
Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nda kişinin onur, şeref ve saygınlığını korumak amacıyla düzenlenen bir suçtur. Bir kişiye somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövme niteliğindeki söz, yazı, mesaj, yorum, ses kaydı veya görüntülü iletiyle kişinin toplum içindeki saygınlığının hedef alınması hâlinde hakaret suçu gündeme gelebilir.
Hakaret suçu yalnızca yüz yüze söylenen sözlerle değil; WhatsApp, Instagram, Facebook, X, e-posta, SMS, telefon görüşmesi, yorum alanı veya görüntülü ileti yoluyla da işlenebilir. Ancak her kaba söz, ağır eleştiri veya öfke ifadesi otomatik olarak hakaret suçu sayılmaz. Somut olayda sözün içeriği, söylendiği bağlam, muhatabı, aleniyet durumu, deliller ve şikâyet süresi birlikte değerlendirilmelidir.
Kısa Cevap
Hakaret suçu, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut isnat veya sövme içeren söz ve davranışlarla oluşur. Temel hâlinde cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır.
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışında kalan hakaret suçları kural olarak şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır; şikâyete bağlı hakaret bakımından bu süre her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Güncel düzenleme bakımından, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli hariç olmak üzere TCK 125 kapsamındaki hakaret suçlarında uzlaştırma yerine önödeme sistemi uygulanmaktadır.
Hakaret Suçu Nedir?
Türk hukukunda hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak suçtur.
Temel hâlde yaptırım, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Türk Ceza Kanunu’nun güncel metni için Türk Ceza Kanunu güncel metni incelenebilir.
Hakaret suçunda korunan değer, kişinin toplum içindeki saygınlığı ve kişilik değerleridir. Bu nedenle yalnızca kaba, kırıcı veya nezaketsiz bir ifade kullanılması her zaman ceza sorumluluğu doğurmaz. Sözün, muhatabın kişiliğini hedef alan, aşağılayıcı, küçük düşürücü veya somut isnat içeren bir mahiyet taşıması gerekir.
Bir kamu görevlisinin, iş insanının, avukatın, doktorun, öğretmenin veya herhangi bir vatandaşın davranışlarının sert biçimde eleştirilmesi ile doğrudan kişilik değerlerine saldırılması aynı şey değildir. Bu ayrım, hakaret suçunun uygulamada en çok tartışılan yönlerinden biridir.
Hakaret Suçunun Şartları
Belirli veya belirlenebilir mağdur bulunmalıdır
Hakaret suçunun oluşması için öncelikle belirli veya belirlenebilir bir mağdur bulunmalıdır. Mağdurun adı açıkça yazılmasa bile kullanılan ifade, olayın bağlamı ve muhatap ilişkisi dikkate alındığında sözün kime yöneldiği tereddütsüz anlaşılabiliyorsa mağdur belirlenebilir kabul edilebilir.
Buna karşılık belirsiz, genel, soyut ve herhangi bir kişiye yöneltilmeyen ifadelerde hakaret suçunun oluştuğunu söylemek güçtür.
İfade onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olmalıdır
İkinci şart, ifadenin onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olmasıdır. Bu nitelik her olayda aynı şekilde belirlenmez.
Sözün kullanıldığı ortam, taraflar arasındaki ilişki, tartışmanın geçmişi, ifadenin yöneldiği mesleki veya kişisel alan, kamuoyunu ilgilendiren bir mesele olup olmadığı ve sözün eleştiri sınırında kalıp kalmadığı birlikte incelenir.
Somut isnat veya sövme bulunmalıdır
Üçüncü şart, fiilin somut bir isnat veya sövme biçiminde ortaya çıkmasıdır. Somut isnat, kişiye belirli bir olay veya davranış yüklemektir. Örneğin bir kişiye hırsızlık, rüşvet, sahtekârlık veya dolandırıcılık gibi somut bir fiil atfetmek bu kapsama girebilir.
Sövme ise belirli bir olay atfetmeden kişiyi aşağılayan, kişilik değerlerine saldıran sözleri ifade eder.
Fiil kasten işlenmelidir
Dördüncü şart, fiilin kasten işlenmesidir. Hakaret suçu taksirle işlenemez. Failin sözün veya davranışın muhatabın onur, şeref ve saygınlığını zedeleyebilecek mahiyette olduğunu bilerek hareket etmesi gerekir.
Ancak failin mutlaka özel bir zarar verme amacıyla hareket etmesi her zaman aranmaz; sözün bilinçli şekilde sarf edilmesi çoğu olayda değerlendirme için yeterlidir.
Sosyal Medyada Hakaret Suçu
Sosyal medya üzerinden hakaret, uygulamada en sık karşılaşılan hakaret türlerinden biridir. Instagram yorumu, X paylaşımı, Facebook gönderisi, TikTok yorumu, YouTube yorumu, WhatsApp mesajı, WhatsApp grubu, e-posta, DM veya SMS yoluyla yapılan hakaretler TCK 125 kapsamında değerlendirilebilir.
TCK 125/2, fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı cezaya hükmolunacağını düzenlemektedir. Sosyal medya hakaretinde en önemli meselelerden biri aleniyettir.
Her internet mesajı kendiliğinden aleni kabul edilmez. Herkesin görebileceği açık profil yorumu, herkese açık paylaşım veya geniş kullanıcı kitlesinin erişebildiği bir gönderi aleniyet bakımından daha farklı değerlendirilir. Buna karşılık yalnızca mağdura gönderilen özel mesaj, DM veya birebir WhatsApp mesajı genellikle ileti yoluyla hakaret kapsamında ele alınır; aleniyet ayrıca somut koşullara göre tartışılır.
Sahte hesap kullanılması, hakaret suçunun oluşmasını engellemez. Ancak failin kimliğinin tespiti bakımından teknik inceleme, platform kayıtları, IP bilgileri, hesap hareketleri, tanık beyanı, ekran görüntüsü, URL ve kolluk araştırması önem kazanır.
Sadece ekran görüntüsü her dosyada tek başına yeterli olmayabilir; paylaşımın tarihi, hesabın kullanıcı adı, profil bilgileri, bağlantı adresi, konuşmanın bütünlüğü ve mümkünse noter veya teknik tespit yöntemleri delilin gücünü artırır.
Hakaret Suçunun Cezası
Hakaret suçunun temel hâlinde ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Fiilin sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı yaptırım uygulanır.
Hakaretin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi, kişinin dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç ve kanaatleri nedeniyle işlenmesi veya kişinin mensup olduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır.
Ceza miktarı belirlenirken yalnızca söylenen söz değil; olayın bütünlüğü, haksız fiil bulunup bulunmadığı, karşılıklı hakaret olup olmadığı, failin kastı, mağdurun sıfatı, aleniyet, delil durumu ve sanığın yargılama sürecindeki tutumu dikkate alınır.
Hapis cezası verilmesi hâlinde erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya adlî para cezasına çevirme gibi kurumlar somut dosya koşullarına göre gündeme gelebilir. Bu konuda kesin sonuç vaadiyle hareket edilmemeli, dosya özelinde değerlendirme yapılmalıdır.
Kamu Görevlisine Hakaret Suçu
Hakaretin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi nitelikli hâl oluşturur. Bu durumda cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Burada önemli olan, mağdurun kamu görevlisi olması tek başına yeterli değildir; hakaretin görev nedeniyle yapılması gerekir.
Örneğin bir polis memuruna, doktora, öğretmene, hâkime, savcıya, zabıt kâtibine veya belediye görevlisine görevini yerine getirdiği sırada ya da görevi nedeniyle yöneltilen aşağılayıcı ifadeler bu kapsamda değerlendirilebilir.
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, şikâyete bağlı değildir. Savcılık resen soruşturma yapabilir. Ayrıca güncel önödeme düzenlemesinde TCK 125/3-a, yani kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli önödeme kapsamı dışında bırakılmıştır. Adalet Bakanlığı’nın önödeme açıklamalarında da hakaret suçunun, üçüncü fıkranın a bendi hariç olmak üzere önödeme kapsamına alındığı belirtilmektedir.
Hakaret Suçunda Şikâyet Süresi
Hakaret suçunda şikâyet süresi, suçun niteliğine göre belirlenir. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret dışında kalan hakaret suçlarında soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. TCK 131’e göre kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâl hariç, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Şikâyet süresi kural olarak mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. TCK 73’te yer alan güncel düzenleme uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
Bu nedenle sosyal medya hakareti, sahte hesap, kimliği sonradan tespit edilen kullanıcı veya eski tarihli mesajlarda süre hesabı özellikle dikkatli yapılmalıdır.
Hakaret Suçunda Önödeme ve Uzlaştırma
Güncel uygulamada hakaret suçunda en çok karıştırılan konu önödeme ve uzlaştırmadır. 25.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun sonrasında TCK 125’te düzenlenen hakaret suçu, üçüncü fıkranın a bendi hariç olmak üzere önödeme kapsamına alınmıştır.
Bu nedenle kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki TCK 125 hakaret suçlarında, şartları varsa önödeme prosedürü uygulanır. Hakaret suçunda güncel önödeme uygulamasına ilişkin resmî açıklamalar için Adalet Bakanlığı önödeme açıklamaları incelenebilir.
Önödeme, belirlenen miktarın süresi içinde ödenmesi hâlinde kamu davasının açılmaması veya açılmış dava varsa davanın düşmesi sonucunu doğuran bir kurumdur. Adalet Bakanlığı açıklamasına göre önödeme kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye tebligat yapılır; belirtilen tutarın on gün içinde ödenmesi hâlinde kamu davası açılmaz, açılmış dava varsa düşme kararı verilir.
Şüpheli, süresi içinde talep ederse ödeme belirli koşullarla taksitlendirilebilir. Bu noktada önemli bir ayrım yapılmalıdır: Önödeme, mağdurun manevi tazminat veya kişisel hak taleplerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ceza soruşturmasının önödeme ile sonuçlanması, olayın özel hukuk bakımından haksız fiil olarak ayrıca değerlendirilmesine engel olmayabilir. Bu nedenle mağdur açısından ceza şikâyeti ile manevi tazminat talebi ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Hakaret suçu bakımından görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür. Şartları oluşursa iddianame düzenlenir ve yargılama asliye ceza mahkemesinde görülür.
İstanbul, Bakırköy, Küçükçekmece veya Türkiye’nin başka bir yerinde yapılan başvurularda da temel usul bu şekildedir. Ceza yargılamasının genel yapısı hakkında ayrıntılı bilgi için ceza hukuku sayfası incelenebilir.
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. CMK 12’ye göre davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. İnternet ve sosyal medya hakaretlerinde paylaşımın yapıldığı yer, mağdurun hakaret içerikli ifadeyi öğrendiği yer, yayının görüldüğü yer ve teknik tespitler somut olayda yetki tartışmasına neden olabilir.
Bu nedenle özellikle farklı şehirlerde bulunan taraflar bakımından yetki meselesi dosya özelinde değerlendirilmelidir. Küçükçekmece Adliyesi yargı çevresinde yürüyen ceza dosyaları bakımından Küçükçekmece ceza avukatı sayfası da incelenebilir.
Hakaret Suçunda Deliller
Hakaret suçunda deliller, olayın gerçekleştiği ortama göre değişir. Yüz yüze hakarette tanık beyanı, kamera kaydı, ses kaydı, kolluk tutanağı, olay yeri kayıtları ve taraf beyanları önem taşır.
Yazılı hakarette mesaj kayıtları, e-posta içerikleri, SMS, sosyal medya yorumları, ekran görüntüleri, URL bilgileri, kullanıcı adı, paylaşım tarihi ve konuşmanın tamamı delil olarak değerlendirilebilir.
Sosyal medya dosyalarında ekran görüntüsünün tek başına yeterli olup olmadığı her olayda değişir. Ekran görüntüsü alınırken tarih, saat, kullanıcı adı, profil bağlantısı, paylaşım linki ve konuşma bütünlüğü korunmalıdır.
Paylaşım silinmeden önce delilin tespiti için noter tespiti, bilirkişi incelemesi, savcılık yoluyla platform bilgilerinin istenmesi veya teknik rapor alınması gündeme gelebilir.
Hukuka aykırı delil riski de göz ardı edilmemelidir. Başkasının hesabına izinsiz girilmesi, özel yazışmaların hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi, kayıtların manipüle edilmesi veya delil üretme amacıyla kurgulanmış konuşmalar yapılması ayrı hukuki sorunlar doğurabilir. Delil elde etme yöntemi, en az delilin içeriği kadar önemlidir.
Hakaret Suçu Şikâyeti Nasıl Yapılır?
Hakarete uğrayan kişi Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa başvurarak şikâyette bulunabilir. Şikâyet dilekçesinde olay tarihi, olay yeri, fail biliniyorsa kimliği, bilinmiyorsa kullanıcı adı veya hesap bilgileri, hakaret içeren sözler, deliller ve tanıklar açıkça belirtilmelidir.
Sosyal medya hakaretinde ilgili paylaşım linki, ekran görüntüsü, profil bilgisi ve mümkünse paylaşımın görülebildiğini gösteren kayıtlar eklenmelidir.
Şikâyet dilekçesinde yalnızca “bana hakaret etti” demek çoğu zaman yeterli değildir. Hangi sözün, hangi tarihte, hangi ortamda, kime karşı, hangi bağlamda söylendiği açıkça gösterilmelidir. Failin tespiti gerekiyorsa bu yönde araştırma talep edilmelidir.
Önödeme kapsamına giren olaylarda savcılık, yeterli şüpheye ulaştığında önödeme prosedürünü değerlendirebilir.
Süreç Nasıl İşler?
- Delillerin korunması: Mesaj, yorum, paylaşım, ekran görüntüsü, URL, tanık ve kayıtlar kaybolmadan muhafaza edilir.
- Şikâyet: Şikâyete bağlı hakaretlerde altı aylık süre içinde Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa başvurulur.
- Soruşturma: Savcılık failin tespiti, delillerin toplanması ve suçun unsurlarının oluşup oluşmadığını araştırır.
- Önödeme değerlendirmesi: Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç TCK 125 kapsamındaki hakaretlerde şartları varsa önödeme uygulanır.
- Kamu davası: Önödeme uygulanmaz, ödeme yapılmaz veya suç önödeme dışında kalırsa iddianame düzenlenebilir.
- Yargılama: Asliye ceza mahkemesi delilleri değerlendirir; beraat, mahkûmiyet, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı gibi kararlar verilebilir.
- Hukuk davası: Mağdur, koşulları varsa ayrıca manevi tazminat talep edebilir.
Hakaret Sayılmayan veya Tartışmalı İfadeler
Her rahatsız edici ifade hakaret değildir. Sert eleştiri, kaba söz, beddua, siyasi tartışma, mesleki performans eleştirisi veya öfke anında söylenen nezaketsiz ifadeler bazı olaylarda hakaret suçunun unsurlarını oluşturmayabilir.
Ancak bu ayrım kelime listesiyle yapılamaz. Aynı söz, bir olayda ağır eleştiri kabul edilirken başka bir olayda hakaret sayılabilir.
Örneğin bir kamu görevlisinin işlemini “hukuka aykırı”, “yanlış”, “taraflı” veya “hatalı” olarak nitelendirmek ile o kişiye doğrudan aşağılayıcı bir sıfat isnat etmek aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Eleştiri hakkı, kişilik değerlerine saldırı hakkı vermez. Buna karşılık ceza hukuku da her nezaketsiz sözü cezalandırma aracı olarak kullanılamaz.
İddia ve Savunma Dokunulmazlığı
Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kullanılan ifadeler bakımından TCK 128’de iddia ve savunma dokunulmazlığı düzenlenmiştir. Bu koruma sınırsız değildir.
İfade, uyuşmazlıkla bağlantılı olmalı ve iddia veya savunma hakkının kullanılması için gerekli sınırlar içinde kalmalıdır. Dosyayla ilgisiz, doğrudan kişilik değerlerini hedef alan, ölçüsüz ve aşağılayıcı ifadeler bu korumanın dışında değerlendirilebilir.
Avukat dilekçeleri, taraf beyanları, şikâyet dilekçeleri ve savunma yazıları bakımından bu ayrım özellikle önemlidir. Bir iddia ciddi delil ve olay bağlantısıyla ileri sürülüyorsa hukuki koruma alanında kalabilir. Buna karşılık kişiyi küçük düşürme amacı taşıyan ve uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan ifadeler hakaret iddiasına konu olabilir.
Karşılıklı Hakaret ve Haksız Fiile Tepki
Hakaret suçunda haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret hâlleri cezayı etkileyebilir. TCK 129’a göre hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde verilecek ceza indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir.
Hakaretin kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi hâlinde kişiye ceza verilmez. Hakaretin karşılıklı olarak işlenmesi hâlinde ise olayın niteliğine göre taraflardan biri veya her ikisi hakkında ceza indirimi yapılabilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir.
Bu düzenleme, “bana da hakaret etti, bu yüzden istediğimi söyleyebilirim” anlamına gelmez. İlk hakareti kimin ettiği, sözlerin ağırlığı, olayın gelişimi, tepkinin kime yöneldiği ve aradaki zaman bağlantısı önemlidir.
Haksız fiile tepki savunması, ancak somut olayın koşullarıyla desteklenirse sonuç doğurabilir.
En Sık Yapılan Hatalar
- Delilleri eksik toplamak: Sadece kırpılmış ekran görüntüsü almak, paylaşım linkini kaydetmemek, tarih ve kullanıcı bilgisini göstermemek soruşturmayı zorlaştırabilir.
- Şikâyet süresini kaçırmak: Şikâyete bağlı hakaretlerde altı aylık süre hak düşürücü niteliktedir. Özellikle failin sonradan öğrenildiği sosyal medya dosyalarında iki yıllık üst sınır da dikkate alınmalıdır.
- Hukuka aykırı delil elde etmek: Hesap ele geçirme, özel yazışmaları izinsiz alma veya kayıtları değiştirme mağdurun haklı konumunu zayıflatabilir.
- Her kaba sözün hakaret sayılacağını düşünmek: Ceza yargılamasında sözün bağlamı ve hukuki niteliği değerlendirilir.
- Önödeme ile tazminat hakkını karıştırmak: Önödeme ceza sürecini etkileyebilir; manevi tazminat bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Avukat Desteği Neden Önemlidir?
Hakaret suçunda avukat desteği, yalnızca dilekçe yazılması için değil, olayın doğru hukuki nitelendirilmesi için de önemlidir. Aynı söz kimi zaman hakaret, kimi zaman ağır eleştiri, kimi zaman haksız fiile tepki, kimi zaman iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilebilir. Bu ayrım, soruşturmanın kaderini doğrudan etkiler.
Mağdur yönünden avukat desteği delillerin korunması, şikâyet süresinin kaçırılmaması, failin tespiti için doğru taleplerin yapılması ve gerekiyorsa manevi tazminat sürecinin ayrıca değerlendirilmesi bakımından önem taşır.
Şüpheli veya sanık yönünden ise sözün bağlamı, eleştiri hakkı, aleniyet, kast, haksız fiile tepki, karşılıklı hakaret, önödeme ve ceza muhakemesi güvenceleri dikkatle incelenmelidir. Ceza dosyalarında müdafi yardımının kapsamı için ceza avukatı sayfası incelenebilir.
Sonuç
Hakaret suçu, günlük tartışmalardan sosyal medya paylaşımlarına kadar çok geniş bir alanda gündeme gelebilir. Buna rağmen ceza hukuku bakımından her kaba söz, her ağır eleştiri veya her rahatsız edici ifade hakaret suçu oluşturmaz.
Sözün içeriği, bağlamı, muhatabı, aleniyet durumu, deliller, şikâyet süresi, önödeme hükümleri ve varsa kamu görevlisi sıfatı birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle 2025 sonrası güncel uygulamada hakaret suçunda önödeme ve uzlaştırma ayrımı önem kazanmıştır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli hariç olmak üzere TCK 125 kapsamındaki hakaret suçlarında önödeme gündeme gelebilir.
Mağdur veya şüpheli konumundaki kişilerin, sürelere ve delil elde etme yöntemlerine dikkat ederek hareket etmesi gerekir. Somut olayın özellikleri, hukuki sonucun belirlenmesinde belirleyici olduğundan profesyonel hukuki destek alınması hak kaybı riskini azaltır.
Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılması gerektiğinden, konuya ilişkin ayrıntılı bilgi almak için iletişim sayfası üzerinden başvuru yapılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hakaret suçu nedir?
Hakaret suçu, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut isnat veya sövme içeren söz ve davranışlarla işlenen suçtur. Suç yüz yüze, mesajla, sosyal medya yorumu ile, sesli veya görüntülü iletiyle işlenebilir.
Hakaret suçunun cezası nedir?
Hakaret suçunun temel hâlinde ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi nitelikli hâllerde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Hakaret alenen işlenirse ceza artırımı gündeme gelebilir.
Hakaret suçunda şikâyet süresi ne kadardır?
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışında kalan hakaret suçlarında şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Şikâyete bağlı hakaret suçunda bu süre, her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
Sosyal medyada hakaret suç olur mu?
Evet. Instagram, Facebook, X, TikTok, YouTube, WhatsApp, e-posta veya SMS üzerinden yapılan hakaret TCK 125 kapsamında suç oluşturabilir. Herkese açık yorumlarda aleniyet de gündeme gelebilir. Özel mesajlarda ise somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilir.
Hakaret suçunda uzlaşma var mı?
Güncel düzenleme bakımından TCK 125 hakaret suçunda uzlaştırma yerine, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli hariç olmak üzere önödeme sistemi uygulanmaktadır. Bu nedenle eski tarihli kaynaklarda yer alan bilgiler güncel mevzuat bakımından ayrıca kontrol edilmelidir.
Hakaret davasında ekran görüntüsü yeterli midir?
Ekran görüntüsü önemli bir delildir; ancak her dosyada tek başına yeterli olmayabilir. Ekran görüntüsünde tarih, saat, kullanıcı adı, paylaşım bağlantısı ve konuşmanın bütünlüğü bulunmalıdır. Paylaşım silinmeden önce teknik tespit yapılması gerekebilir.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukukî değerlendirme değişebilir.





