| |

iban kullandırma cezası

iban kullandırma cezası konulu hukuk makalesi için; gavel, kelepçe, para ve banka kartı görselli 16:9 öne çıkarılmış görsel

IBAN kullandırma cezası araştırması yapan kişilerin büyük bölümü, genellikle “komisyon alıp hesabımı kullandırdım, ne olabilir ki?” düşüncesiyle hareket eden ya da bu tekliflerle karşılaşıp riskin boyutunu anlamaya çalışan vatandaşlardır. Oysa banka hesabı ve IBAN, yalnızca bir ödeme aracı değil; aynı zamanda sizi doğrudan şüpheli para trafiğinin merkezine yerleştirebilen bir kimlik unsurudur. Hesabınızı üçüncü kişilere “kullandırmak” veya “kiralamak” şeklinde ifade edilen bu eylem, çoğu dosyada tek başına masum bir işlem olarak görülmez; paranın kaynağı ve transferin amacı üzerinden birden fazla suç şüphesi doğurabilir. Bu yazıda, IBAN kullandırmanın hukuki niteliğini, hangi suç tipleriyle ilişkilendirilebildiğini, yargısal değerlendirmede hangi noktaların kritik sayıldığını, MASAK sürecinin (Mali Suçları Araştırma Kurulu) neden hızlı şekilde devreye girdiğini ve pratikte en sık yapılan hataları ele alacağız.

IBAN Kiralama ve Kullandırma Nedir? Neden Suç Teşkil Eder?

“IBAN kiralama” ve “IBAN kullandırma” denildiğinde kastedilen şey; size ait banka hesabının, üçüncü bir kişinin para alıp gönderebilmesi için fiilen kullanılmasına izin vermenizdir. Bu izin, şifre paylaşımıyla, mobil bankacılık erişimiyle, kart teslimiyle veya sadece hesabınıza gelen parayı belirli kişilere aktarmanız şeklinde ortaya çıkabilir. Hukuken mesele, eylemin adından çok hesabın suçla bağlantılı para akışında araç haline gelmesi ihtimalidir. Uygulamada bu tür hesaplar çoğunlukla iz kaybettirme amacıyla kullanılır; yani paranın gerçek kaynağını gizlemek, parayı parçalara bölerek dolaştırmak ve soruşturmayı zorlaştırmak hedeflenir.

Sayfa İçeriği

Bu noktada önemli bir kavram özen yükümlülüğüdür (kişinin kendi hesabını başkasına kullandırırken makul dikkat ve kontrolü göstermesi). Hesap sahibinin “Ben sadece IBAN verdim” demesi, çoğu soruşturmada sorumluluğu ortadan kaldırmaz; çünkü hesap, kişiye sıkı bağlı bir finansal araçtır. Sık görülen senaryo şudur: Kişiye sosyal medya veya mesajlaşma uygulaması üzerinden “kolay kazanç” teklif edilir; hesap üzerinden yüksek hacimli para giriş-çıkışı başlar; kısa sürede banka risk birimleri ve ardından adli süreç devreye girer. Bu yüzden IBAN kullandırma, çoğu zaman “basit bir hizmet” değil, suç gelirinin dolaştırılması zincirinin bir halkası olarak değerlendirilir.

  • İz kaybettirme: Suçtan elde edilen paranın farklı hesaplara dağıtılarak takibinin zorlaştırılması.
  • Vergisel kaçınma şüphesi: Ticari nitelikteki para hareketlerinin başkasının hesabından yürütülmesi.
  • Suç gelirinin sisteme sokulması: Paranın “meşru görünüme” kavuşturulması amacıyla hareket ettirilmesi.

IBAN Kullandırmanın Cezası Nedir? Kanunlar Ne Diyor?

IBAN kullandırma cezası tek kalemde “şu kadar” diye yazılabilen bir yaptırım değildir. Çünkü burada belirleyici olan, hesabınız üzerinden geçen paranın hangi suçla bağlantılı olduğunun tespiti ve sizin bu süreçteki rolünüzdür. Bazı dosyalarda kişi “yardım eden” (suçun işlenmesini kolaylaştıran) olarak değerlendirilirken, bazı dosyalarda “aracılık eden” veya “menfaat sağlayan” sıfatı üzerinden daha ağır sonuçlarla karşılaşabilir. Bu nedenle ceza riskini doğru okumak için, eylemin hangi suç tipleriyle kesiştiğini bilmek gerekir.

Yargısal değerlendirmede kritik nokta şudur: Hesap sahibi, para trafiğinin olağan dışı olduğunu fark edebilecek durumda mıydı? İşlemler kısa sürede yüksek tutarlara ulaşıyor mu? Paranın kaynağı ve gittiği yerler “ticari gerekçe” ile açıklanabilir mi? Hesap sahibinin elde ettiği komisyon, eylemin sürekliliği ve mesajlaşma kayıtları, dosyanın yönünü belirler. “Paraya dokunmadım” veya “komisyonu almadım” türü savunmalar ise tek başına koruyucu değildir; çünkü bazı suç tiplerinde menfaat elde etmek şart olmayabilir, aracılık davranışı yeterli kabul edilebilir.

Aşağıdaki tabloda, IBAN kullandırma eyleminin pratikte hangi suç başlıklarıyla ilişkilendirilebildiği özetlenmiştir:

Risk AlanıDosyada Tipik GörünümPratik Sonuç
Suç gelirinin aklanmasıHesaba kısa aralıklarla yüksek tutarlı giriş-çıkış, çok sayıda kişi/hesapSoruşturma, el koyma/bloke tedbirleri, kapsamlı finans incelemesi
Yasa dışı bahse aracılıkBahisle bağlantılı ödeme açıklamaları, çoklu transfer zinciriAracılık şüphesiyle ceza soruşturması ve adli para cezası riski
Dolandırıcılığa yardımMağdurdan para toplanması, hızla başka hesaplara aktarımİştirak (suça katılma) değerlendirmesi, mağdur beyanları ve tazmin baskısı
Örgütsel yapı şüphesiBirden çok “kiralık hesap”, koordineli yönlendirme, süreklilikRol ve hiyerarşi tartışması, ek suçlamalar

En Temel Risk: Suç Gelirlerinin Aklanmasına Yardım Etme

IBAN kullandırma dosyalarının önemli bir kısmında, hesap “suç gelirinin dolaştırıldığı” iddiasıyla incelemeye alınır. Burada suçtan kaynaklanan malvarlığı değeri (suçtan elde edilen para/menfaat) kavramı öne çıkar. Hesabınız, suç gelirinin izini kaybettirmek için kullanılıyorsa; paranın farklı işlemlerle dolaştırılması, kaynağın gizlenmesi veya “meşru görünüm” kazandırılması iddiası gündeme gelir. Yargılama pratiğinde, hesabın sadece “ara durak” olarak kullanılması dahi risk yaratabilir. Çünkü finansal zincirin her halkası, soruşturmanın genişlemesine neden olur.

Bu başlıkta en sık yapılan hata, hesap sahibinin “Ben sadece bir-iki transfer yaptım” diyerek süreci hafife almasıdır. Oysa dosyaya banka kayıtları, para akış şeması ve iletişim verileri girdiğinde, “tesadüfi kullanım” iddiasını destekleyecek somut delil sunmak kritik hale gelir. Bu nedenle hesap hareketlerinin gerekçesi, kimden talimat alındığı, hangi kanaldan yönlendirildiğiniz ve sizde oluşan şüphenin ne zaman başladığı gibi ayrıntılar, savunmanın omurgasını oluşturur.

Yasa Dışı Bahis İçin IBAN Kiralama Cezası Nedir?

Yasa dışı bahis dosyalarında IBAN kullandırma, çoğu zaman “para nakline aracılık” iddiasıyla ele alınır. Buradaki risk, hesabın bahisle bağlantılı para giriş-çıkışlarında sistematik şekilde kullanılmasıdır. Uygulamada para transferlerinin yoğunluğu, transfer açıklamaları, aynı gün içinde çok sayıda farklı kişiyle işlem yapılması ve hesabın kısa sürede “toplayıcı” gibi çalışması şüpheyi güçlendirir. Hesap sahibinin bu trafiği “normal” kabul etmesi, çoğu dosyada inandırıcı bulunmaz.

Bu konuda yapılan kritik hatalardan biri, hesabın sadece “gelen parayı iletme” için kullanıldığını söyleyip bunun sorumluluğu azaltacağını sanmaktır. Oysa aracılık şüphesinde, parayı bizzat harcamamak veya elde edilen komisyonun düşük olması tek başına kurtarıcı değildir. Ayrıca, banka risk birimleri bu tür örüntüleri hızla tespit edebilir ve hesap üzerinde tedbirler devreye girebilir. Bu nedenle, hesap üzerinden bahis bağlantılı para trafiği şüphesi doğduğunda, iletişim kayıtlarının korunması ve sürecin doğru yönetilmesi belirleyicidir.

Karşılaşılacak Cezalar

IBAN kullandırma dosyalarında “tek bir ceza” mantığı yerine risk bileşenleri üzerinden değerlendirme yapmak daha doğrudur. Çünkü aynı hesap hareketi; bir dosyada aklama şüphesi, diğerinde dolandırıcılığa yardım, başka bir dosyada yasa dışı bahis aracılığı olarak yorumlanabilir. Bu nedenle aşağıdaki çerçeve, vatandaşın konuyu anlaması için bir “pratik risk haritası”dır; kesin hüküm gibi okunmamalıdır. Somut olayın belgeleri, para akışının kapsamı ve kişinin rolü belirleyici olur.

Özellikle şu üç veri seti, soruşturmanın yönünü hızlı şekilde belirler: (i) banka kayıtları ve işlem sıklığı, (ii) transferlerin karşı taraf profili, (iii) mesajlaşma talimatları ve komisyon pazarlıkları. Eğer dosyada birden fazla hesabın koordineli çalıştığı görülürse, “organize yapı” değerlendirmesi yapılabilir. Bu da hem soruşturmanın kapsamını büyütür hem de kişinin hukuki pozisyonunu ağırlaştırabilir.

  • Finansal iz: İşlem hacmi, tekrar, kısa aralıklarla transfer.
  • İletişim izi: Talimat mesajları, komisyon konuşmaları, yönlendirmeler.
  • Davranış izi: Şüphe oluştuğunda devam edilip edilmediği, hesabın kapatılıp kapatılmadığı.

MASAK Tehdidi ve Hesap Blokesi

Pratikte birçok kişi, henüz savcılıktan bir çağrı gelmeden önce bankacılık erişiminin kısıtlandığını fark eder. Bunun nedeni, şüpheli işlem örüntülerinin bankalar ve ilgili kurumlar tarafından tespit edilmesi ve tedbir süreçlerinin devreye girmesidir. MASAK incelemesi, para hareketlerinin kaynağına ve transfer zincirine ilişkin risk gördüğünde, hesap üzerinde bloke ve benzeri tedbirlerin uygulanmasına zemin oluşturabilir.

Bu aşamada kişi, günlük hayatını doğrudan etkileyen bir sonuçla karşılaşır: hesabına erişemez, düzenli ödemelerini yapamaz, hatta diğer hesaplarında da kısıtlarla karşılaşabilir.

Bu süreçte yapılan en ciddi hata, “bloke varsa kesin suçluyum” veya “bloke kalkınca sorun biter” şeklinde iki uçlu düşünmektir. Bloke, çoğu zaman koruma tedbiri (yargılama sonuna kadar geçici önlem) niteliğindedir; ancak uzun sürebilir ve dosyanın finansal boyutu büyüdükçe çözülmesi zorlaşabilir. Bu nedenle bloke aşamasında, para trafiğini açıklayacak belgelerin derlenmesi, hesabın nasıl kullandırıldığına dair iletişim kayıtlarının saklanması ve ifadenin rastgele verilmemesi kritik önemdedir.

Bu Tuzağa Düştüm, Şimdi Ne Yapmalıyım?

IBAN kullandırma sürecine giren kişilerin çoğu, başlangıçta bunun “geçici bir gelir” olduğunu düşünür; riskin gerçek boyutu, hesap hareketleri olağan dışı hale gelince anlaşılır. Bu aşamada panikle hareket etmek, delilleri kaybetmek veya çelişkili beyanlar vermek, dosyanın ağırlaşmasına neden olabilir. Öncelik, zararı durdurmak ve süreci belgelendirmektir. Hesabın kullanımını sürdürmek, “bilerek devam” yorumuna zemin hazırlayabilir. Bunun yerine, hesabın kapatılması/işleme kapatılması yönünde bankayla görüşmek ve yönlendiren kişilerle yazışmaları korumak gerekir.

Ayrıca, birçok dosyada kişinin “kandırıldığı” iddiası, ancak somut delillerle desteklenirse değer kazanır. Mesaj kayıtları, dekontlar, arama kayıtları, kullanıcı adları ve talimat içerikleri bu açıdan önemlidir.

Öte yandan savcılık aşamasında yapılacak açıklamalar, geri dönüşü zor bir dosya yönü yaratabileceği için, hukuki destekle ilerlemek hak kaybı riskini azaltır. Amaç; hem kendi rolünüzü netleştirmek hem de olayın organizatörlerine ilişkin bilgileri doğru kanaldan sunmaktır.

  • Zararı durdur: Hesabın üçüncü kişi kullanımını kes, bankayla görüşerek riskli işlemleri sonlandır.
  • Delilleri koru: Yazışmalar, talimatlar, dekontlar ve arama kayıtlarını sakla.
  • Beyan stratejisi: İfade ve dilekçe sürecini planlı yürüt, çelişkiye düşme.

Savcılığa Sunulacak İhbar ve Pişmanlık Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, olayın savcılığa bildirilmesi ve iş birliği iradesinin ortaya konulması için örnek bir çerçevedir. Her somut olay farklı olduğundan, metnin birebir kullanılmasındansa olayın ayrıntılarına göre uyarlanması gerekir. “Etkin pişmanlık” (kişinin suça ilişkin bilgileri samimi şekilde vererek cezada indirim imkânı doğurabilen düzenlemeler) değerlendirmesi, suç tipine ve aşamaya göre değişebileceğinden, dilekçenin içeriği özenle kurulmalıdır.

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

BEYANDA BULUNAN: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …)

ADRES: …

VEKİLİ: Av. …

KONU: Banka hesabımın üçüncü kişilerce hukuka aykırı amaçlarla kullanılmasına ilişkin ihbarım ve soruşturmaya katkı sunma talebimdir.

AÇIKLAMALAR:

1. Ek gelir vaadiyle tarafıma ulaşılan kişi/kişiler, … Bankası nezdindeki TR… IBAN numaralı hesabımın para transferlerinde kullanılmasını istemiştir. Bu talebin hukuka aykırı bir faaliyete hizmet edeceğini öngöremediğim bir süreçte, hesabımın bu şekilde kullanılmasına izin vermem istenmiştir.

2. Hesabımdaki olağan dışı para hareketlerini fark etmem üzerine, üçüncü kişilerin yönlendirmesiyle yapılan işlemlerin riskli olabileceğini anlayarak hesabın kullanımını derhal sonlandırdım. Bu aşamadan sonra ilgili yazışmaları, talimatları ve işlem kayıtlarını muhafaza ettim.

3. Olayın aydınlatılması için elimde bulunan iletişim kayıtlarını ve işlem bilgilerini sunmaya hazırım. Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi ve sorumluların tespiti amacıyla iş birliği iradem bulunmaktadır.

EKLER: Yazışma kayıtları / dekontlar / iletişim bilgileri

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda arz edilen nedenlerle, hesabımın hukuka aykırı amaçlarla kullanılmasına ilişkin gerekli araştırmanın yapılarak sorumluların tespitini, beyan ve eklerimin dikkate alınmasını saygılarımla arz ederim.

Ad Soyad / İmza
  

IBAN Kiralama Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

“IBAN kullandırma” ile “IBAN kiralama” arasında hukuken fark var mı?

Uygulamada bu iki ifade farklı gibi görünse de, hukuki değerlendirmede belirleyici olan hesabın üçüncü kişilerce para transferinde kullanılmasıdır. “Kiralama” denildiğinde bir bedel/komisyon vurgusu öne çıkar; “kullandırma” ise bazen menfaatsiz bir izin gibi sunulur. Ancak dosyanın çekirdeği, hesabın suç bağlantılı para akışında araç olup olmadığıdır. Bu nedenle “adı kiralama değil kullandırma” savunması, tek başına koruyucu değildir. Mahkemeler ve soruşturma makamları, eylemin ismine değil, para trafiğinin niteliğine ve hesap sahibinin rolüne bakar. Özellikle işlem yoğunluğu, talimat ilişkisi ve süreklilik varsa, kavram farkı pratikte sonuç doğurmaz.

Hesabımdan geçen paraya dokunmadım; yine de sorumlu olur muyum?

Birçok dosyada temel yanılgı, “parayı harcamadım” denilince sorumluluğun kalkacağı düşüncesidir. Oysa bazı suç tiplerinde, hesabı transferlere açmak ve para akışına aracılık etmek, suçun maddi unsurunu (suçun dış dünyadaki hareketini) oluşturabilir. Bu nedenle menfaat elde edilmemiş olması, savunmada yardımcı bir veri olsa da tek başına yeterli olmayabilir. Asıl kritik olan, hesabın nasıl kullandırıldığı, talimatın kimden geldiği, işlemlerin olağan dışı olup olmadığı ve şüphe doğduğunda neden devam edildiğidir. Bu noktalar netleşmeden “dokunmadım” savunması, dosyanın finansal bulgularını tek başına bertaraf etmez.

MASAK nedeniyle hesabıma bloke kondu; ne zaman kalkar?

Blokenin kalkması, çoğu zaman şüphenin giderilmesi ve dosyada tedbirin gereksiz hale geldiğinin değerlendirilmesine bağlıdır. Bu süreçte para hareketlerinin açıklanması, transferlerin kaynağına ilişkin inceleme ve soruşturmanın aşaması önem taşır. Bazı durumlarda bloke, soruşturma boyunca devam edebilir; hatta dosya yargılama aşamasına taşındığında tedbirin sürmesi de mümkündür. Burada en sık hata, “zamanla kendiliğinden kalkar” düşüncesiyle pasif kalmaktır. Finansal veriler doğru şekilde toplanmadan ve ilgili makamlara tutarlı biçimde sunulmadan blokeye ilişkin riskler azalmaz. Bu nedenle sürecin planlı yönetilmesi gerekir.

Pişman olup savcılığa gitmek cezayı tamamen kaldırır mı?

“Etkin pişmanlık” yaklaşımı, her suç tipinde aynı sonucu doğurmaz. Bazı dosyalarda iş birliği, delil sunma ve organizatörlerin tespitine katkı, lehe değerlendirme yapılmasını sağlayabilir. Ancak bu, her durumda cezadan tamamen kurtulma anlamına gelmez. Değerlendirme; eylemin kapsamı, kişinin rolü, menfaat ilişkisi, süreçteki süreklilik ve pişmanlığın hangi aşamada ortaya konulduğu gibi kriterlere göre şekillenir. Ayrıca savcılığa yapılacak başvurunun içeriği, çelişkili beyanların önlenmesi ve delillerin doğru sunulması açısından önemlidir. Bu nedenle “tek dilekçeyle biter” gibi düşünmek yerine, adım adım ve tutarlı bir strateji kurmak gerekir

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir