İnsan Ticareti Suçu ve Cezası | Türk Ceza Kanunu 80

İnsan ticareti suçu, TCK 80 ve insan ticareti mağduru aileyi temsil eden hukuk görseli

İnsan ticareti suçu, bir kişinin zorla çalıştırılması, hizmet ettirilmesi, fuhşa sürüklenmesi, esaret altında tutulması veya organlarının alınmasının sağlanması amacıyla tedarik edilmesi, kaçırılması, taşınması, sevk edilmesi ya da barındırılmasıdır.

Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesinde düzenlenen suçun cezası sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezasıdır. Suçun oluşması için sömürünün fiilen gerçekleşmesi her durumda gerekli değildir; kanunda sayılan sömürü amacıyla hareket edilmesi ve seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirilmesi yeterli olabilir. Mağdurun görünürdeki rızası ve yabancı olması, tek başına suçun oluşmasını engellemez.

Kısa Cevap

İnsan ticareti suçu; mağdurun zorla çalıştırılması, hizmet ettirilmesi, fuhşa sevk edilmesi, esarete tabi tutulması veya organlarının alınması amacıyla belirli yöntemlerle tedarik edilmesi, taşınması, sevk edilmesi ya da barındırılmasıdır.

Cezası sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezasıdır. Suç şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından kendiliğinden soruşturulur. Çocuk mağdurlarda tehdit, cebir, kandırma veya çaresizlikten yararlanma gibi araç hareketlerin kullanılması aranmaz. Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

İnsan Ticareti Suçu Nedir?

İnsan ticareti suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesinde uluslararası suçlar arasında düzenlenmiştir. Düzenleme, kişilerin bir eşya veya ekonomik kaynak gibi sömürülmesini önlemeyi; insan onurunu, özgürlüğünü, beden bütünlüğünü, cinsel dokunulmazlığını ve çalışma özgürlüğünü korumayı amaçlar.

TCK m.80’e göre suç; zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak, esarete tabi kılmak veya vücut organlarının verilmesini sağlamak amacıyla işlenebilir. Failin bu amaçlardan biriyle hareket ederek mağdura karşı kanunda belirtilen yöntemleri kullanması ve seçimlik hareketlerden en az birini gerçekleştirmesi gerekir.

Kanunun güncel lafzına Türk Ceza Kanunu’nun resmî metninden ulaşılabilir.

İnsan Ticareti Suçunun Şartları Nelerdir?

1. Kanunda sayılan sömürü amaçlarından biri bulunmalıdır

Failin amacı aşağıdakilerden biri olmalıdır:

  • Mağduru zorla çalıştırmak,
  • Mağduru hizmet ettirmek,
  • Fuhuş yaptırmak,
  • Esarete tabi kılmak,
  • Mağdurun vücut organlarının verilmesini sağlamak.

Failin yalnızca kişiyi bir yere götürmesi veya kalacak yer sağlaması yeterli değildir. Hareketin, kanunda sınırlı olarak sayılan sömürü amaçlarından biriyle gerçekleştirilmesi gerekir.

Maddi kazanç elde etme amacı insan ticareti suçunun zorunlu unsuru değildir. Fail herhangi bir ekonomik yarar elde etmese bile mağduru kanunda belirtilen biçimlerde sömürmek amacıyla hareket etmişse TCK m.80 gündeme gelebilir.

2. Yetişkin mağdura karşı kanunda belirtilen araç hareketlerden biri kullanılmalıdır

On sekiz yaşını doldurmuş mağdurlar bakımından failin şu yöntemlerden en az birine başvurması gerekir:

  • Tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak,
  • Nüfuzu kötüye kullanmak,
  • Mağduru kandırmak,
  • Mağdur üzerindeki denetim imkânından yararlanmak,
  • Mağdurun çaresizliğinden yararlanmak.

Çaresizlik; mağdurun başka bir seçeneğinin bulunmadığına inandırılması, ekonomik veya sosyal bağımlılığı, yabancı bir ülkede dil bilmemesi, kimlik ya da pasaportuna el konulması, borçlandırılması veya güvenli bir yere ulaşmasının engellenmesi gibi olgularla ortaya çıkabilir.

Ancak her ekonomik güçlük veya olumsuz çalışma koşulu tek başına insan ticareti suçunu oluşturmaz. Olayın bütünü değerlendirilmelidir.

3. Kanunda sayılan seçimlik hareketlerden biri gerçekleştirilmelidir

Failin mağduru:

  • Türkiye’ye sokması,
  • Türkiye dışına çıkarması,
  • Tedarik etmesi,
  • Kaçırması,
  • Bir yerden başka bir yere götürmesi,
  • Sevk etmesi,
  • Barındırması

suçun hareket unsurunu oluşturabilir.

“Tedarik etme”, mağdurun sömürü amacıyla bulunması veya temin edilmesi anlamına gelir. İnternet üzerinden sahte iş ilanı verilmesi, yurt dışında yüksek kazanç vaat edilmesi ya da mağdurun aracılar vasıtasıyla bulunması bu kapsamda değerlendirilebilir. Her olayda ilan içeriği, failin amacı, taraflar arasındaki iletişim ve sonraki hareketler birlikte incelenir.

4. Özel kast bulunmalıdır

İnsan ticareti suçu taksirle işlenemez. Fail, mağduru kanunda sayılan sömürü amaçlarından biriyle tedarik ettiğini, taşıdığını, sevk ettiğini veya barındırdığını bilmeli ve istemelidir.

Sömürünün fiilen başlaması suçun oluşması için zorunlu değildir. Örneğin mağdur, zorla çalıştırılmak amacıyla kandırılarak tedarik edilmiş ve başka bir şehre götürülmüşse, çalışma henüz başlamadan da suç tamamlanmış olabilir. Bununla birlikte failin sömürü amacı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Mağdurun Rızası Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Tehdit, cebir, baskı, kandırma, nüfuzun kötüye kullanılması veya çaresizlikten yararlanma sonucunda açıklanan rıza hukuken geçerli kabul edilmez. Mağdurun seyahate başlangıçta razı olması, bir iş sözleşmesi imzalaması, ücret alması veya daha önce aynı işi yapmış olması insan ticareti suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte yetişkin bir kişinin özgür ve bilgilendirilmiş iradesiyle çalışması ya da seyahat etmesi de tek başına insan ticareti değildir. Yetişkin mağdur bakımından sömürü amacı, kanuni araç hareket ve seçimlik hareketlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Çocuklara Karşı İnsan Ticareti Suçu

On sekiz yaşını doldurmamış mağdurlar bakımından daha geniş bir koruma kabul edilmiştir. Çocuğun kanunda sayılan sömürü amaçlarıyla tedarik edilmesi, kaçırılması, başka bir yere götürülmesi, sevk edilmesi veya barındırılması durumunda tehdit, cebir, şiddet, kandırma ya da çaresizlikten yararlanma ayrıca aranmaz.

Çocuğun veya ailesinin rıza göstermesi de ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Mağdurun suç tarihindeki yaşı; nüfus kayıtları, kimlik belgeleri ve gerektiğinde yaş tespitine ilişkin tıbbi incelemelerle belirlenir.

İnsan Ticareti Suçunun Cezası Nedir?

TCK m.80 uyarınca insan ticareti suçunun cezası:

  • Sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis,
  • On bin güne kadar adlî para cezasıdır.

Hapis cezası ile adlî para cezası birbirinin alternatifi değildir; birlikte öngörülmüştür. Güncel TCK m.52’ye göre bir günlük adlî para cezası, kişinin ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak 100 TL ile 500 TL arasında belirlenir. Bununla birlikte suç tarihi ve lehe kanunun uygulanması ilkesi nedeniyle parasal hesabın her dosyada ayrıca yapılması gerekir.

Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde ve TCK m.60’taki koşullar altında işlenmesi durumunda tüzel kişi hakkında izin iptali veya müsadere gibi güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Tüzel kişiye hapis cezası verilmesi söz konusu değildir.

TCK m.80’de suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesine özgü ayrı bir ceza artırımı bulunmamaktadır. Ancak koşulları varsa suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya örgüte üyelik hükümleri ayrıca uygulanabilir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, yaralama, tehdit, cinsel suçlar, fuhuş, belgede sahtecilik veya organ ve doku ticareti gibi başka suçların oluşup oluşmadığı da somut olaya göre değerlendirilir.

İnsan Ticareti ile Göçmen Kaçakçılığı Arasındaki Fark Nedir?

İnsan ticareti – TCK m.80

  • Temel amaç: Mağduru sömürmek
  • Sınır geçişi: Zorunlu değildir
  • Maddi menfaat: Kanuni unsur değildir
  • Mağdurun rızası: Kanuni araçlarla elde edilmişse geçersizdir
  • Fail-mağdur ilişkisi: Sömürü devam ettiği sürece ilişki sürebilir

Göçmen kaçakçılığı – TCK m.79

  • Temel amaç: Maddi menfaat karşılığında yasa dışı giriş, kalış veya çıkışı sağlamak
  • Sınır geçişi: Suç tanımındaki yasa dışı giriş, kalış veya çıkış bağlantısı aranır
  • Maddi menfaat: Doğrudan veya dolaylı maddi menfaat amacı gerekir
  • Mağdurun rızası: Kural olarak kişi kaçak geçişe rıza gösterebilir
  • Fail-mağdur ilişkisi: Çoğu olayda yasa dışı geçiş sağlandığında sona erer

Bir kişinin önce rızasıyla kaçak olarak sınırdan geçirilmesi, ardından pasaportuna el konularak zorla çalıştırılması hâlinde her iki suçun da gündeme gelmesi mümkündür. Suç vasfı, olayın başlangıcına değil bütün aşamalarına bakılarak belirlenir.

İki suç arasındaki kurumsal ayrım, Jandarma Genel Komutanlığının insan ticareti bilgilendirme sayfasında da açıklanmaktadır.

İnsan Ticareti Suçu Şikâyete Tabi midir?

İnsan ticareti suçu şikâyete tabi değildir. Kolluk veya savcılık suçu öğrendiğinde mağdurun ayrıca şikâyetçi olmasını beklemeden soruşturma başlatabilir. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasını sona erdirmez.

Suç; Cumhuriyet başsavcılığına, polis veya jandarmaya bildirilebilir. Acil tehlike hâlinde 112 aranabilir. Yabancılar bakımından YİMER 157 de insan ticareti ihbarları ve acil yardım talepleri için kullanılabilmektedir.

Göç İdaresi Başkanlığının insan ticareti bilgilendirme sayfası, mağdur destek hizmetlerini ve başvuru imkânlarını açıklamaktadır.

İnsan Ticareti Suçunda Zamanaşımı ve Kanun Yolu Süreleri

Suçun temel biçiminde öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında olağan dava zamanaşımı süresi on beş yıldır. Zamanaşımını kesen veya durduran işlemler süreyi değiştirebilir. Barındırma gibi devam eden hareketlerde sürenin başlangıcı, fiilin sona erdiği tarihe göre belirlenebilir.

Çocuk mağdura karşı suçun üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, TCK m.66/6’daki özel başlangıç kuralı ayrıca dikkate alınmalıdır. Bu kural bütün çocuk mağdurlar bakımından otomatik olarak uygulanmaz.

Ağır ceza mahkemesi kararına karşı istinaf süresi, güncel CMK m.273 uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Tebliğ tarihi, başvurabilecek kişi ve kararın kanun yolu denetimine elverişli olup olmadığı dosya üzerinden kontrol edilmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

İnsan ticareti suçunda görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Birden fazla şehirde gerçekleştirilen taşıma, sevk veya barındırma hareketlerinde yetki; hareketlerin gerçekleştiği yerler, devam eden fiilin sona erdiği yer ve CMK’nın özel yetki kuralları dikkate alınarak belirlenir.

İstanbul’daki olaylarda Bakırköy, Küçükçekmece, İstanbul veya İstanbul Anadolu adliyelerinden hangisinin yetkili olduğu yalnızca tarafların ikametgâhına göre belirlenmez. Suçun işlendiği yer ve adliyelerin güncel yargı çevresi esas alınır.

TCK m.13 nedeniyle insan ticareti suçunun yurt dışında işlenmesi hâlinde de Türk kanunlarının uygulanması gündeme gelebilir. Ancak Adalet Bakanının talebi, yabancı ülkede verilen karar ve uluslararası adlî iş birliği koşulları somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

İnsan Ticareti Suçunda Deliller

İnsan ticareti genellikle kapalı ilişkiler içinde işlendiğinden tek bir delil yerine birbirini doğrulayan deliller önem taşır. Kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • Mağdur, tanık ve diğer şüphelilerin anlatımları,
  • Telefon mesajları, sosyal medya yazışmaları ve sahte iş ilanları,
  • Arama, konum ve baz istasyonu kayıtları,
  • Banka transferleri, para gönderim belgeleri ve borç kayıtları,
  • Pasaport, bilet, vize, otel ve seyahat belgeleri,
  • Güvenlik kamerası ve iş yeri kayıtları,
  • İş sözleşmeleri, bordrolar ve çalışma şartlarını gösteren belgeler,
  • Pasaportun veya kimliğin fail tarafından tutulduğunu gösteren bulgular,
  • Adlî muayene, sağlık ve psikososyal değerlendirme raporları,
  • Dijital cihazların hukuka uygun inceleme kayıtları,
  • İl Göç İdaresi tarafından yapılan mağdur tanımlamasına ilişkin belgeler.

İdari makamın kişiyi insan ticareti mağduru olarak tanımlaması önemli bir veri olmakla birlikte ceza mahkemesinin mahkûmiyet değerlendirmesinin yerine geçmez. Ceza mahkemesi bütün delilleri doğrudan değerlendirir.

Mesajlara, telefonlara veya özel alanlara hukuka aykırı biçimde erişilmesi delilin kullanılamaması sonucunu doğurabilir. Delillerin silinmeden, değiştirilmeden ve yetkili makamlara zamanında ulaştırılması önemlidir.

İnsan Ticareti Soruşturması ve Davası Nasıl İlerler?

  1. İhbar ve güvenliğin sağlanması: Suç savcılığa veya kolluğa bildirildiğinde öncelikle mağdurun failden ayrılması, güvenli yere alınması ve gerekiyorsa sağlık hizmetine ulaştırılması sağlanır.
  2. Soruşturmanın başlatılması: Cumhuriyet savcılığı şikâyet aramadan delil toplamaya başlar. Mağdurun anlayabildiği dilde tercüman sağlanması ve ikincil örselenmeye yol açmayacak biçimde dinlenmesi gerekir.
  3. Dijital ve mali delillerin toplanması: Telefonlar, banka hareketleri, seyahat kayıtları, iş yeri ve konaklama belgeleri incelenebilir. Arama, elkoyma ve iletişimin denetlenmesi gibi tedbirler ancak kanuni şartlarla uygulanabilir.
  4. Mağdur tanımlama ve destek süreci: Yabancı mağdur bakımından İl Göç İdaresi tarafından yürütülen idari tanımlama süreci, ceza soruşturmasına paralel ilerleyebilir.
  5. Koruma tedbirleri: TCK m.80, CMK m.100 bakımından katalog suçlar arasındadır. Bununla birlikte tutuklama otomatik değildir; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil, tutuklama nedeni ve ölçülülük koşulları bulunmalıdır. Adlî kontrol yeterliyse tutuklama uygulanmamalıdır.
  6. İddianame ve ağır ceza yargılaması: Savcılık yeterli şüpheye ulaşırsa iddianame düzenler. Mahkeme iddianameyi kabul ettiğinde kovuşturma başlar; tanıklar dinlenir, teknik raporlar incelenir ve tarafların delil talepleri değerlendirilir.
  7. Kanun yolu: Mahkeme kararına karşı süresinde istinaf başvurusu yapılabilir. Bölge adliye mahkemesi kararının temyize açık olup olmadığı ise hükmün niteliğine göre belirlenir.

Soruşturma ve davanın sonuçlanması için sabit bir süre yoktur. Birden fazla mağdur veya şüphelinin bulunması, uluslararası yazışmalar, dijital incelemeler ve adlî yardımlaşma işlemleri yargılama süresini uzatabilir.

Yabancı İnsan Ticareti Mağduru Sınır Dışı Edilir mi?

İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunan yabancıya, yaşadıklarının etkisinden kurtulması ve yetkililerle iş birliği yapıp yapmayacağına karar vermesi amacıyla valilik tarafından otuz günlük ikamet izni verilebilir. Diğer ikamet izinlerinde aranan genel koşullar bu izin bakımından aranmaz.

İzin, güvenlik, sağlık veya özel durum nedeniyle en fazla altışar aylık dönemlerle uzatılabilir; toplam süre kural olarak üç yılı geçemez. Mağdur destek sürecinden yararlanan insan ticareti mağdurları hakkında sınır dışı etme kararı alınmaması esastır. Korumanın kapsamı ve devamı her kişi yönünden ayrıca değerlendirilir.

Güncel açıklamalar Göç İdaresi Başkanlığının insan ticareti mağduru ikamet izni sayfasında yer almaktadır.

Yargılama Masrafları ve Hukuki Riskler

İnsan ticareti nedeniyle ihbarda bulunmak veya Cumhuriyet savcılığına başvurmak harca tabi değildir. Ceza davası kamu adına yürütülür. Özel avukatlık hizmeti alınması hâlinde avukatlık ücreti doğabilir. Mahkûmiyet durumunda kanuni yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi mümkündür.

Mağdurun maddi veya manevi zararları için ayrıca tazminat talebi gündeme gelebilir. Tazminatın hukuki dayanağı, zamanaşımı, görevli mahkeme ve ispat koşulları ceza davasından ayrı değerlendirilmelidir.

İnsan Ticareti Dosyalarında Sık Yapılan Hatalar

  • Göçmen kaçakçılığı ile insan ticaretini aynı suç kabul etmek: Yanlış suç vasfı, sömürü amacına ilişkin delillerin gözden kaçmasına neden olabilir.
  • Mağdurun başlangıçtaki rızasını yeterli görmek: İş teklifini kabul etmek veya seyahate razı olmak, sonradan uygulanan cebir, tehdit ve sömürüyü hukuka uygun hâle getirmez.
  • Sömürünün fiilen başlamasını beklemek: Tedarik, taşıma veya barındırma aşamasında suç tamamlanmış olabilir. Beklemek, mağdurun güvenliğini ve delilleri tehlikeye düşürebilir.
  • Çocuk mağdurda cebir veya kandırma aramak: Çocuklar bakımından kanunda sayılan sömürü amacıyla gerçekleştirilen hareketler için araç fiillerin kullanılması şart değildir.
  • Dijital delilleri değiştirmek veya silmek: Yazışmaların kesilmesi, ekran görüntülerinin düzenlenmesi veya cihazların sıfırlanması delilin güvenilirliğini zedeler.
  • Yabancı mağdurun ikamet statüsünü ceza soruşturmasının önüne koymak: Düzensiz kalış, kişinin insan ticareti mağduru olmasına engel değildir. Koruma ve ikamet süreci ayrıca yürütülmelidir.
  • Tutuklamayı otomatik sonuç saymak: Suçun katalogda bulunması tek başına tutuklama için yeterli değildir.

İnsan Ticareti Suçunda Avukat Desteği Neden Önemlidir?

İnsan ticareti dosyalarında suçun amacı, kullanılan yöntem, mağdurun rızası, yaşı, hareketlerin gerçekleştiği yer ve diğer suçlarla içtima ihtimali ayrı ayrı değerlendirilir. Yabancı mağdurlarda ceza soruşturması yanında ikamet, sınır dışı ve mağdur destek işlemleri de takip edilmelidir.

Suçun alt sınırı beş yıldan fazla olduğundan müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanığa zorunlu müdafi görevlendirilir. Mağdur da vekili yoksa baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Çocuk veya kendisini ifade edemeyecek durumdaki mağdurlarda görevlendirme bakımından özel hükümler bulunur.

Mağdur haklarına ilişkin güncel açıklamalara Adalet Bakanlığı Mağdur Bilgilendirme Sistemi üzerinden erişilebilir.

Sonuç

İnsan ticareti suçu, yalnızca yasa dışı sınır geçişinden ibaret olmayıp kişinin sömürü amacıyla araçsallaştırılmasına karşı düzenlenmiş ağır bir suçtur. Mağdurun rızası, çocuk mağdurun yaşı, failin özel amacı, kullanılan yöntemler ve taşıma ya da barındırma hareketleri suç vasfının belirlenmesinde temel önemdedir.

Ceza soruşturması, mağdurun korunması, yabancılar hukuku işlemleri ve delillerin hukuka uygun toplanması birlikte ele alınmalıdır. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; görev, yetki, zamanaşımı, suç vasfı ve başvuru seçenekleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İnsan ticareti suçunun cezası kaç yıldır?

İnsan ticareti suçunun cezası sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezasıdır. Bu iki yaptırım birlikte uygulanır. Başka suçların da oluşması toplam hukuki sonucu değiştirebilir.

İnsan ticareti suçu şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. İnsan ticareti suçu şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulur. Mağdurun şikâyetçi olmaması veya daha sonra şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı ve kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Mağdurun rızası varsa insan ticareti suçu oluşur mu?

Mağdurun rızası tehdit, cebir, baskı, kandırma, nüfuzun kötüye kullanılması veya çaresizlikten yararlanma yoluyla elde edilmişse geçersizdir. Yetişkin mağdurun gerçekten özgür iradesiyle hareket ettiği durumlarda suçun diğer unsurlarının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.

Çocuğun rızası insan ticareti suçunu engeller mi?

Hayır. On sekiz yaşını doldurmamış mağdurun rızası ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Çocuk, kanunda sayılan sömürü amaçlarıyla tedarik edilmiş, kaçırılmış, götürülmüş, sevk edilmiş veya barındırılmışsa araç hareketlerin kullanılması aranmaz.

İnsan ticareti suçunda hangi mahkeme görevlidir?

Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Taşıma ve barındırma hareketleri birden fazla yerde gerçekleşmişse yetki, CMK hükümlerine göre belirlenir.

İnsan ticareti mağduru yabancı sınır dışı edilir mi?

Mağdur olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunan kişi, tanımlama sürecinde ve mağdur destek programından yararlandığı dönemde özel korumaya sahiptir. Otuz günlük insan ticareti mağduru ikamet izni verilebilir ve bu izin kanuni koşullarla uzatılabilir.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukukî değerlendirme değişebilir.

Somut olayın özelliklerine göre hukukî değerlendirme yapılması gerektiğinden, konuya ilişkin bilgi almak için iletişim sayfası üzerinden başvuru yapılabilir.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir