Kıdem Tazminatı Hesaplama
2026 resmi tavanını esas alan, özel sektör odaklı, premium görünümlü ve mobil uyumlu kıdem tazminatı hesaplama aracı.
Bu araç ne yapar? Kıdeme hak kazanıldığı varsayımıyla özel sektör için yaklaşık kanuni kıdem tazminatını hesaplar.
Bu araç ne yapmaz? Fesih nedenine göre kıdeme hak kazanılıp kazanılmadığına dair kesin hukuki değerlendirme yapmaz.
Uygulanan tavan: 01.01.2026 - 30.06.2026 dönemi için bir hizmet yılına esas kıdem tavanı 64.948,77 TL’dir.
Kıdem tazminatı hesaplama kabaca, işçinin aynı işverene bağlı toplam kıdem süresinin her tam yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret esas alınarak yapılır; artan ay ve günler de oransal biçimde hesaba eklenir. Uygulamada en pratik formül, giydirilmiş brüt ücret x toplam kıdem günü / 365 şeklinde özetlenebilir.
Buna rağmen yalnızca son maaşa bakılarak kesin bir tutar söylenemez. Çünkü önce işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, sonra en az 1 yıl çalışma şartı, fesih nedeni, yol-yemek-prim gibi düzenli menfaatler, kıdem tazminatı tavanı, damga vergisi, çıkış kodu, bordrolar, SGK kayıtları ve deliller birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle aynı ücret seviyesinde görünen iki işçinin kıdem tazminatı tutarı uygulamada farklı çıkabilir.
İş sözleşmesinin sona ermesiyle doğan uyuşmazlıklarda kıdem tazminatı, çoğu zaman ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve diğer işçi alacakları ile birlikte gündeme gelir. Ancak hesaplama mantığı ve hak kazanma şartları kendi içinde ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle istifa, haklı nedenle fesih, askerlik, evlilik, emeklilik ve SGK kıdem tazminatı yazısı gibi özel durumlarda sonuca doğrudan etki eden hukuki ayrımlar vardır.
Özet Hukuki Çerçeve
Kıdem tazminatının temel çerçevesi, iş sözleşmesinin sona erme nedeni ile işçinin kıdem süresi ve esas alınacak ücretin birlikte değerlendirilmesine dayanır. Hızlı bir ilk kontrol için aşağıdaki başlıklar çoğu uyuşmazlıkta belirleyicidir.
- En az 1 yıl çalışma kural olarak temel şarttır; ancak bu sürenin nasıl hesaplanacağı somut olaya göre ayrıca incelenir.
- Her tam yıl için 30 günlük ücret esas alınır; artan ay ve günler oransal olarak eklenir.
- Hesaplama çıplak net maaştan değil, çoğu durumda giydirilmiş brüt ücret üzerinden yapılır.
- Giydirilmiş brüt ücret yüksek olsa bile, fesih tarihindeki kıdem tazminatı tavanı aşılırsa tavan uygulanır.
- Genel kural olarak kıdem tazminatından damga vergisi kesilir; gelir vergisi ise kural olarak kesilmez.
Kıdem tazminatı hangi şartlarda doğar?
Kıdem tazminatı, her işten ayrılışta doğan otomatik bir ödeme değildir. İşçinin kural olarak aynı işverene bağlı en az 1 yıl çalışmış olması ve iş sözleşmesinin kanunda kabul edilen nedenlerden biriyle sona ermesi gerekir.
En az 1 yıl çalışma şartı nasıl uygulanır?
Uygulamada 1 yıllık süre, yalnızca takvimsel bir bakışla değil, iş ilişkisinin gerçek başlangıcı ve sona erişi dikkate alınarak değerlendirilir. Fiili işe başlama tarihi, aynı işveren bünyesinde farklı işyerlerinde geçen süreler, kısmi süreli çalışma, mevsimlik çalışma ve görünüşte feshe rağmen aralıksız devam eden çalışma ilişkileri hesaplamayı etkileyebilir. Bu nedenle bordro tarihleri ile fiili çalışma başlangıcının her zaman aynı sonucu doğuracağı varsayılmamalıdır.
Hangi fesih hallerinde kıdem tazminatı hakkı doğabilir?
Genel çerçevede işverenin iş sözleşmesini, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedenleri dışında feshetmesi halinde kıdem tazminatı gündeme gelir. İşçi bakımından ise haklı nedenle fesih, muvazzaf askerlik, kadın işçinin evlilik nedeniyle süresinde feshi, yaşlılık aylığı veya toptan ödeme amacıyla ayrılış ve ilgili koşulların oluşması halinde SGK yazısıyla fesih gibi durumlarda kıdem tazminatı hakkı doğabilir. İşçinin ölümü halinde de hak, mirasçılara intikal eder.
İstifa ile kıdem tazminatı aynı şey değildir
Uygulamadaki en yaygın hata, her ayrılışın “istifa” başlığı altında değerlendirilmesidir. Oysa işçi kendi isteğiyle ayrılmış görünse bile, arka planda ücretin eksik ödenmesi, mobbing iddiası, sigortanın gerçek ücret üzerinden gösterilmemesi, sağlık sebepleri veya emeklilik şartlarının oluşması gibi nedenler varsa hukuki nitelendirme değişebilir. Bu nedenle yalnızca işten çıkış koduna veya imzalatılan tek sayfalık bir metne bakılarak sonuca gidilmesi isabetli değildir.
Kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?
Kıdem tazminatı hesaplamasında ana mantık, her tam hizmet yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücretin esas alınmasıdır. Kıdem süresindeki artan ay ve günler de günlük oran üzerinden hesaba dahil edilir.
Temel hesaplama formülü
Uygulamada sık kullanılan genel formül şöyledir:
Giydirilmiş brüt ücret x toplam kıdem günü / 365
Bu formül, her tam yıl için 30 günlük ücret mantığını pratik biçimde görünür kılar. Ancak bu yalnızca genel hesap çerçevesidir. Önce kıdem süresi belirlenir, sonra esas alınacak ücret bulunur, daha sonra varsa tavan uygulanır ve en son nete geçiş değerlendirilir.
Yıl, ay ve gün hesabı nasıl yapılır?
Kıdem tazminatında yalnızca tam yıllar değil, tam yıl dışındaki süreler de önemlidir. Örneğin 5 yıl 2 ay 5 gün çalışan bir işçinin hesabı yalnızca 5 yıl üzerinden yapılmaz; 2 ay 5 günlük bakiye de oransal şekilde eklenir. Bu noktada hizmet süresinin hangi tarihten hangi tarihe kadar sayılacağı, önceki çalışma dönemlerinin birleştirilip birleştirilmeyeceği, işyeri devri olup olmadığı ve bazı askı dönemlerinin kıdeme etkisi ayrıca incelenmelidir.
Hesap neden bazen bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyar?
Kıdem tazminatı uyuşmazlıklarında temel tartışma çoğu zaman çıplak formülde değil, formüle girecek verilerde ortaya çıkar. Son ücretin gerçekte ne olduğu, düzenli primlerin varlığı, yemek ve yol ödemesinin sürekliliği, bordroların ihtirazi kayıtsız imzalanıp imzalanmadığı, banka kayıtları, tanık anlatımları ve SGK verileri dosyanın sonucunu değiştirebilir. Bu sebeple “hesap kolaydır” düşüncesi, usulî riskleri perdeleyebilir.
Kıdem tazminatı brüt mü net mi hesaplanır?
Kıdem tazminatı, kural olarak brüt ücret esas alınarak hesaplanır. Uygulamada aranan soru, çıplak brüt ücretin mi yoksa giydirilmiş brüt ücretin mi esas alınacağıdır; çoğu olayda sonuca etkili olan nokta da budur.
İşçinin eline geçen net maaş, tek başına kıdem tazminatı hesabı için yeterli veri değildir. Çünkü kıdem tazminatı net ücret üzerinden değil, para veya para ile ölçülebilen düzenli menfaatlerin de eklenmesiyle bulunan giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır. Nete geçiş ise hesaplamanın son aşamasıdır.
Bu nedenle “kıdem tazminatı brüt mü net mi?” sorusunun kısa cevabı şudur: Hesap brüt esas üzerinden yapılır; ödeme tutarına ulaşılırken damga vergisi dikkate alınır.
Giydirilmiş brüt ücret nedir?
Giydirilmiş brüt ücret, işçinin yalnızca çıplak maaşından ibaret değildir. Düzenli, süreklilik gösteren ve para ile ölçülebilen bazı menfaatlerin yıllık veya aylık karşılıkları eklenerek kıdem tazminatına esas ücret belirlenir.
Hangi ödemeler hesaba dahil edilebilir?
Somut olaya göre değişmekle birlikte, aşağıdaki kalemler çoğu uyuşmazlıkta inceleme konusu olur:
- Çıplak brüt ücret
- Düzenli ve süreklilik gösteren yemek yardımı
- Düzenli ve süreklilik gösteren yol veya servis karşılığı ödeme
- Süreklilik taşıyan prim ve ikramiye ödemeleri
- Para ile ölçülebilen, düzenli nitelikteki diğer yan haklar
Buradaki ölçüt, ödemenin adından çok niteliğidir. Bordroda “yardım” veya “prim” yazması tek başına yeterli değildir; önemli olan bu kalemin gerçekten düzenli olup olmadığı ve işçiye iş ilişkisi boyunca istikrarlı biçimde sağlanıp sağlanmadığıdır.
Hangi kalemler kural olarak hesaba dahil edilmez?
Her dosya özelinde tartışma imkanı bulunmakla birlikte, aşağıdaki kalemler çoğu durumda kıdem tazminatına esas ücrete dahil edilmez:
- Arızi, tek seferlik veya süreklilik göstermeyen ödemeler
- Fazla mesai alacağı niteliğindeki değişken ödemeler
- Yıllık izin ücreti gibi sona ermeye bağlı alacaklar
- Avans ve masraf karşılığı ödemeler
- İşin yürütümü için sağlanan ve kişisel kazanç niteliği taşımayan bazı ayni kullanım kalemleri
Bu ayrım özellikle uyuşmazlık yaratır. İşveren bazı ödemeleri bordroda farklı adlarla gösterebilir; işçi ise gerçekte düzenli bir menfaat sağlandığını ileri sürebilir. Doğru sonuç için bordrolar, banka kayıtları, işyeri uygulaması ve gerektiğinde tanık anlatımları birlikte değerlendirilmelidir.
Kıdem tazminatı tavanı ve kesintiler nasıl uygulanır?
Kıdem tazminatında işçinin esas ücreti ne kadar yüksek olursa olsun, fesih tarihinde yürürlükte olan yasal üst sınır aşılırsa hesaplama bu tavan üzerinden yapılır. Kesinti bakımından ise genel kural, damga vergisinin dikkate alınmasıdır.
Kıdem tazminatı tavanı ne anlama gelir?
İşçinin giydirilmiş brüt ücreti çok yüksek olabilir. Buna rağmen kıdem tazminatı hesabında, kanunen belirlenen azami tutarın üstüne çıkılamaz. Bu nedenle yüksek ücretli çalışanlarda asıl belirleyici fark, kimi zaman çıplak ücret değil tavan uygulaması olur. Güncel üst sınır bakımından 2026 Yılı Kıdem Tazminatı Tavanı başlıklı içerik ayrıca incelenebilir.
Kıdem tazminatından hangi kesintiler yapılır?
Kural olarak kıdem tazminatından damga vergisi kesintisi gündeme gelir. Gelir vergisi ise genel kural olarak uygulanmaz. Bununla birlikte ödeme tarihi, fesih tarihi ve uygulanan mevzuat bakımından dosyanın teknik özellikleri gözden geçirilmelidir. Net tutara ulaşırken izlenen temel mantık, brüt kıdem tazminatı tutarından yürürlükteki damga vergisi yükünün düşülmesidir.
TMS 19 ile işçilik alacağı hesabı aynı şey değildir
Uygulamada bazen muhasebe ve finansal raporlama mantığı ile işçilik alacağı hesabı karıştırılmaktadır. TMS 19 kapsamında yapılan karşılık hesaplamaları, işletmenin finansal raporlama ihtiyacına yöneliktir. İşçi bakımından talep edilebilecek kıdem tazminatı ise fesih tarihi, kıdem süresi, giydirilmiş brüt ücret ve tavan esas alınarak ayrıca belirlenir. Bu nedenle bilanço hesabı ile dava hesabının birebir aynı olması beklenmemelidir.
Kıdem Tazminatı Hesaplama Örneği
Aşağıdaki örnek, kıdem tazminatı hesabının mantığını göstermek içindir. Somut dosyada fesih nedeni, deliller, bordrolar, yan hakların niteliği ve tavan uygulaması değişebileceğinden, örnek tutar kesin hukuki sonuç olarak değerlendirilmemelidir.
Örnek olay verileri
- İşe giriş tarihi: 15.02.2021
- İş sözleşmesinin sona erdiği tarih: 20.04.2026
- Çıplak brüt ücret: 72.000 TL
- Düzenli yemek yardımı: 4.000 TL
- Düzenli yol yardımı: 3.000 TL
- Son 1 yılda düzenli ödenen prim toplamı: 60.000 TL
Adım 1: Kıdem süresinin belirlenmesi
Bu örnekte işçinin kıdemi yaklaşık olarak 5 yıl 2 ay 5 gün olarak kabul edilmiştir. Önce bu sürenin kıdem tazminatına elverişli bir sona erme sebebiyle tamamlanıp tamamlanmadığı değerlendirilir.
Adım 2: Giydirilmiş brüt ücretin bulunması
Yıllık 60.000 TL primin aylık karşılığı yaklaşık 4.931,51 TL kabul edildiğinde, örnek işçinin giydirilmiş brüt ücreti şu şekilde oluşur:
72.000 + 4.000 + 3.000 + 4.931,51 = 83.931,51 TL
Adım 3: Tavan kontrolü
Eğer fesih tarihindeki yürürlükte olan kıdem tazminatı tavanı, bulunan giydirilmiş brüt ücretin altında kalıyorsa hesaplama artık tavan üzerinden yapılır. Bu nedenle her yüksek ücretli çalışanda giydirilmiş ücret bulunmasına rağmen ödenecek tutar ayrıca tavan filtresinden geçirilir.
Adım 4: Brüt kıdem tazminatının bulunması
Formül şu mantıkla işler:
Esas alınacak ücret x toplam kıdem günü / 365
Bu örnekte işçinin giydirilmiş brüt ücreti tavanı aştığı için, hesaplama tavanı aşmayan esas ücret üzerinden yapılacaktır. Böylece brüt kıdem tazminatı, her tam yıl için 30 günlük ücret ve bakiye sürelerin oransal karşılığı esas alınarak bulunur.
Adım 5: Nete geçiş
Bulunan brüt kıdem tazminatı tutarından, ödeme tarihinde yürürlükte olan damga vergisi düşülerek net ödeme mantığına ulaşılır. Ancak uygulamada işçinin eline geçecek net tutar belirlenirken yalnızca oran değil, ödeme zamanı ve muhasebeleştirme şekli de gözden geçirilmelidir.
Bu örnekten çıkarılacak temel sonuç şudur: kıdem tazminatı hesaplama yalnızca maaş çarpanı değildir; önce hak kazanma sebebi, sonra kıdem süresi, ardından giydirilmiş brüt ücret ve en son tavan ile vergi mantığı değerlendirilir.
İşçi kendi isteğiyle ayrılırsa kıdem tazminatı alabilir mi?
İşçi sırf kendi isteğiyle işten ayrılırsa, yani olağan anlamda istifa ederse kural olarak kıdem tazminatı alamaz. Ancak haklı nedenle fesih, askerlik, evlilik, emeklilik ve SGK yazısı gibi özel ayrılış nedenlerinde sonuç değişebilir.
Haklı nedenle fesih halinde
Ücretin eksik veya geç ödenmesi, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden bildirilmemesi, sağlık sebepleri veya işverenin işçiye karşı ağır yükümlülük ihlalleri gibi durumlar bazı dosyalarda haklı nedenle fesih gündemi yaratır. Bu halde işçi ayrılan taraf olsa bile, hukuken istifa etmiş sayılmayabilir ve kıdem tazminatı hakkı doğabilir.
Askerlik, evlilik, emeklilik ve SGK yazısı
Muvazzaf askerlik nedeniyle işten ayrılışta, mevzuattaki şartların oluşması halinde kadın işçinin evlilik nedeniyle süresinde feshi halinde, yaşlılık aylığı veya toptan ödeme amacıyla fesihte ve bazı sigortalılar bakımından SGK kıdem tazminatı yazısı alınarak yapılan ayrılışta kıdem tazminatı gündeme gelebilir. Burada sigorta başlangıç tarihi, prim günü ve ilgili sosyal güvenlik koşulları ayrı ayrı incelenmelidir.
Özellikle işveren tarafından hazırlanan istifa metinleri veya baskı altında imzalatılan dilekçeler, fesih sebebinin sonradan ispatında sorun çıkarabilir. Bu konuda İşveren İstifa Dilekçesi İmzalatmak İstiyor başlıklı içerik de ayrıca önem taşır.
İşçinin ölümü, işyeri devri ve alt işveren ilişkisi kıdem tazminatını nasıl etkiler?
İşçinin ölümü halinde kıdem tazminatı hakkı ortadan kalkmaz; hak, mirasçılar bakımından gündeme gelir. İşyeri devri ve alt işveren ilişkilerinde ise kıdemin sıfırlanıp sıfırlanmadığı değil, çalışma ilişkisinin gerçek devamlılığı ve sorumluluğun nasıl paylaşıldığı önemlidir.
İşçinin ölümü halinde
İşçinin ölümü halinde kıdem tazminatı, mirasçılara ödenebilen bir işçilik hakkı niteliği kazanır. Uygulamada mirasçılık belgesi, veraset işlemleri ve işverene başvuru aşamaları önem taşır. Özellikle ölüm tarihindeki ücret unsurlarının doğru belirlenmesi gerekir.
İşyeri devri kıdemi sıfırlar mı?
İşyeri devri kıdem tazminatı bakımından çoğu zaman “sürelerin birleşmesi” tartışmasını doğurur. Kural olarak işyeri devri, işçinin kıdemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önceki ve sonraki dönemlerin hangi koşullarda birlikte değerlendirileceği, devrin gerçek niteliği ve fesih tarihindeki sorumluluk yapısı dosya bazında incelenmelidir.
Alt işveren ilişkisinde neden dikkatli olunmalıdır?
Alt işveren ilişkilerinde işçinin aynı işyerinde fiilen çalışmaya devam ettiği halde bordro işvereninin değişmesi sık rastlanan bir durumdur. Bu nedenle kıdem süresi, asıl işveren-alt işveren ilişkisi, görünüşteki kesintiler ve sorumluluğun hangi dönemlere yayıldığı teknik inceleme gerektirir. Sadece son bordroya bakılarak sonuca gidilmesi çoğu zaman eksik kalır.
Zorunlu arabuluculuk, zamanaşımı ve iş mahkemesi süreci nasıl işler?
Kıdem tazminatı uyuşmazlıklarında doğrudan dava açmak çoğu durumda mümkün değildir. İşçi alacakları bakımından önce dava şartı arabuluculuk süreci işletilir; anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava gündeme gelir.
Zorunlu arabuluculuk
Zorunlu arabuluculuk, işçi ile işveren arasındaki kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ve diğer işçilik alacakları uyuşmazlıklarında ilk başvurulacak aşamadır. Arabuluculuk toplantısına giderken bordrolar, işten ayrılış bildirgesi, SGK hizmet dökümü, banka kayıtları, yazışmalar ve varsa tanık bilgileri önceden hazırlanmalıdır. Eksik hazırlık, haklı talebin zayıf görünmesine yol açabilir.
Hukuki Uyarı: Kıdem tazminatı uyuşmazlıklarında en büyük hak kaybı, hesabın yanlış yapılmasından çok fesih nedeninin yanlış kurulması ve delillerin geç toplanmasından doğar. Çıkış kodu, ücret unsurları, bordrolar ve yazışmalar arabuluculuk başvurusundan önce mümkün olduğunca netleştirilmelidir.
Kıdem tazminatı zamanaşımı
Kıdem tazminatı zamanaşımı bakımından güncel uygulamada genel çerçeve 5 yıllık süredir. Bununla birlikte fesih tarihine göre geçiş hükümleri ve eski dönem uyuşmazlıkları ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle özellikle eski işten ayrılışlarda zamanaşımı hesabı otomatik varsayımlarla değil, fesih tarihi esas alınarak yapılmalıdır.
Dava ve tahsil süreci ne kadar sürebilir?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Uyuşmazlığın kapsamı, tanık sayısı, bilirkişi incelemesi, işveren kayıtlarının getirtilmesi, istinaf süreci ve ödeme kabiliyeti süreyi etkiler. Bazı dosyalar arabuluculukta kısa sürede sonuçlanabilirken, bazı dosyalar iş mahkemesi ve kanun yolu aşamaları nedeniyle daha uzun sürebilir. Bu nedenle süre konusunda peşin ve kesin vaatler sağlıklı değildir.
İstanbul’daki iş yargılaması pratiğinde neden dosya hazırlığı önemlidir?
İstanbul’da iş uyuşmazlıkları, yüksek dosya yoğunluğu ve farklı adliye çevreleri nedeniyle pratikte daha dikkatli hazırlık gerektirir. Yetki, delil toplama ve arabuluculuk öncesi dosya organizasyonu, kıdem tazminatı talebinin gücünü doğrudan etkileyebilir.
Bakırköy, İstanbul Adalet Sarayı, Küçükçekmece, Büyükçekmece ve İstanbul Anadolu Adliyesi çevresinde görülen iş uyuşmazlıklarında, özellikle işten ayrılış bildirgesi, çıkış kodu, bordro, puantaj, SGK dökümü, şirket içi yazışmalar ve tanık bilgisinin zamanında toplanması büyük önem taşır. İstanbul gibi büyük bir metropolde işverenin bir adliyede, işyerinin başka bir ilçede, işçinin ikametinin ise farklı bir yerde bulunması usul tartışmalarını çoğaltabilir.
Bu nedenle hesaplama niyetiyle başlayan birçok dosya, kısa sürede fesih türü, delil yönetimi ve usulî başvuru planı meselesine dönüşür. Özellikle toplu işten çıkarmalar, devralınan işyerleri ve bordro işvereninin değiştiği çalışma ilişkileri daha dikkatli ele alınmalıdır.
Neden iş hukuku alanında tecrübeli bir avukatla çalışılması önemlidir?
Kıdem tazminatı uyuşmazlıklarında belirleyici olan yalnızca rakam hesabı değildir. Fesih nedeninin doğru nitelendirilmesi, kıdem süresinin isabetli kurulması, giydirilmiş brüt ücretin doğru bulunması ve usul kurallarının zamanında işletilmesi, çoğu zaman sonuca hesap kadar etki eder.
Bu nedenle İstanbul İş Avukatı veya İşçi Avukatı arayışında olan kişiler bakımından asıl ölçüt, mutlak üstünlük iddiası değil; işçilik alacakları, fesih hukuku, iş mahkemesi pratiği ve zorunlu arabuluculuk sürecine hâkim bir hukuki değerlendirme yapılabilmesidir.
“En iyi avukat” arayışı yerine doğru hukuki değerlendirme ihtiyacı
İş hukuku uyuşmazlıklarında “en iyi” gibi ölçülemeyen ifadeler yerine, somut olayın doğru okunması önemlidir. Aynı görünen iki dosyada birinin haklı nedenle fesih, diğerinin olağan istifa sayılması; bir dosyada primlerin kıdeme dahil edilmesi, diğerinde edilmeyişi; bir dosyada zamanaşımı sorunu doğması, diğerinde doğmaması mümkündür. Bu nedenle hukuki destek ihtiyacı, sloganlardan çok dosya gerçeklerine dayanmalıdır.
Yazar Hakkında
Av. Arb. İlker Cebeci, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. İstanbul ili Bakırköy ilçesi merkez ofis olmak üzere Tüm Türkiye’ de avukatlık ve arabuluculuk faaliyetleri yürütmektedir. Sitede yer alan içeriklerde iş hukuku, fesih süreçleri, işçi alacakları, arabuluculuk ve dava prosedürlerine ilişkin genel hukuki bilgilendirmelere yer verilmektedir.
Somut olayınız bakımından kıdem tazminatı hesabının; fesih nedeni, bordrolar, yan haklar, çıkış kodu, SGK verileri ve deliller ışığında uzman bir avukat tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir.
İşçilik Alacakları, Arabuluculuk ve Hukuki Değerlendirme
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade ve diğer işçilik alacakları bakımından hak kaybı yaşamamak için fesih sürecinin, bordroların ve ücret unsurlarının zamanında hukuki değerlendirmeden geçirilmesi önemlidir.
Av. Arb. İlker Cebeci | CBC Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu
Bakırköy merkezli ofisimizde, İstanbul’daki iş uyuşmazlıkları, zorunlu arabuluculuk ve iş mahkemesi süreçlerine ilişkin hukuki değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim: Hemen Randevu Alın
SIKÇA SORULAN SORULAR
Kıdem tazminatı kaç yıl çalışan işçiye ödenir?
Kural olarak işçinin aynı işverene bağlı en az 1 yıl çalışmış olması gerekir. Ancak yalnızca süre yetmez; iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandıran bir nedenle sona ermesi de şarttır.
Kıdem tazminatı brüt mü net mi hesaplanır?
Kıdem tazminatı net maaş üzerinden değil, çoğu durumda giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır. Net ödemeye ulaşılırken damga vergisi mantığı ayrıca değerlendirilir.
İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Olağan istifa halinde kural olarak kıdem tazminatı alınamaz. Ancak haklı nedenle fesih, askerlik, evlilik, emeklilik veya uygun koşullarda SGK yazısıyla ayrılış gibi hallerde sonuç değişebilir.
Kıdem tazminatında hangi ödemeler hesaba katılır?
Çıplak brüt ücretin yanında düzenli yemek, yol, süreklilik gösteren prim ve benzeri para ile ölçülebilen menfaatler somut olaya göre hesaba dahil edilebilir. Arızi ve tek seferlik ödemeler ise çoğu durumda dahil edilmez.
Kıdem tazminatı tavanı ne anlama gelir?
İşçinin giydirilmiş brüt ücreti yüksek olsa bile, fesih tarihindeki yasal üst sınır aşılırsa hesaplama tavan üzerinden yapılır. Bu nedenle özellikle yüksek ücretli çalışanlarda tavan uygulaması belirleyicidir.
Kıdem tazminatında gelir vergisi kesilir mi?
Genel kural olarak kıdem tazminatından gelir vergisi kesilmez. Uygulamada esas tartışma, damga vergisinin ve ödeme tarihindeki mevzuatın net tutara etkisi üzerinde yoğunlaşır.
Arabuluculuğa gitmeden iş mahkemesinde dava açılabilir mi?
İşçi alacakları ve kıdem tazminatı uyuşmazlıklarında kural olarak önce dava şartı arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekir. Arabuluculuk sonrasında anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılır.
İşçinin ölümü halinde kıdem tazminatı kime ödenir?
İşçinin ölümü halinde kıdem tazminatı hakkı mirasçılar bakımından gündeme gelir. Uygulamada mirasçılık belgesi ve ilgili veraset işlemleri ile ödeme süreci birlikte değerlendirilir.
İşyeri devrinde kıdem tazminatı nasıl değerlendirilir?
İşyeri devri çoğu zaman kıdem süresini kendiliğinden sıfırlamaz. İş ilişkisinin devamlılığı, devrin niteliği ve dönemsel sorumluluk yapısı incelenerek kıdem tazminatı hesabı yapılır.