aşamasında savunma hakkının etkin kullanılmasını sağlayan, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet eden ve adil yargılanma hakkının güvencesi olan kamusal bir figürdür.</li>
</ul>
<h3>5 GÜNCEL TÜRK CEZA KANUNUNDAKİ SUÇLAR NELERDİR?</h3>
<ul>
<li><a href="https://ilkercebeci.av.tr/category/turk-ceza-kanunu/" rel="dofollow" title="Türk Ceza Kanunu">Türk Ceza Kanunu</a> Madde 81: Kasten öldürme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 82: Nitelikli hâller</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 83: Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 84: İntihar</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 85: Taksirle öldürme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 86: Kasten yaralama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 87: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 88: Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 89: Taksirle yaralama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 90: İnsan üzerinde deney</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 91: Organ veya doku ticareti</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 92: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 93: Sonuç</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 94: İşkence</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 95: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 96: Eziyet</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 97: Terk</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 98: Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 99: Çocuk düşürtme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 100: Çocuk düşürme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 101: Kısırlaştırma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 102: Cinsel saldırı</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 103: Çocukların cinsel istismarı</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 104: Reşit olmayanla cinsel ilişki</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 105: Cinsel taciz</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 106: Tehdit</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 107: Şantaj</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 108: Cebir</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 109: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 110: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 111: Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 112: Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 113: Kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 114: Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 115: İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 116: Konut dokunulmazlığının ihlali</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 117: İş ve çalışma hürriyetinin ihlali</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 118: Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 119: Ortak hüküm</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 120: Haksız arama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 121: Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 122: Nefret ve ayrımcılık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 123: Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 124: Haberleşmenin engellenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 125: Hakaret</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 126: Mağdurun belirlenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 127: İsnadın ispatı</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 128: İddia ve savunma dokunulmazlığı</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 129: Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 130: Kişinin hatırasına hakaret</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 131: Soruşturma ve kovuşturma koşulu</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 132: Haberleşmenin gizliliğini ihlal</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 133: Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 134: Özel hayatın gizliliğini ihlal</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 135: Kişisel verilerin kaydedilmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 136: Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 137: Nitelikli hâller</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 138: Verileri yok etmeme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 139: Şikâyet</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 140: Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 141: Hırsızlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 142: Nitelikli hırsızlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 143: Gece vakti</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 144: Daha az cezayı gerektiren hâl</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 145: Malın değerinin azlığı</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 146: Kullanma hırsızlığı</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 147: Zorunluluk hâli</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 148: Yağma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 149: Nitelikli yağma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 150: Daha az cezayı gerektiren hâl</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 151: Mala zarar verme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 152: Nitelikli mala zarar verme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 153: İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 154: Hakkı olmayan yere tecavüz</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 155: Güveni kötüye kullanma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 156: Bedelsiz senedi kullanma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 157: Dolandırıcılık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 158: Nitelikli dolandırıcılık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 159: Daha az cezayı gerektiren hâl</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 160: Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 161: Hileli iflas</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 162: Taksirli iflas</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 163: Karşılıksız yararlanma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 164: Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 165: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 166: Bilgi vermeme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 167: Şahsi cezasızlık sebebi veya cezanın azaltılmasını gerektiren şahsi sebep</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 168: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 169: Ortak hüküm</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 170: Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 171: Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 172: Radyasyon yayma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 173: Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 174: Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 175: Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 176: İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 177: Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 178: İşaret ve engel koymama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 179: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 180: Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 181: Çevrenin kasten kirletilmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 182: Çevrenin taksirle kirletilmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 183: Gürültüye neden olma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 184: İmar kirliliğine neden olma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 185: Zehirli madde katma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 186: Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 187: Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 188: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 189: Nitelikli hâller</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 190: Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 191: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 192: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 193: Zehirli madde imal ve ticareti</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 194: Sağlık için tehlikeli madde temini</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 195: Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 196: Usulsüz ölü gömülmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 197: Parada sahtecilik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 198: Paraya eşit sayılan değerler</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 199: Kıymetli damgada sahtecilik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 200: Para ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan araçlar</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 201: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 202: Mühürde sahtecilik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 203: Resmî belgede sahtecilik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 204: Resmî belgede sahtecilik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 205: Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 206: Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 207: Özel belgede sahtecilik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 208: Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 209: Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 210: Resmî belge hükmünde belgeler</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 211: Daha az cezayı gerektiren hâl</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 212: Sahtecilik suçuyla daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçun birlikte işlenmesi hâli</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 213: Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 214: Suç işlemeye tahrik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 215: Suçu ve suçluyu övme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 216: Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 217: Kanunlara uymamaya tahrik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 218: Ortak hüküm</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 219: Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 220: Suç işlemek amacıyla örgüt kurma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 221: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 222: Şapka ve Türk harfleri</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 223: Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 224: Kıta sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede bulunan sabit platformların işgal edilmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 225: Hayasızca hareketler</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 226: Müstehcenlik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 227: Fuhuş</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 228: Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 229: Dilencilik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 230: Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 231: Çocukların kaçırılması ve alıkonulması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 232: Kötü muamele</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 233: Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 234: Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 235: İhaleye fesat karıştırma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 236: Edimin ifasına fesat karıştırma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 237: Fiyatları etkileme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 238: Mal veya hizmet satımından kaçınma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 239: Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 240: Malvarlığı değerlerinin kaynağını gizleme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 241: Tefecilik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 242: Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 243: Bilişim sistemine girme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 244: Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 245: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 246: Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 247: Zimmet</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 248: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 249: Daha az cezayı gerektiren hâl</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 250: (Mülga)</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 251: Denetim görevinin ihmali</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 252: Rüşvet</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 253: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 254: Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 255: Nüfuz ticareti</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 256: Görevi kötüye kullanma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 257: Görevi kötüye kullanma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 258: Göreve ilişkin sırrın açıklanması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 259: Kamu görevlisinin ticareti</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 260: Kamu görevinin terki veya yapılmaması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 261: Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 262: Kamu görevlisinin tanıklığı, bilirkişiliği veya tercümanlığı etkilemeye teşebbüsü</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 263: Kamu görevlisinin gerçeğe aykırı belge düzenlemesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 264: Kamu görevlisinin görevi kötüye kullanma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 265: Görevini yaptırmamak için direnme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 266: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 267: İftira</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 268: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 269: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 270: Suç üstlenme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 271: Suç uydurma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 272: Yalan tanıklık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 273: Kişiyi yalan tanıklığa teşvik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 274: Yalan yere yemin</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 275: Yalan yere yemin ettirme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 276: Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 277: Yargı görevi yapanı etkileme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 278: Suçu bildirmeme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 279: Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 280: Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 281: Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 282: Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 283: Suçluyu kayırma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 284: Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 285: Soruşturmanın gizliliğini ihlal</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 286: Ses veya görüntülerin kayda alınması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 287: Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 288: Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 289: Muhafaza görevini kötüye kullanma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 290: Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 291: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 292: Hükümlü veya tutuklunun kaçması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 293: Etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 294: Kaçmaya imkân sağlama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 295: Muhafızın görevini kötüye kullanması</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 296: Ceza infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 297: İnfaz kurumunda suç işleme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 298: (Mülga)</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 299: Cumhurbaşkanına hakaret</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 300: (Mülga)</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 301: Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 302: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 303: Düşmanla işbirliği yapmak</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 304: Devlete karşı savaşa tahrik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 305: Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 306: Yabancı devlet aleyhine asker toplama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 307: Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 308: Düşman devlete maddî ve malî yardım</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 309: Anayasayı ihlal</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 310: Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırı</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 311: Yasama organına karşı suç</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 312: Hükûmete karşı suç</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 313: Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyan</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 314: Silahlı örgüt</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 315: Silah sağlama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 316: Suç için anlaşma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 317: Askerî komutanlıkların gasbı</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 318: Halkı askerlikten soğutma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 319: Askerleri itaatsizliğe teşvik</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 320: Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 321: Savaş zamanında emirlere uymama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 322: Savaşta yalan haber yayma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 323: Millî savunmaya karşı hareket</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 324: Devletin güvenliğine ilişkin belgeler</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 325: Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 326: Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri açıklama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 327: Siyasal veya askerî casusluk</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 328: Devlet sırlarına karşı suçlardan dolayı etkin pişmanlık</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 329: Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 330: Gizli kalması gereken bilgileri açıklama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 331: Uluslararası casusluk</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 332: Yabancı devlet aleyhine haberleşme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 333: Yabancı devlet aleyhine ekonomik casusluk</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 334: Yasaklanan bilgileri temin</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 335: Yasaklanan bilgileri açıklama</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 336: Yasaklanan bilgileri açıklamada ihmâl</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 337: Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri yok etme</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 338: Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 339: Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 340: Yabancı devlet başkanına karşı suç</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 341: Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret</li>
<li>Türk Ceza Kanunu Madde 342: Yabancı devlet temsilcilerine karşı suç</li>
</ul>
<h2>CEZA HUKUKU İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR</h2>
<h3>Ceza Hukukunun Tanımı Nedir?</h3>
<p>Ceza hukuku, devletin suç şüphesi altındaki bireyleri yargılayarak toplumun adalet ve güvenliğini sağlama görevinin yerine getirilmesiyle uğraşan hukuk dalıdır.</p>
<p>En geniş anlamda ceza iddiası, savunma ve yargılama faaliyetlerini kapsar; soruşturma, kovuşturma, itiraz ve temyiz gibi usul aşamalarını içerir.</p>
<p>Yargıtay içtihatları, <a href="https://ilkercebeci.av.tr/category/turk-ceza-kanunu/" rel="dofollow" title="Türk Ceza Kanunu (TCK)">Türk Ceza Kanunu (TCK)</a> ve <a href="https://ilkercebeci.av.tr/11-yargi-paketi-ve-7571-sayili-kanun/" rel="dofollow" title="Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)">Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)</a> üzerinden maddi (suç tanımı, ceza miktarı) ve usuli (muhakeme süreci) unsurları vurgular.</p>
<p>Ceza hukuku, Anayasa&#8217;nın hak arama hürriyeti ve CMK&#8217;nın kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına ilişkin hükümleriyle mağdur ve sanık haklarını dengeler.</p>
<p>Örnek davalarda HTS kayıtları ve tanık beyanları gibi unsurlarla suç tespiti ve cezalandırma ilkeleri somutlaştırılır, yargılamaya masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır prensibi hâkimdir.</p>
<h3>Ceza Muhakemesinin Amacı Nedir?</h3>
<p>Ceza muhakemesi hukuku, maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak üzere suç isnadı altındaki kişilerin savunma haklarını güvence altına alır.</p>
<p>CMK m.2&#8217;ye göre soruşturma ve kovuşturma evrelerini kapsar; delil tespiti, tutuklama, iddianame ve mahkumiyet süreçlerini düzenler.</p>
<p>Yargıtay ve AYM kararları, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerini temel alır.</p>
<p>Terör suçları gibi örneklerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kriterleriyle örgüt üyeliği tespiti yapılır.</p>
<p>AİHM içtihatları (Salduz/Türkiye) ile savunma hakkının etkinliği vurgulanır; müdafiisiz yargılama adil yargılanma ihlali sayılır, toplumsal savunma ve kamu düzenini koruma amacı ön plandadır.</p>
<h3>Müdafi Nedir?</h3>
<p>Müdafi, CMK m.2/1-c&#8217;ye göre şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukat olarak tanımlanır.</p>
<p>Barodan atama veya vekaletname ile tayin edilir; soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yardım sağlar.</p>
<p>Tebligat Kanunu m.11&#8217;e göre vekile tebligat yapılır, sanığın savunucusu statüsündedir.</p>
<p>Yargıtay içtihatları müdafiyi kamusal muhakeme sujesi olarak niteler; toplumsal savunmayı gerçekleştirir, gerçeğin ortaya çıkmasına katkı sağlar.</p>
<p>Zorunlu müdafilik; baro tarafından (CMK m.150/3, alt sınır 5 yıldan fazla hapis) sanık iradesine bakılmaksızın atanır, adil yargılanma hakkı (Anayasa m.36) teminatıdır.</p>
<p>Barodan atanan müdafiye zorunlu müdafi denir.</p>
<h3>Ceza Avukatı Görevleri Nelerdir?</h3>
<p>Ceza avukatı (müdafi), savunma yapma, delillere erişim, dosya inceleme (CMK m.153) ve sorguda hazır bulunma görevlerini üstlenir.</p>
<p>Şüpheliyle görüşme, hukuki yardım, savcılık makamının mütalaasına karşı beyan ve tutukluluk incelemesi gibi unsurları kapsar.</p>
<p>Duruşmalarda son söz hakkı ve delil itirazı yapar.</p>
<p>Kanun yollarına başvuru (temyiz, istinaf, CMK m.261), tebligat alma ve eski hale getirme talebi ceza avukatının görevleri arasındadır.</p>
<p>Avukatlık Kanunu m.35&#8217;e göre mahkeme huzurunda hakları dava etmek, savunmak ve adli işlemleri takip eder; özen, doğruluk yükümlülüğü taşır, menfaat çatışması halinde avukat görevi reddeder.</p>
<h3>Savunma Hakkı Kapsamı Nedir?</h3>
<p>Savunma hakkı, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiden yararlanma hakkı olarak tanımlanabilir (CMK m.149/1).</p>
<p>Etkin savunma için gizli görüşme, fiziken hazır bulunma ve delil tartışması zorunludur.</p>
<p>AYM ve Yargıtay’ ın müdafisiz ifade alımının delil olarak sayılamayacağına ilişkin kararları mevcuttur.</p>
<p>Zorunlu müdafilik terör suçlarında ve ağır cezalı davalarda re&#8217;sen uygulanır; vazgeçme hakkı sınırlıdır.</p>
<p>AİHM standartları (Beuze/Belçika) ile ilk ifade öncesi avukat yardımı şarttır; ihlal adil yargılanma hakkını zedeler, toplumsal savunma makamı olarak müdafi devleti dengeler.</p>
<h3>Müdafi Yetki Sınırları Nelerdir?</h3>
<p>Müdafi, sanığın açık arzusuna aykırı olmamak kaydıyla kanun yollarına başvurabilir (CMK m.261); vekaletnamesiz duruşmada kabul edilen müdafi temyiz edebilir.</p>
<p>Vekil değil, bağımsız yardımcıdır; sanık yerine geçmez, kamusal rolü vardır.</p>
<p>Mahkeme tarafından tebligatlar vekile yapılır, görev iddianame ile sona erebilir (Yönetmelik m.7); kovuşturmada vekaletname alınması şarttır.</p>
<p>Avukatlık Ücreti yargılama gideri sayılır, sanığın beraat etmesi halinde sanık lehine hükmedilebilir.</p>
<p>Menfaat uyuşmazlığında ortak temsil sınırlıdır, savunma zaafiyeti ise ihlal yaratır.</p>


<div class="wp-block-kadence-image kb-image1539_2843e6-6a"><figure class="aligncenter size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="1200" src="https://ilkercebeci.av.tr/wp-content/uploads/2026/02/ceza-hukuku.jpg" alt="" class="kb-img wp-image-1543" srcset="https://ilkercebeci.av.tr/wp-content/uploads/2026/02/ceza-hukuku.jpg 800w, https://ilkercebeci.av.tr/wp-content/uploads/2026/02/ceza-hukuku-200x300.jpg 200w, https://ilkercebeci.av.tr/wp-content/uploads/2026/02/ceza-hukuku-683x1024.jpg 683w, https://ilkercebeci.av.tr/wp-content/uploads/2026/02/ceza-hukuku-768x1152.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilkercebeci.av.tr/ceza-hukuku/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
